Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
Ederlezi
Tarih: 27-05-2023 21:39:00 Güncelleme: 27-05-2023 21:39:00


 
   EDERLEZİ
İnsanlık tarihi, sinema ile tanıştıktan sonra öyle bazı ‘Toplumsal-Dramatik’  filmler yapıldı ki; insanoğlu bu filmlerin yerine ne kadar istese de yenilerini koyamayacaktır; ikameleri yoktur onların; ancak ve ancak ya da ve veya ucuz ya da uyduruk taklitleri yapılabilecek; ama hiçbiri de onların yerini asla ve asla tutamayacaktır…
  1988 yapımı olan ve Goran Bregoviç’in müzikleriyle öne çıkan bu sıra dışı gilm; Emir Kusturica'nın en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilmesinin yanısıra; aynı zamanda tamamı Çingenece çekilen ilk sinema filmi olma özelliğini de taşıyor.
 Film, telekinezik güçlere de sahip olan Perhan adında bir Çingene'nin, genç yaşta Yugoslavya'nın küçük bir köyünden çıkıp Milano'da bir suç şebekesine dahil oluşunu, Azra ile yaşadığı aşk ve kız kardeşi Danira'ya uzun süre sonra tekrar kavuşmak için gösterdiği çabalar etrafında anlatır.
 Film, 1989 Cannes Film Festivali'nde Emir Kusturica'ya En İyi Yönetmen Ödülünü kazandırdı. Film ayrıca Altın Palmiye'ye de aday gösterildi.
 Filmin naif konusundan ziyade yönetmenin filmde kullandığı gerçeküstü sahneler ve hikâyeye ustaca işlenmiş sembolik anlatım filmi farklı konuma taşıyarak yönetmenine dünya çapında ün kazandırdı.
 Filmi farklı kılan en önemli konulardan birisi de rol alan oyuncuların profesyonel olmamalarıdır. Başrol oyuncusu Davor Dujmović 1999 yılında intihar etmiştir. Davor'un oynadığı rolün metaforik etkilerinin naif kişiliği üzerinde baskı yaratarak kendisini intihara sürüklediği yönünde düşünceler ağır basmaktadır.
 Bu ansiklopedik bilgileri siz kıymetli okurlarımla paylaştıktan sonra; gelelim asıl konuya…
 *************
 1971 yılında İngiltere’de düzenlenen ilk Dünya Roman Kongresi’nde alınan kararlar, o günden bu yana Romanların tüm dünyada ayrımcılığa karşı mücadelesine yol gösteriyor. Kongrenin gerçekleştiği gün olan 8 Nisan ise her yıl, “Barış, refah ve dayanışma için birlik” anlayışıyla Dünya Romanlar Günü olarak kutlanıyor.
 Dünyanın en renkli göçebe topluluğu ki kimine göre çingene, kimine göre ise Roman, ilk kez 1505’te İrlanda’da, 1514’te de İngiltere’de nüfus kayıtlarına geçirildiler.
 Büyük kısmı, Avrupa’nın güney kesiminde toplanmış durumda. 19. yüzyılın sonlarına doğru Kuzey Amerika’ya da göç etmişler. Türkiye’de ise özellikle Adana (Cono aşireti) olmak üzere, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Düzce, İstanbul ve İzmir’de yaşıyorlar.
 Yaşadıkları her yerde 'öteki' olarak algılanan özgür ruha sahip bu insanların öyküleri ve renkli dünyaları, edebiyattan resme, tiyatrodan sinemaya sanatın bütün alanlarına yansımaya devam ediyor ve edecektir di…
 Biz de onların bu gününü dünyaca ünlü ve balkanlardaki Çingene azınlığa ait, popüler bir halk şarkısı  olan ve ayrıca yukarıda da bahsetttiğim üzere; usta yönetmen Emir Kusturica'nın filmi Çingeneler Zamanı'nda Goran Bregović tarafından uyarlanan "Ederlezi (Scena Djurdjevdana Na Rijeci)" isimli şarkının sözleri ile kutlayalım.
 Aslında şarkının iki ayrı güftesel versiyonu var; artık hangisi hoşunuza giderse…
 *********
 EDERLEZİ...
 Tüm arkadaşlarım hora oynuyor, Hora oynayıp bugünü kutluyorlar,
Tüm Roma, anneciğim, Tüm Roma, baba, baba, Tüm Roma, ah anneciğim,
Ederlezi, Ederlezi, Tüm Roma, anneciğim...
*
Tüm Roma, kuzu avlıyor baba, Ben hariç, zavallı ben, ayrı oturuyorum
Çingene günü, günümüz, Bizim günümüz, Ederlezi...
*
Bize, baba, bir kuzu verirler, Tüm Roma, baba, kuzu avlıyor,Tüm Roma, baba, baba,
Tüm Roma, ah anneciğim,Tüm Roma, baba, baba...
Ederlezi, Ederlezi, Tüm Roma, anneciğim...
***************
EDERLEZİ
 Kızların ağıtlar düzerken Bosna yaylalarında, Acıya bulanmıştı şenlikleri,
Ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi, Ne bilsin burada yetim kızlar var,
Bu sene ederlezi babasız kalmıştı, Yetim kızların yürekleriydi gelen.
*
Sarı saçları mavi gözleriyle, Gökyüzü bile özenirdi güzelliklerine,
Deniz utanırdı mavisinden,Cenazelere uğurlanmıştı ederlezi,
Şurada yatan kefensiz, babalarımızdı...
*
Boşnak kızları Goran’ın, Yetimdi sarıları, yetimdi mavileri.
Ah ederlezi, niye geldin bu sene, Bilmez misin, buradaki kızlar yetim,
Şurada yatan babalarımızdı, kefensiz...
*************
 Unutmadan; filmin bu ve birçok müziği; Türkçe’ye de usta isimlerce kazandırıldı…
 Sezen Aksu; Oya-Bora ve Seden Gürel bunlardan bazıları…
 Müzikler o kadar bizden ki; o kadar ‘Roman Havası’ ki; içeriğine ses veren trompet misali nakkareler; çok bizden gibi…
 Tıpkı Romanların da aslında bizden birileri olmaları ve bu gerçeği hiç kimsenin inkâr edemeyeceği gibi…
 Tıpkı yaşadıkları tüm toplumlarda; onlarla iç içe geçmiş kültürleri gibi…
 Çünkü hepsi de sen gibi, ben gibi, biz gibi; siz gibi…
 Yani insan gibi…
 Işık ve Sevgiyle...
macit.soydan@gmail.com


Bu yazı 2400 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI