Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
BİR FOTOĞRAFIN BEDELİ - SOSYAL MEDYA'NIN KARANLIK YÜZÜ - 1 -
Tarih: 30-07-2025 17:27:00 Güncelleme: 30-07-2025 17:27:00


 


Eskiden insanlar birbirine kızar, küserdi…

 


Ama bunlar genelde yüz yüze olurdu. Yanlış bir söz, kırıcı bir bakış, belki unutulan bir doğum günü…

 

Şimdi ise kırgınlıklar, küslükler, ayrılıklar çoğu zaman ekran ışığında başlıyor. Bir “beğeni”, bir “paylaşılmayan” fotoğraf ya da bir başkasının profiline bırakılan masum görünen bir yorum yüzünden.

 


Artık ilişkilerimizi, dostluklarımızı, hatta evliliklerimizi bile sosyal medya algoritmaları yönetiyor.

 

 

Sevgiliniz sizin fotoğrafınızı paylaşmadığında kalbinize şüphe düşüyor. Arkadaşınız, bir başkasının fotoğrafını beğendiğinde kıskançlık damarınıza dokunuyor. “Beni neden hikâyene koymadın?” sorusu, “Beni seviyor musun?”dan daha çok sorulur oldu.

 



Sosyal medya, sevgiyi de dostluğu da bir tür “sahne performansı”na çevirdi.

 


Artık sevdiğini söylemek yetmiyor; onu herkesin görebileceği şekilde ispat etmen gerekiyor. Ve bu durum, ilişkilerde görünmez bir baskı yaratıyor. “Herkese ilan et ki seviyorsun” mantığı, çiftleri bir yarışa sokuyor. Kim daha çok fotoğraf paylaşırsa, kim daha romantik cümleler yazarsa o daha çok seviyor sanılıyor.

 


Ama asıl tehlike bundan çok daha derin. Çünkü bu platformlar, kıskançlığı ve güvensizliği besleyen en büyük kaynaklardan biri hâline geldi. Hangi saatte nerede olduğunuz, kiminle olduğunuz, kime gülümsediğiniz… Her şey kaydediliyor, inceleniyor ve bazen sorgu odasında gibi önünüze konuyor.

 



Bir kadın, kendini mutlu hissettiği bir gün, gülümseyerek bir fotoğraf paylaşır. Onun için bu, sıradan bir anıdır; belki bir kahve molası, belki bir tatil karesi… Ama o fotoğraf, hiç tanımadığı yüzlerce göz tarafından incelenir.

 


O gözlerin arasında, masum izleyiciler kadar tehlikeli “avcılar” da vardır. Sosyal medyanın en karanlık köşelerinde, kadın fotoğraflarını adeta “av malzemesi” gibi toplayan, taciz mesajları yağdıran, adres bulmaya çalışan, hatta peşine düşen insanlar dolaşır. Kadınlar, farkında olmadan, kendi hayatlarının kapılarını bu insanlara aralar.

 


Bir gülüş, bir bakış, bir tatil pozu… Yanlış ellere geçtiğinde, bir kâbusun başlangıcı olabilir.
 

 


Sosyal medya, farkında olmadan insanlar üzerinde bir “beğenilme baskısı” oluşturuyor. Özellikle gençler ve kadınlar, “daha güzel görünmeliyim, daha kusursuz olmalıyım” kaygısıyla sürekli bir filtre ve poz savaşı veriyor. Bu durum, zamanla özgüveni kemiriyor.

 


Ayrıca, gelen olumsuz yorumlar, taciz mesajları ya da yanlış anlaşılmalar ciddi bir psikolojik yıkıma yol açabiliyor. Kimi kadınlar, bu baskı yüzünden kendi kimliğini gizlemeye, görünmez olmaya çalışıyor. Kimisi ise tamamen sosyal medyadan çekiliyor. Ama ne yazık ki “çekilmek” bile çoğu zaman özgürlük getirmiyor; çünkü bir kez düşülen dijital iz, silinmesi zor bir gölge gibi peşinizden geliyor.

 



Birçok çiftin ayrılık sebebi artık sosyal medya.

 


“Fotoğrafımı neden paylaşmadın?”
“Onun fotoğrafını neden beğendin?”
“Bu pozunu neden bu kadar açık verdin?”

 


Bu soruların ardından kavgalar, küslükler, hatta şiddet olayları geliyor.

 


Bir zamanlar kıskançlık, bir akşam yemeğinde edilen sohbetten doğarken, şimdi saniyeler içinde dijitalden patlıyor. Sosyal medya, insanların en kırılgan noktalarını ortaya çıkarıyor ve bunu herkesin gözü önünde yapıyor.

 

 

Sosyal medya, hem dünyanın en büyük sahnesi hem de en derin kuyusu…

 

 

Orada paylaştığınız her şey, yalnızca arkadaşlarınıza değil, milyonlarca bilinmeyen kişiye de gidiyor. Bir fotoğraf, bir hikâye, bir gülüş… Ve o gülüş, yanlış bir çift gözde bir takıntıya dönüşebiliyor.

 


Bu yüzden bazen en güvenli seçim, biraz daha az görünmek. Çünkü bu çağda, bir fotoğrafın bedeli bazen çok ağır olabiliyor.

 

Devam edecek... 

 


Nota ve Tınıyla... 

 

 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 10178 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI