beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
12 EYLÜL VE DARBELERİN BEDELİ...
Tarih: 11-09-2025 17:32:00 Güncelleme: 11-09-2025 17:32:00



Türkiye’nin yakın tarihi, sık sık darbeler ve ihtilallerle şekillendi.

 

 

Bu süreçlerden biri, ülke hafızasına derin izler bırakan 12 Eylül 1980 darbesidir.

 

 

Üzerinden yıllar geçti ama hâlâ yaralar tazeliğini koruyor; çünkü bir ülkede demokrasi ve özgürlük, bir kez kırıldığında, onarılması yıllar alır. 

 


12 Eylül, sadece bir yönetim değişikliği değil; aynı zamanda sayısızca insanın hayatının, umutlarının ve geleceklerinin çalındığı bir dönem olarak hafızalara kazındı.

 


O dönemde binlerce insan evlerinden alınarak gözaltına alındı.

 

 

Suçları neydi?

 

 

Çoğu zaman yalnızca düşünceleri veya inançları. İşkenceler, zorla itiraflar, haksız yargılamalar, korkudan sobalarda yakılan kitaplar...

 


Cezaevlerinin kapıları suçsuz insanlar için aralandı. İdam edilen gençler, geride sadece acı değil, toplumun vicdanında silinmeyecek bir yara bıraktı. 

 


İnsanlar yıllarca korku ve sessizlik içinde yaşamaya zorlandı.

 

 

Çünkü bir söz, bir davranış, hayatı karartacak kadar büyük bir tehdit haline gelmişti.

 


İhtilallerin gerekçesi genellikle “düzeni sağlamak” veya “ülkeyi kaostan kurtarmak”tır. Ama tarih bize gösterdi ki, silah ve tankla dayatılan düzen, özgürlüğü, adaleti ve güveni yok sayar. 

 


12 Eylül, sadece bireylerin değil, toplumun tamamının özgüvenini, toplumsal hafızasını ve hukuk anlayışını derinden etkiledi. 

 


İnsan haklarına yönelik ihlaller, cezasızlık kültürü ve mağdurların yıllarca adalet arayışı, ülkenin demokrasi yolculuğunu kesintiye uğrattı.

 


İhtilallerin bedeli sadece o dönemi yaşayanlara değil, sonraki kuşaklara da taşınır. Eğitimde, siyasette, ekonomide, kültürde yıllarca süren gerilemeler, toplumun ileriye dönük adımlarını sekteye uğratır. 

 


İnsanlar özgür düşünemediğinde, fikirlerini ifade edemediğinde, yaratıcılık ve üretkenlik yok olur; sosyal ve kültürel hayat durağanlaşır. 

 


12 Eylül, tam da bunu gösterdi: Güç kullanarak kurulan düzen, kısa vadede istikrar sağlasa da, uzun vadede toplumun ilerlemesini engeller.

 


Darbe sonrası toplumsal travmalar, bireylerin ruh sağlığını da etkiledi. Binlerce aile parçalandı, suçsuz insanlar yıllarca cezaevlerinde tutuldu ve korku nesiller boyu devam etti. 

 


Bu, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir tahribattır.

 

 

Toplumun hafızasında yer eden korku, güvenin ve adaletin yeniden tesisini zorlaştırır.

 


Bugün geriye dönüp baktığımızda, 12 Eylül bize bir gerçeği hatırlatıyor: İhtilaller çözüm değildir.

 

 

Sorunları bastırmak, susturmak veya cezalandırmak, toplumu ileriye taşımaz; tam tersine, yıllarca sürecek bir geri gidiş yaratır. 

 


Demokrasi ve hukuk, tanklar ve zorbalıkla değil; eşitlik, özgürlük ve adaletle ayakta durur.

 


Geçmişi unutmamak, hataları tekrar etmemek için şarttır.

 

 

12 Eylül’ün bedelini anlamak, yalnızca tarih derslerinde anlatılacak bir konu değil; günümüz toplumunun adalet, özgürlük ve demokrasi anlayışını şekillendiren bir deneyimdir. 

 


İhtilallerin çözüm olmadığını görmek, geleceğe doğru adımlar atabilmenin tek yoludur.

 

 

Çünkü bir ülkeyi ileriye taşıyan, tanklar değil; özgür düşünce, adaletli yargı ve toplumsal güven duygusudur.

 


Unutulmamalıdır ki, tarihin acı sayfaları, yalnızca geçmişi anlamak için değil; geleceği doğru kılmak için okunur.

 

 

12 Eylül, bize göstermiştir ki, baskı ve zorbalık, geçici düzen sağlasa da, kalıcı çözüm sunamaz. 

 


Toplum, sadece özgürlük, eşitlik ve adalet ile gerçek anlamda güçlenir. Ve bu güç, bir daha asla kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanlar yaratacak kadar çaresiz bırakılmamakla mümkündür.

 


Bu arada unutmadan bu darbenin başı Kenan Evren için geçtiğimiz yıl da, bir önceki yıl da yazılarımda aynı temennide bulunmuştum. 

 


Bu değişmedi, değişmeyecek de. 

 


Mekanın "CEHENNEM" olsun paşa... 

 

 

Nota ve Tınıyla... 

 

 

macit.soydan@gmail.com 



Bu yazı 8728 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI