Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
DOST...
Tarih: 17-03-2025 19:33:00 Güncelleme: 17-03-2025 19:33:00


Bir geldi pir geldi. 

 


Bu ülkede yaşayan 85 milyondan fazla insanı iki günlüğüne de olsa mutlu etti. 

 


Sosyal medya platformlarında, haberlerde, televizyonlarda kendisiyle ilgili paylaşımlarda bulunuldu. 

 


Yaren Leylek'ten bahsediyorum. ismi dost, yakın arkadaş anlamına geliyor. 

 


Zaten bu yıl ile birlikte Eskikaraağaç köyüne 14. kez gelmesiyle belli etti gerçek ve vefalı bir dost olduğunu. 

 


Adını Işık Tanrısı’ndan alan bir göl. Üstünde bir kayık. İçinde bir insan, bir de leylek. Kıpırtısız suda ağır ağır ilerliyorlar. Adam havaya bir balık atıyor. Leylek çevik bir hareketle kapıyor. Bir masal değil bu…

 

 

Balıkçı Adem Yılmaz ve Yaren Leylek’in Eskikarağaç Köyü’nde her bahar tazelenen gerçek hikâyesi.

 


Yaren Leylek, Adem Amca’nın kayığına ilk kez konalı 14 yıl olmuş. İki arkadaş günler, aylar, yıllar boyunca -kimselere sözünü etmeden- göle kayıkla açılmış, havaya balık atma-kapma oyunu oynamış, vakit geçirmiş. Ta ki Karacabey’de yaşayan kuş fotoğrafçısı Alper Tüydeş, kulağına gelen bu gerçeküstü hikâyeyi kendi gözleriyle görene kadar.

 


Tüydeş’in bu dostluğu belgelediği sembol fotoğraflardan biri, bugün Eskikarağaç’ta köy kahvesinin karşı duvarında asılı. 

 


Leylek göçmenliği, evcilliği, çalışkanlığı, doğurganlığı ile halk kültürünün bir parçası. İyiliğin, bilgeliğin, dürüstlüğün ve büyük ailenin simgesi. Uğurlu kuş sayılıyor. Leylekler tarım alanlarındaki böceklerle beslendiği için çiftçiler onları ortak sayar; yuva yaptığı yerlere bakar, kollar; bacaya yuva yaparsa evinin, bağ bahçesinin korunduğuna inanır. Leyleğin bacaya yaptığı yuva yıkılmaz. 

 


Leyleklerin östaki boruları yoktur, bu nedenle sesleri duyulmaz. Sadece yuvalama dönemlerinde gagalarını birbirine vurarak iletişim sağlamaya çalışırlar. 

 


Rahatsız edilmedikleri sürece insanlardan çekinmez ve genellikle binaların üzerine yuva yaparlar. Almanya'da bir evin üzerinde leylek yuvası olmasının evi yangına karşı koruduğuna inanılır. Ayrıca leyleklerin ruhlarının insan olduğuna inanıldığı için de korunurlar.

 


Almanlar ve Hollandalılar iyi şans getirmesi için bazen damlarının üzerine platformlar yaparak leyleklerin yuva yapmasını sağlamaya çalışır. Lehler, Litvanyalılar ve Ukraynalılar onların üzerinde yuva yaptığı evlerde yaşayan ailelere ahenk getirdiğine, Anadolu'da ise leyleği havada görmenin o yıl içinde çok gezileceğine ve evinin çatısına leylek konanların da yakın zamanda ev sahibi olacağına inanılır.

 


Yeri gelmişken “leyleğin attığı yavru” sözü veya eski kartpostallara kadar yansıyan “bebek getiren leylekler” mitinden de bahsetmek lazım. Bu mitin İskandinavya ve Kuzey Avrupa’dan Türk mitolojisine kadar pek çok kültürde yeri olduğu belirtiliyor.

 

 

Leyleklerin bahar aylarında doğmamış ruhları dünyaya taşıdıklarına dair çok eski bir inanış, zamanla oların gagalarıyla bebek taşıdıkları mitine dönüşmüş. 19’uncu yüzyılda Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen’in Leylekler adlı masalıyla bu efsane popüler hale gelmiş.

 


Yaren leylek derken nerelere geldik. 

 


Uzatmayayım. 

 


Hoşgeldin. En azından iki-üç günlüğüne de olsun insanların yüzüne bir gülümseme, yaşamlarına bir mutluluk verdiğin için sağol... 

 


Nota ve Tınıyla...

 


macit.soydan@gmail.com

 



Bu yazı 16260 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI