HOŞÇAKAL GÜZELİM...
"Hoşça kal güzelim" ya da genelde herkesin bildiği "Ciao Bella - Çav Bella"..
Bir dönem direnişin sembolü haline gelmiş bir şarkı olan Ciao Bella, bakıldığında son zamanlarda iyice sulandırılmaya başlandı.
Telefon müziği mi istersiniz, mesaj uyarısı mı istersiniz, düğünlerde göbek atmak, diskoteklerde dans etmek için çalınmasını mı istersiniz, sanatçı geçinip sadece piyasa şarkıcısı olan bazı tiplerin popüler olmak amacıyla bazen sözlerini değiştirip gazinolarda, barlarda söylemelerini mi istersiniz. Say say bitmez.
Dedim ki en iyisi parçanın kısa bir hikayesine yer vereyim de daha fazla ayağa düşmesin.
Yukarıda da belirttiğim üzere "Hoşçakal Güzelim" anlamına gelen Çav Bella, 2. Dünya Savaşı'nda, önce İtalya'da Mussolini, sonra da Alman işgalcilere karşı mücadele veren İtalyan direnişçiler tarafından eşlerine söylenmiş bir şarkıydı.
Nazi Alman kuvvetlerinin İtalya'yı işgal ettiği 1943-1945 yılları arasındaki İtalyan direnişi sırasında İtalyan partizanları şarkının sözlerini değiştirerek şarkıyı faşizm karşıtı bir marşa dönüştürdü. Partizanlar, faşist İtalya Sosyal Cumhuriyeti ve onun Nazi Alman müttefikleriyle mücadele ederken de şarkıyı söylemeyi sürdürdüler.
Direnişin sembolü haline gelen parça, kısa süre sonra tüm italyan partizanların sembolü haline geldi.Savaştan sonra SSCB şarkıyı Kızıl ordu marşı haline getirdi. Bir devrim şarkısı olan Bella Ciao, 23 dilde seslendirildi.
Diğer yandan da, yine 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan bir İtalyan protest halk şarkısı olarak, Kuzey İtalya'daki pirinç tarlalarında çalışan işçiler tarafından zorlu koşulları eleştirmek amacıyla seslendirilmişti.
Bir zamanlar İtalya'nın kuzeyindeki Po Ovası'nda pirinç tarlalarında zor, hattâ sefil koşullarda çalışan işçilerin söyledikleri bu isyankâr şarkının bestecisi ve söz yazarları halen bilinmemekte. Bu anonim folklorik şarkının sözleri, sabahleyin pirinç tarlasına çalışmaya giden bir adamın evde bıraktığı karısına hitaben söyledikleri sözlerden oluşmaktaydı.
İkinci dünya savaşından sonra da Bella Ciao'ın çeşitli versiyonları, antifaşist bir özgürlük ve direniş marşı olarak tüm dünyada söylenmeye devam etti.
Çav Bella dünya çapında tanınan tek ve ilk direniş şarkısı değildi. Örneğin Paul Robeson, Pete Seeger, Perry Friedman, Pi de la Serra, Joan Baez ve Hannes Wader gibi tanınmış sanatçılar tarafından değişik dillerde söylenen Moorsoldaten/Bataklık Askerleri marşının da bambaşka bir öyküsü var.
Börgermoor Toplama Kampı’nda SS subayları bu bataklık bölgesinde can sıkıntısı içindeydiler. Can sıkıntılarını tutsaklara işkence yaparak geçiriyorlardı. Ancak baskının olduğu yerde direniş, mücadele de vardı. Hayat vardı! Toplama kampı işkence ve ölüm yanında sanatçı ve direnişçileri de bir araya getirmişti. Almanya Komünist Partisi’nden (KPD) üç bataklık askeri; şair Johann Esser, Oyuncu ve Tiyatro Yönetmeni Wolfgang Langhoff ve besteci Rudi Gaguel’i de buluşturan Börgermoor Kampı, kavgayı anlatan en güzel şarkılardan birinin, Moorsoldaten’ın (Bataklık Askerleri) doğduğu yer oldu.
Kendilerine “Bataklık Askerleri” diyorlardı, sanat ve kavgalarından koparılmışlar, günlerini bir çamur içinde çalışarak geçirmeye zorlanmışlardı. Fakat toplama kampı onları hayatlarından uzun süre koparmayı başaramadı. Umutları ve ateşleri sönmemişti.
Çav Bella, Bataklık Askerleri, şimdi de mücadelede, eylemlerde söylenmeye devam ediyor.
Olay bu...
macit.soydan@gmail.com