Akşamüstü bir kafeye oturun.
Masaların yarısında çocuklar var.
Ama ses yok.
Garsonun tepsisi çarpıyor, kahve makinesi ötüyor, sandalye sürtünüyor…
Fakat çocuk sesi yok.
Çünkü hepsinin elinde bir tablet.
Parmakları camın üzerinde kayıyor.
Ama o parmaklar bir piyanonun tuşuna hiç değmemiş.
Bir gitarın telinde nasır tutmamış.
Bir kemanın yayını titretmemiş.
Oysa çocuk dediğin biraz ses demektir.
Biraz ritim.
Biraz da yanlış nota.
Bizim zamanımızda – evet yine o cümle – evde bir enstrüman varsa kutsal eşya gibiydi.
Belki bir bağlama, belki bir keman, belki ikinci el bir piyano, belki mahalle kursunda çalınan bir mandolin…
Ama vardı. Ve o evin duvarları müzikle nefes alırdı.
Sanat, çocuğa sadece beceri kazandırmaz.
Sabır öğretir.
Beklemeyi öğretir.
Bir melodinin hemen olmayacağını, tekrar tekrar denemek gerektiğini öğretir.
Bale yapan bir çocuk bedenini tanır.
Resim yapan bir çocuk renklerin birbirine karışırken kavga etmediğini görür.
Tiyatroya çıkan bir çocuk başkasının yerine geçmeyi öğrenir.
Empati dediğimiz şey belki de ilk kez sahnede filizlenir.
Bugün çocuklar ekranlarda hızlı geçişlere alışıyor.
Üç saniyede sıkılıyorlar.
Oysa bir piyano eserini çalabilmek için aylar gerekir.
Bir keman tonu için yıllar.
Ekran ışığı yüzlerini aydınlatıyor belki ama ruhlarını aydınlatmıyor.
Sanat ise içten yanar.
Sessiz yanar.
Ama kalıcıdır.
Bir çocuğun odasından keman sesi geliyorsa bilin ki o evde umut vardır.
Bir kız çocuğu bale çantasıyla kapıdan çıkıyorsa bilin ki o aile geleceğe yatırım yapıyordur.
Bir çocuk tiyatro metnini ezberliyorsa bilin ki özgüveni kök salıyordur.
Tabletler kötü mü? Hayır.
Teknoloji düşman değil.
Ama tek rehber olursa işte o zaman eksik kalıyoruz.
Çocukları sadece “başarılı” olmaya değil, “duyarlı” olmaya da yetiştirmek zorundayız.
Çünkü sanatla yetişen çocuk, büyüdüğünde daha az kırar.
Daha az bağırır.
Daha az öfkelenir.
Belki bir gün bir apartman dairesinden yine piyano sesi yükselir.
Belki bir baba akşam işten geldiğinde kızının ilk bale gösterisini izlerken gözyaşını saklamaz.
Belki bir anne oğlunun gitarıyla söylediği ilk şarkıda içinden “iyi ki” der.
İnanın, bir enstrüman bir çocuğun hayatını değiştirebilir.
Bir sahne, bir atölye, bir prova…
Çünkü sanat çocuğa şunu fısıldar:
“Sen sadece tüketen değil, üreten bir insansın.”
Ve belki de bugün en çok buna ihtiyacımız var.
Nota ve Tınıyla…
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
