ASPARAGAS
Günümüz medya ortamında her geçen gün daha geniş üretim ve yayılım olanaklarına kavuşan yalan/sahte haber, kamuoyunun doğru bilgiyle donanarak sağlıklı bir şekilde oluşabilmesinin önündeki engellerden biri olarak dikkati çekmektedir.
Bu durum aynı zamanda kamuoyunu doğru ve tarafsız bir şekilde bilgilendirme işlevini üstlenen basın kurumunun güvenirliği ve geleceği açısından da önem taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz dönemi adlandırmak için kullanılan tanımlamalardan biri olan “post-truth” (“gerçek-sonrası”; “gerçek ötesi”) kavramı, bu tür haberlerin yol açabileceği olumsuzluklara işaret etmesi açısından önemlidir.
Kavramın Oxford Sözlük’teki İngilizce tanımını “Duyguların ya da kişisel inançların nesnel hakikatlerin yerine ya da önüne geçerek, belli bir konu ya da olay hakkında kamuoyunun oluşmasında belirleyici hale geldiği durumlar” olarak çevirmek mümkündür. Kavram, bireylerin toplumsal yaşamı anlamlandırması sürecinde gerçeğin ya da hakikat arayışının değer yitirişini, onun yerine kişisel inanışlarla ya da duygularla uyumluluk gösteren sahte “gerçeklerin” güç kazanışını vurgulamaktadır.
Gelelim konumuza,
İkinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkan Amerika Birleşik Devletleri, savaş sonrasını tüketim ve lüks yaşamı baş tacı ederek yaşıyordu. 1950’lerle beraber Türkiye’nin de bu toplumsal ve siyasal değişimden etkilenmesi kaçınılamazdı. Basın sektörü bu alanda gereken adımları hızlıca atmıştı. Sedat Simavi’nin 1948 yılında kurduğu Hürriyet Gazetesi bu alandaki en önemli işaretlerden biriydi. Gazeteler artık Amerikan stili sansasyonel gazeteciliğe yöneliyor, birinci sayfalarında çoğunlukla çarpıcı resimler ve magazin haberleri yer alıyordu. Haberlerin doğru olması değil, ilginç olması önemli hale gelmişti. Türkiye basınında gazeteler, seks, çıplaklık, magazin gibi olguların yayılma ve sembolü haline geliyordu.
İlerleyen zamanlarda Haldun Simavi’nin Hürriyet’ten ayrılarak 26 Kasım 1968’de Günaydın Gazetesi’ni kurması elbette tesadüf değildi. Haldun Simavi’nin bu formüller çerçevesinde çıkarttığı Tan ve Gırgır kırılması zor satış rekorlarına imza atmıştı.
ve başlığımıza,
Yani "Asparagas"ın anlamına...
Asparagas kelimesi bugün basın sektöründe "Yalan haber"e verilen isimdir. Peki nasıl ortaya çıktı bu kelime ?
Gerçekliğin haberi değil, haberin gerçekliği yarattığını fark eden Hürriyet Gazetesi’nin iki muhabiri; Yurdaer Acar ve Yener Tuğrul’un yaptığı atlatma haber, Haziran 1963’te yayınlandı. Haber, Yener Tuğrul’a, fotoğraflar ise daha sonra Yurdaer Acar’a aitti.
Habere göre, New York’lu Betty ismindeki genç kız, Yaşar ismindeki Türk erkeği ile tanışmış ve ona aşık olmuştu. Her zaman olduğu gibi genç kızın zengin babası ilişkiyi onaylamamış ve iki aşık Türkiye’ye kaçıp Bebek taraflarında bir gecekonduda yaşamaya başlamıştı. Betty ve Yaşar çifti bu gecekonduda yemek pişirip nikah gününü beklerken Yaşar da geceleri gitar çalarak aşk şarkıları söylüyordu. “Amerikalı kız, Türk sevgilisiyle bir gecekonduda yaşıyor” başlığıyla verilen haberde Yurdaer Acar’ın çektiği gecekondunun fotoğrafı da yer alıyordu. Sözde gecekondunun kapısının üstünde ise korsan sembolüyle beraber “Azparagas” ifadesi yer alıyordu.
Hürriyet’in önemli isimlerinden New York Bürosu şefi Doğan Uluç, Türkiye basınının son 50 yılını kaleme aldığı “Kupa Ası, Olaylar İçinde Olaylar” isimli kitabında “Asparagas olayının” ayrıntılarına da değiniyor. Doğan’ın anlatımına göre gazetenin editörü de gecekondunun girişindeki Asparagas kelimesine takılarak Yurdaer Acar’a kelimenin anlamını soruyor. Bunun üzerine Acar, “Bunlarda para az, gerisi gaz” şeklinde bir cevap veriyor.
Kısa süre sonra diğer gazetelerin bu konuya ilgi duymaları ve konuyu araştırmaları neticesinde böyle bir olayın olmadığı ve haberin uydurma olduğu ilan ediliyor ve Betty ismindeki kızın Amerikalı olmadığı, gitar çalan gençle de kardeş olduğu ortaya çıkıyor. Bunun üzerine literatüre geçen Asparagas kelimesi yalan, uydurma ve kurgu haberleri tanımlamak için kullanılıyor. Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe sözlüğünde ise “uydurma” olarak yer alıyor. Kulübenin girişinde yazan “Azparagas” kelimesinin tam olarak ne anlama geldiği şimdilik bilinmese de Latincede yer alan “Asparagus” kelimesi kuş konmaz bitkisini tanımlamak için kullanılıyor.
Olay bu :))
macit.soydan@gmail.com