beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
GENÇLİK PARKI..BİR DÖNEMİN HATIRA ALBÜMÜ...
Tarih: 20-02-2026 13:06:00 Güncelleme: 20-02-2026 13:06:00



 

Bazı mekânlar sadece yer değildir; bizim çocukluğumuzun, gençliğimizin, ilk buluşmalarımızın ve en içten kahkahalarımızın sahnesidir. 

 

Ankara’nın kalbinde, şehrin damarlarından birinde yer alan Gençlik Parkı da böyleydi… 

 

Bir zamanlar hayatın ritmini belirleyen, ailenin, dostun, sevdiğin el ele yürüdüğü bir masal diyarıydı.

 

60’ların, 70’lerin o güzelim hafta sonlarını düşünün… 

 

Daha neredeyse sabah güneşi doğmadan evlerde bir telaş başlardı. Anneler böreklerini sarar, salatalar hazırlanır, dolmalar tencereye dizilir, çekirdekler kâğıt torbalara doldurulurdu. 

 

Çünkü akşam Gençlik Parkı’na gidilecekti. 

 

Sadece gezmeye değil; birlikte olmaya, şarkılara karışmaya, hayata biraz daha umut katmaya…

 

Parkın içindeki gazino o dönem adeta bir yıldızlar geçidiydi. 

 

Zeki Müren sahneye çıktığında çıt çıkmazdı. Müzeyyen Senar’ın sesi gölün üzerinde yankılanırdı. Emel Sayın sahne aldığında masalardan alkış eksik olmazdı. Barış Manço ve Cem Karaca gibi isimler geldiğinde gençlerin heyecanı bir başka olurdu.

 

Sinemanın taçsız kralı tüm yakışıklılığıyla Ayhan Işık sahne aldığında ise ortalık yıkılırdı adeta. 

 

Beyaz kelebekler ise hareketli parçalarıyla ortalığı gençlerden oluşan bir dans pistine çevirirdi. Ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz nice isimler...

 

Ama en güzeli şuydu: 

 

Müziğin olduğu yerde kimse yabancı değildi.

 

Bir köşede lunaparkın ışıkları yanıp sönerdi.

 

Çocukların kahkahaları dönme dolabın gıcırtısına karışırdı. Pamuk şekerin, elma şekerinin kokusu havada dolaşırdı. Mini golf sahasında gençler birbirine takılır, fıskiyeli havuzun kenarında fotoğraflar çekilirdi.

 


Küçük trenler, sandallar… Her şey ayrı bir tat, ayrı bir hatıra.

 

Şehrin kalabalığı orada farklıydı.

 

Çay bahçesinde semaverle içilen çaylar,  sandal kiralamaları… Göletteki fıskiyeler ışıldar, akşamüstü müziğiyle dans eder gibi su fışkırırdı.

 

İçkili, içkisiz lokantalar…

 

Ve tabii ki Şişman’ın dondurmacısı. O dondurmanın tadı gerçekten farklı mıydı, yoksa biz mi daha mutluyduk, bilinmez.

 

Ve aşk…

 

Gençlerin ilk buluşması, utangaç gülümsemeler, el ele yürümeler… Parkın her köşesi bir başka hikâye saklardı.

 

Ama bir şey değişti.

 

Şehrin merkezi Kızılay’a kaymaya başladı; yeni eğlence merkezleri, yeni ritüeller… 

 

Parkın eski yoğunluğu, haftasonu insan seli birer birer azaldı.

 

Yıllar sonra yapılan yenileme çalışmalarıyla park tekrar açıldı ama o eski panayır havası, gazino programlarının samimiyeti, sandallı gölet keyfi… 

 

Hepsi birer hatıra oldu. Işıltılı fıskiyeler, modern mimari, yeşil alanlar hâlâ var ama dönemin nağmesi eksik.

 


Belki de Gençlik Parkı’nı özel yapan ne gazinosuydu ne lunaparkı…

 

Oraya giden insanların kalbiydi.

 

Birlikte şarkı söylemenin, aynı masada yemek paylaşmanın, çocuk kahkahasının kıymetini bilen bir kuşağın sıcaklığıydı.

 

Bazı yerler yıkılmaz…

 

Sadece hatıralara taşınır.

 

Ve Gençlik Parkı, hâlâ en güzel hâliyle orada duruyor: 

 


Çünkü Gençlik Parkı artık sadece bir park değil; bizim zamanımızın hatıra albümü. 

 

Göletin esintisi şimdi de var, ama eski sesler artık bizimle geliyor; küçük bir rüzgârın uğultusunda kulaklarımıza fısıldayan anılardaki müzik gibi… 

 

Nota ve Tınıyla..



Bu yazı 5847 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI