İki çeşit insan vardır...
Büyük insan, küçük insan...
Büyük insanlar erdem sahibidirler, yapıcıdırlar, bozgunculuk yapmazlar, kıskanmazlar ancak ürettikleri ve kişilikleri ile kendilerini kıskandırırlar, gıpta ettirirler...
Büyük insanları kimse küçük düşüremez. Büyük insanlar kendilerini bilirler. Bildiklerini söylerler ama ne söylediklerini bilirler. İncinseler de incitmezler.
Büyük insanların, devamlı iyilik tarafı ağır basar, hep iyiliklerle meşgul olur. Önemli olduklarını düşündüğü insanların yanında menfaatleri doğrultusunda yer almaya çalışmaz.
Büyük insanlar, eğitimin önemini kavramıştır. Kimseyle alay etmez. Küçümseyerek insanlardan yüz çevirmez, mütevazidir.
Cahillerden uzak durur, boş söz işitince yüz çevirir ve geçip gider. İnsanların özel hayatına saygılıdır.
Küçük insanlar ise; üretemezler, sadece eleştirirler. Fikirden yoksundurlar. Başkalarının yaptığı işler üzerinden konuşurlar.
Ukalalık yapmakta mahirdirler… Küçük insanlar doğruyu söylemekte lal; yalan söylemekte işgüzar olurlar…
Küçük insanlar, yetişemediği ciğere “mundar” diyen kedi misali, kültürlü insanları hep küçümsemeye, itibarsızlaştırmaya, değersizleştirmeye çalışırlar.
Küçük insanlar adabı muaşereti bilmezler, toplum içinde daima mutsuzdurlar. Zira onlar ancak fitneden, fesatlıktan, hasetlikten zevk alırlar.
Güzellikten, doğruluktan, dürüstlükten pay almazlar, almak istemezler. Doğruluk, dürüstlük onları mutsuz eder…
Küçük insanlar güneşi balçıkla sıvamaya çalışırlar. Serap gibi uzağı yakın, yakını uzak gösterirler. Arkadaşlıkları, dostlukları hatta akrabalıkları bile daima menfaate dayalıdır.
Menfaat musluğu kapandığı an, tüm ilişkileri askıya alırlar, bu da yetmez aleyhte konuşurlar. Bin iyilik yapsanız da bir iyilik daha yapamazsanız tüm iyilikleriniz çöpe gider…
Küçük insanlar; çırpındıkça batarlar, battıkça küçülürler, çukur hale gelirler.
Küçük insanlardan uzak durun...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com