beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
HERKESİ ÜZMEMEYE ÇALIŞIRKEN KENDİNİ ÜZEN İNSANLAR...
Tarih: 24-03-2026 16:21:00 Güncelleme: 24-03-2026 16:21:00


        

İnsan ilişkilerinde sıkça karşılaştığımız bir tip vardır: kimseyi kırmak istemeyen, herkese “evet” diyen, kendinden ödün vermeyi bir nezaket sanan kişiler.

 

Onların gözlerinde hep bir telaş vardır; karşısındaki gücenmesin, yanlış anlamasın, üzülmesin…

 

Böylece herkesin gönlünü hoş tutmaya çalışırlar. Ama bir gerçek var ki, herkesin gönlünü hoş tutmaya çalışırken, kendi gönüllerini yaralarlar.

 

Böyle insanların hayatına dışarıdan bakıldığında, uyumlu, sakin, tatlı dilli oldukları görülür. Ama içlerinde başka bir hikâye yazılıdır. Çünkü her “tamam” deyişlerinde kendi içlerinden küçük bir parçayı koparırlar.

 

Bir yere kadar fark etmezler belki ama yıllar içinde bu küçük kopuşlar birikir. Sonra da karşılarına büyük bir boşluk, derin bir yorgunluk olarak çıkar.

 

Neden böyle olur?

 

İnsan, aslında kabul görmek için doğuştan bir çaba taşır.

 

Çocukken bile annesini, babasını üzmemek için ağlamasını tutan, arkadaşlarını kaybetmemek için kendi oyuncağını veren çocukları hatırlayın.

 

Büyüdükçe bu davranış biçimi daha da yerleşir.

 

Ama hayatın gerçeği şudur: Herkesi mutlu etmek mümkün değildir.

 

Çünkü insanların beklentileri farklıdır.

 

Birini mutlu eden bir davranış, diğerini rahatsız edebilir.

 

Siz herkese göre şekil aldığınızda, sonunda kendiniz diye bir şey kalmaz.

 

Kendi sınırlarını çizmek, kimi zaman en zor olanıdır.

 

Özellikle de “hayır” demeyi öğrenmemiş, reddetmenin karşısındakini kıracağını düşünen biriyseniz…

 

Oysa “hayır” demek bencillik değildir.

 

Tam tersine, insanın kendini korumasıdır.

 

Bir düşünün:

 

Bir arkadaşınız sizden sürekli borç istese ve siz her seferinde evet deseniz, gün gelir kendi ihtiyaçlarınızı karşılayamaz hale gelirsiniz.

 

Bu durum sadece para için değil; zaman, emek, sevgi için de geçerlidir. Sürekli karşıya veren, kendisine ayırmayan kişi, sonunda tükenir.

 

Psikologlar bu davranış biçimini “insanları memnun etme sendromu” olarak tanımlıyor. Bunun temelinde de reddedilme korkusu yatıyor.

 

Yani “hayır dersem sevilmem, dışlanırım” kaygısı…

 

Ama gerçekte tam tersi olur.

 

Çünkü sınırsızca “evet” diyen insan, bir süre sonra ciddiye alınmaz. Onun sınırlarını bilen olmaz, sözü değerini yitirir.

 

Kendi hayatında “herkesi üzmemek” adına sürekli taviz veren kişi, farkında olmadan ilişkilerinde samimiyeti de zedeler. Çünkü gerçek samimiyet, dürüstlükten doğar.

 

Siz istemediğiniz halde kabul ettiğiniz şeylerde sahte bir uyum sergilersiniz. Bu da zamanla içinizde bir öfke biriktirir. Gün gelir, hiç beklemediğiniz bir anda patlarsınız. İşte o zaman asıl kırgınlık başlar.

 

Toplumsal açıdan baktığımızda da benzer bir durum vardır.

 

Sessiz kalan, sürekli boyun eğen, haksızlıklara “aman canım, ses etme” diyerek katlanan bireyler çoğaldıkça toplumda da adalet duygusu zayıflar. İnsanların kendi sınırlarını çizememesi, büyük ölçekte toplumun sınırlarını da belirsiz hale getirir.

 

Peki çözüm ne?

 

Öncelikle insanın kendini tanıması…

 

Ne istiyorum, neye ihtiyacım var, neleri kabul edebilirim, neleri edemem?

 

Bunları bilmeden sağlıklı sınırlar çizilemez. Ardından da cesaret gerekir. Çünkü “hayır” demek, en çok cesaret ister. Ama bir kere başladığınızda, aslında kimsenin size kızmadığını, aksine saygı duyduğunu görürsünüz. Çünkü insanlar, net sınırları olan kişilere daha fazla değer verir.

 

Herkesi memnun etmeye çalışmak, kendi benliğinizi tüketmek demektir. Oysa asıl olan, önce kendinizi üzmemektir. Çünkü siz kendinizi üzerseniz, kimse sizi gerçekten mutlu edemez. Kendine haksızlık eden bir insanın, başkalarına gerçek bir mutluluk sunması mümkün değildir.

 

Hayat kısa.

 

Kendinizi yok sayarak, herkesi mutlu etmeye çalışarak ömrünüzü tüketmeyin.

 

Unutmayın:

 

En çok üzülmekten korkanlar, en çok kendilerini üzer.

 

Ve insan, en zor kendine karşı adil olmayı öğrenir.

 

Ama bir kez öğrenince, hem kendine hem de çevresine daha gerçek bir mutluluk verir.

 

Nota ve Tınıyla...

 

 



Bu yazı 4549 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI