beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
BİR BAYRAM ŞEKERİ KADAR MUTLULUK…
Tarih: 09-02-2026 13:29:00 Güncelleme: 09-02-2026 13:29:00


 

Eskiden mutluluk çok daha küçük şeylere sığardı.

 

 

Misal bir bayram sabahı erkenden kalkılır, yeni ayakkabıların altı yere sürtülmesin diye parmak uçlarında yürünürdü.

 

 

Kapı kapı gezilir, mendilin içine konulan şekerler, harçlıklar büyük bir ganimet gibi saklanırdı.

 

 

Evde ya da sokakta oynanan oyunlar vardı; seksek, misket, saklambaç…

 

 

Oyunun kuralını büyükler değil, çocuklar koyardı.

 

 

Kaybeden üzülür, kazanan sevinir ama kimse oyunu terk etmezdi.

 

 

O günlerin çocukları azla yetinmeyi bilirdi.

 

 

Bayramda ya da doğum gününde alınan bir oyuncak, belki aylarca baş köşede durur, bozulana kadar sevilirdi.

 

 

Her şeyin bir değeri vardı çünkü her şeye hemen ulaşılmazdı.

 

 

Beklemek vardı, hayal etmek vardı, paylaşmak vardı.

 

 

Bugüne baktığımızda ise bambaşka bir tablo görüyoruz.

 

 

Çocukların ellerinde tabletler, ceplerinde son model telefonlar…

 

 

Oyuncaklar raflarda birikiyor ama hiçbirine uzun süre dokunulmuyor.

 

 

Bayram veya doğum günü hatta karne hediyesi artık bir sevinç değil, bir beklenti listesi.

 

 

Daha fazlası isteniyor, daha yenisi aranıyor ama nedense mutluluk hep eksik kalıyor.

 

 

Teknoloji elbette hayatımızın bir gerçeği.

 

 

Doğru kullanıldığında büyük bir nimet.

 

 

Ancak çocukluk, bir ekranın içine sığamayacak kadar geniş bir dünyadır.

 

 

Sokakta düşüp dizini kanatmadan, arkadaşınla kavga edip barışmadan, paylaşmayı öğrenmeden büyüyen bir nesil, hayatın gerçek yüzüyle geç tanışıyor.

 

 

Belki de sorun çocuklarda değil, büyüklerde.

 

 

Onlara her şeyi sunarken, yetinmeyi öğretmeyi unuttuk.

 

 

Her isteği karşılarken, sabretmenin değerini anlatmadık.

 

 

Mutluluğun satın alınan bir şey olmadığını, bazen bir bayram şekeriyle, bazen bir sokak oyunuyla geldiğini göstermedik.

 

 

Keşke çocuklarımıza biraz da bizim çocukluğumuzu hediye edebilsek.

 

 

Azla mutlu olmayı, hayal kurmayı, sokakta özgürce gülmeyi…

 

 

Belki o zaman ne onlar bu kadar doyumsuz olurdu ne de biz geçmişe bu kadar hüzünle bakardık.

 

 

Nota ve Tınıyla



Bu yazı 5672 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI