Bugün Afrika kıtası ve Türkiye ile ilgili kültürel sosyal,diplomatik ve ticari işbirlikteliklerini anımsatmaya yönelik “Birlikte ayakta dururuz, dağılırsak düşeriz; Svahili Atasözü ile başlayalım söze. Dünyadaki ekilebilir arazinin %60'ına sahip olan karakıta Afrika boynuzuna ve Afrika özelindeki birlikteliklere ve işbirliğine değinirken. Geçtiğimiz hafta Taksim Barcelo Hotel’de benim de davetli olarak katıldığım ve basın konferansı ardından Afrika’da sürdürülebilir büyümeye yönelik fikir katkılarımı sunduğum ve paylaştığım AFEX 2024 Basın Konferansı düzenlendi. Etkinlikte , İstanbul’da 11-12-13 Kasım’da Türk- Afrika İş Adamları Derneği (TABA) organizasyonuyla AFEX Global İş Forumu ve Fuarı etkinliğinin lansmanın da verdiği ilham ve motivasyonla (yazımın sonunda lansmandan da sözedeceğim) kısa bir Türkiye Afrika yakın dönem gelişmelerini kapsül halinde bir özet geçelim diyerek geçtim klavyeye ve uluslararası arenada etkinlik ve görünürlüğü artan bir kıtaya çevirelim gözümüzü.
AFRİKA’ya uzanalım.
Nüfusu 2050 yılına kadar 2,5 milyara ulaşması öngörülen Afrika’nın yaygın yoksulluk, gelişime ket vuran yolsuzluk ve bölge içi çatışmalar,siyasi istikrarsızlıklar,yönetişim boşlukları, demokratik yönetim anlayışı eksikliği gibi zorluklara rağmen refah içinde kalkınan ve kapsayıcı bir Afrika inşa etmek yolunda atılan adımlar ve işbirliktelikleri ile, bu karakıta yakın geleceğin yükselen parlak yıldızı. Bu da dış politikada ikili ilişkiler bağlamında uzak kıtalarla ülke bağlarınınn güçlendirilmesi bakımından değerli bir coğrafya demektir. Küresel çapta iklim değişikliği meselesinin zorlu bir dönemindeyiz. Afrika dünyadaki ekilebilir arazinin %60'ına sahip, kıtanın stratejik kaynaklarının bolluğu, iklim değişikliği net sıfır emisyon baskısı kıtayı yatırımcılar için ve yatay büyümeyi hedefleyen girşimciler için cazip hale getirmekte.
Eşitsizliklerin yüksek yoğunluklu yaşandığı kıtada Afrika’nın taban tabana zıt iki farklı yüzü var. Örneğin şu soru düşündürücü Afrika Zengin mi ? Yoksa Fakir mi ? Afrika ülkelerine kaynaklarının asimetrik şekilde , geçtiğimiz yüzyılların düzeyinde yağmalanmasını engellemek için her ne kadar kurumsal destekler çoğalsa da bu sorunun yanıtı hala Hem “Evet” hem de “Hayır”. Nüfusun yüzde altmışı yoksulluk içinde yaşıyor, dünyanın en yoksul 28 ülkesinden 23'üne ev sahipliği yaptı.Bu ülkeler bilhassa Sahra Altı Afrika profili diyebiliriz. Afrika ülkelerinin yaklaşık %40'ı borç sıkıntısı içinde veya yüksek borç riski altında. Daha da kötüsü, Afrika ülkelerinin %60'ı artık sağlık hizmetlerine harcadıklarından daha fazlasını dış kamu borçlarını ödemeye harcıyor. Afrika'ya yapılan resmi kalkınma yardımı 2022'de %3,5 oranında azalmış vaziyette.
Afrika'ya yatırım yapmak, kıtanın siyasi istikrarsızlık, ekonomik belirsizlik ve sosyal zorluklar geçmişi nedeniyle her zaman riskli olarak görülmüştür. Ancak son yıllarda Afrika, önemli ekonomik büyüme ve gelişme yaşayarak yabancı yatırımcılar için cazip bir yer haline gelmiştir. Bu ilerlemeye rağmen, Afrika'ya yatırım yapmak, herhangi bir yatırım kararı vermeden önce dikkatlice, proaktif bir eylemle risk önlemleri tamamalanmış ve bertaraf edilmiş şekilde değerlendirilmesi gereken bir dizi sınırlı tolere edilebilir riskle birlikte gelmektedir.
Esasen tarihsel olarak da Afrika, siyasi istikrarsızlık, iç savaşlar ve yolsuzluklarla boğuşmuş ve yatırımcılar için riskli bir ortam haline gelmiştir. Sömürgeciliğin mirası da kıta üzerinde kalıcı bir etki yaratmış ve birçok ülke istikrarlı siyasi sistemler ve kurumlar inşa etmekte zorlanmıştır. Bu faktörler, Afrika'nın yüksek riskli bir yatırım yeri olarak algılanmasına katkıda bulunmuş ve birçok potansiyel yatırımcının pazara girmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda Afrika, ekonomik kalkınma ve yönetişim açısından önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Birçok ülke, altyapıyı iyileştirmek, bürokratik süreçleri basitleştirmek ve bürokrasiyi azaltmak gibi yabancı yatırımı çekmek için reformlar uygulamıştır.
Sonuç olarak, Afrika büyüyen bir orta sınıf ve gelişen bir tüketici pazarı ile dünyanın en hızlı büyüyen bölgelerinden biri haline geldi. Bu olumlu gelişmelere rağmen, Afrika'ya yatırım yapmak yatırımcıların farkında olması gereken bir dizi risk taşıyor. Temel risklerden biri, birçok Afrika ülkesinde bir zorluk olmaya devam eden siyasi istikrarsızlıktır. İç savaşlar, darbeler ve siyasi huzursuzluklar işletmeleri bozabilir ve yatırımcılar için mali kayıplara yol açabilir. Yolsuzluk da önemli bir endişe kaynağıdır. Ferdi ve milli çıkarlarını ve güvenliğini tehlikeye atmadan adaletli, kapsayıcı, barış, refah ve istikrar koruyucu kültürel, insani dış politika dayalı siyasi anlayışla ekonomik ve ticari ilişkilerimizin güçlendirilmesine yönelik adımlar atılmalıdır. Küresel eğilimlerin gidişatı da sürekli izlenmeli ve gerekli uyarlamalar yapılmaldır.
CLC 360 ile de dikkat çekeceğim gibi kişisel bakış açımın Afrika’yı sömürmeden hem Türkiye’yi hem de Afrika’yı güçlendirmeyi önemseyerek ve öne alarak destekliyorum tüm geliştirilen işbirlikteliklerini yatırımları ve yapılandırmaları. Türkiye’nin komşuları, yakın coğrafyası ve üzerinde yaşamın mümkün olduğu tüm kıtalarla siyasi, ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel alanlardaki ilişkil ve işbirliği güçlendirilmesine yönelik sürdürülen girişimler ve çalışmalar içinde Afrika Kıtası’da vardı elbet..Dünyanın hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olan Türkiye’nin Afrika'daki genişleyen varlığı, Türk girişimcileri ve işletmeleri için yeni pazarlar ve fırsatlar açtı. Türkiye, inşaat, altyapı, enerji ve sağlık gibi çeşitli sektörlere yatırım yaparak Afrika'daki varlığını kaydadeğer ölçüde artırdı. Öte yandan, Afrika ülkeleri Türkiye'nin altyapı, teknoloji ve insan sermayesine yaptığı yatırımlardan faydalandı ve bu da ekonomik büyümeye ve kalkınmaya yol açtı.
Ekonomik faydaların yanı sıra, Türkiye-Afrika ilişkileri iki taraf arasındaki kültürel ve diplomatik bağlar üzerinde de olumlu bir etki yarattı. Türkiye, karşılıklı anlayışı ve iş birliğini artırmak için kültürel etkinlikler, burslar ve değişim programları düzenleyerek Afrika ülkeleriyle kültürel alışverişi ve iş birliğini teşvik etmek için adımlar attı. Diplomatik anlamda ise Türkiye, diplomatik misyonlar, elçilikler ve üst düzey ziyaretler aracılığıyla Afrika'daki varlığını artırarak kıta ile bağları derinleştirmeye olan bağlılığını göstermiştir. Türkiye ve Afrika'nın yüzyıllar öncesine dayanan uzun bir diplomatik, ekonomik ve kültürel ilişki geçmişi vardır. Türkiye ve Afrika arasındaki yakın dönem ilişkilerindeyse, her iki tarafın da çeşitli alanlarda artan ticaret, yatırım ve iş birliğinden faydalanmasıyla son birkaç on yılda önemli ölçüde büyümüştür.
Tarihsel olarak Türkiye, 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun Kuzey Afrika toprakları üzerindeki yönetimine dayanan Afrika ile güçlü tarihi bağlara sahiptir. Bu süre zarfında Türkiye, çeşitli Afrika devletleriyle diplomatik ilişkiler kurmuş ve kıtanın siyasi manzarasını şekillendirmede önemli bir rol oynamıştır. Modern çağda, Türkiye'nin Afrika ile etkileşimi stratejik çıkarlar, ekonomik fırsatlar ve Afrika ülkeleriyle bağları güçlendirme arzusu tarafından yönlendirilmiştir. Afrika kıtası ile ilişkilerin ve işbirliğinin geliştirilmesi, Türkiye'nin çok katmanlı dış politikasının önemli bir unsuru ve ilkesi olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin gelecek projeksiyonun önemli bir bileşeniı olarak görülen, küresel çapta hızla büyüyen ve gelişmekte olan Afrika Kıtası her geçen gün daha da ön plana çıkmaktadır. Afrika'nın ekonomik ve ticari potansiyeli, birçok yelpaze ve kapasitedeki jeopolitik gücü, son yıllarda kıtaya yatırım yapmak isteyen ülke ve yatırımcı sayısını artırmıştır.
Türkiye, geçmişe dayalı tarihi tecrübe ve birikimini de içine alarak kıta ile etkili, kapsayıcı ve rekabet edici bir güç yaratma yolunda sosyal, siyasal, kültürel ve folklorik bağlar kurmaktadır. Bu doğrultuda ülke, Türk dış politikasının söylemi ile Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler ilkesi çerçevesinde ve karşılıklı yarar temelinde tecrübe, imkan ve kaynaklarını Afrika ülkeleriyle paylaşmaktadır. Tarihi bir temel üzerine inşa edilen Türkiye'nin Afrika politikası, ikili, bölgesel, kıtasal ve küresel düzeylerde siyasi, insani, ekonomik ve kültürel ilişkiler kurmayı içermektedir. Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi tarafından 1992 yılından bu yana düzenlenen “uluslararası genç diplomatlar eğitim programı”na bugüne kadar Afrika ülkelerinden yüzlerce diplomat katılmıştır. Sahra Altı Afrika (SSA) ülkeleri ile ilişkilerimizde birçok alanda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye'nin 1998 senesinde başlayan ve küresel sahnede giderek güçlenen aktör olan Afrika ile bağlarında yeni bir dönüm noktası haline gelen “African Initiative Policy” ismiyle de bilinen Afrika Açılımı Politikası ve Afrika'ya Açılım Eylem Planı süreci, özel önem arzeder. Ardından Türkiye'nin 2005 ve 2008 yıllarında sırasıyla Afrika Birliği'nin (AU) gözlemci üyesi ve stratejik ortağı olması yeni kilometretaşlarıdır. Hatırlarsak 2005 senesi de Afrika yılı olarak ilan edilmişti.
Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi 18-21 Ağustos 2008 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmişti. Sözkonusu zirvede, “Türkiye-Afrika İşbirliği İstanbul Deklarasyonu: Ortak Bir Gelecek için İşbirliği ve Dayanışma” ve “Türkiye-Afrika Ortaklığı için İşbirliği Çerçevesi” başlıklı belgeler kabul edilmişti. Bu çerçevede, hükümetlerarası işbirliği; ticaret ve yatırım; tarım, tarımsal ürünlerin ticareti, kırsal kalkınma, su kaynaklarının yönetimi, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler; sağlık; barış ve güvenlik; altyapı, enerji, ulaşım ve telekomünikasyon; kültür, turizm ve eğitim; medya, enformasyon ve iletişim teknolojisi ile çevre öncelikli işbirliği alanları olarak kararlaitırılmıştı. Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesi’nde kabul edilen işbirliği alanlarına dayalı bütüncül bir stratejinin oluşturulmasını teminen, Afrika Strateji Belgesi 26 Mart 2010 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak kabul edilmesi bir başka merhaledir.
Bu gelişmeler, Afrika politikasında kurucu bir rol oynayan bir Türkiye ile bu sürece daha da ivme kazanmıştır. O zamandan beri ticaret, yatırım, kültürel projeler, güvenlik ve askeri işbirliği, kalkınma projeleri gibi birçok alanda hızlı ve etki yaratan ilerleme kaydedilmiştir.
Başarıyla tamamlanan Afrika Açılım Politikası, 2013 senesinden itibaren yerini, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve insani yardım kuruluşları faaliyetlerini kapsayan bütüncül bir anlayışın ürünü niteliğindeki Afrika Ortaklık Politikası'na bırakmıştır. Türkiye 2013 yılı itibariyle, AfKB-Afrika Kalkınma Bankası’na üye oldu.
Ardından Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da düzenlenen İkinci Türkiye-Afrika Ortaklığı Zirvesi, “2015-2019 Ortak Uygulama Planı”yla ülkemizin Afrikalılarla birlikte gerçekleştirdiği çeşitli alanlardaki projelerin beş yıllık çizelgesi oluşturulmuştur. Bu bağlamda ticaret ve yatırım, barış ve güvenlik, eğitim ve kültür, gençlerin güçlendirilmesi ve teknoloji transferi, kırsal ekonomi ve tarım, enerji ve ulaştırma gibi alanlarda Afrika ülkelerinin öncelikleri çerçevesinde belirlenen projeler hayata geçirilmiştir. Afrika Birliği ve Afrika Kıtası ülkeleri ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklık temelli ilişkilerde yeni bir safhaya geçilmesi hedefiyle III. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi, “Birlikte Kalkınma ve Refah için Güçlendirilmiş Ortaklık” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.
Etkili güvenlik, istikrar ve refahı merkeze alarak bir stratejik işbirliği geliştirme yolunda Kıta ile Türkiye arasındaki çeşitli ilişkilerin güçlendirilmesinde hatırda kalıcı çalışma ve inisiyatiflere örmek olarak , 2015 yılındaki G20 Türkiye Dönem Başkanlığı sırasında ilk kez G20 Enerji Bakanları Toplantısı ve Sahra-Altı Afrika’da Enerjiye Erişim Konferansının Türkiye’de düzenlenmesi, 2017’de Antalya’da düzenlenen Türkiye-Afrika Tarım Bakanları I. Toplantısı ve Tarım İş Forumu” , 2018’de İstanbul'da düzenlen Türkiye- Afrika II. Ekonomi ve İş Forumu da sayılabilir. Afrika devletlerinin bağımsızlıklarını ve egemenliklerini kazanmaları ve Afrika’da sömürgeciliğe son verilmesi ilkeleri doğrultusunda kurumsal temelini 1963 yılında atmış olan kısa adı AfB olan Afrika Birliği Örgütü’nde, Gündem 2063,Türkiye ile stratejik ortaklığını güçlendirerek, Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkileri geliştirmeyi hedeflemekte olduğunun altını çizmesi bir başka önemli mihenk taşı. Bu çerçevede, Türkiye ve AfB, Afrika ülkelerinin kapsayıcı büyümesine ve sürdürülebilir kalkınmasına dayanan ortaklıklarını geliştirmek için rehber çerçeveler niteliğindeki Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planı olan Gündem 2063 ve BM 2030 “SDG-Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine” önem vermektedir.
Daha yakın bir gündemde veriere bakıldığında Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Anlaşması’nın 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girdiği senede ve pandeminin etkilerinin henüz geçmediği bir dönemde ,Türkiye olarak ,Afrika Kıtası ile 2003 yılında 5,4 milyar $ olan toplam ticaret hacmimiz 2021 yılında 34,5 milyar $'a yükselmiştir. Türk müteahhitlik firmalarının üstlendiği projelerin hacmi hızla büyüyerek Afrika Kıtası'nda 77,8 milyar dolara ulaşmış olmasını da hatırlamak gerekir. Tüm bunların yanısıra , Türkiye'nin Afrika ülkelerine ihracatının artırılmasına yönelik hamleleler ve temaslar sürerken İhracat bedellerinin daha hızlı ve güvenli şekilde transfer edilebilmesi için Afrika ülkelerinde Türk bankalarının şube veya temsilcilik açması, bankacılık işlemlerinin kolaylaştırılması için gerekli çalışmaların ilgili diğer kurumlarla yapılması konusunda da çeşitli adımlar atılmaktadır.
AFEX LANSMANDAN NOTLAR
Yazımın başında belirttiğim konferans izlenimlerimle ilgili haberler ve konuşmalardan ve dahi konuşmalarımdan satıraralarını basında çıkan haberlerden bulabilmek mümkün. Konferans ve lansmana dair bir kaç söz daha ederek tamamlamaya yaklaşalım sözümüzü.
Lansman esnasında Basın toplantısı ardından bilhassa ikinci oturumdaki sunumunda Türk-Afrika İş Adamları Derneği (TABA) Başkanı Fatih Akbulut, Afrika kıtasında 15 yıllık iş deneyimlerini paylaştı ve Afrika’da iş yapmanın dinamiklerine ve bazı kırılgan noktalarına dikkat çekecek ipuçlarına dair bilgiler sundu. Akbulut, Kasım ayında düzenlenecek AFEX 2024 öncesinde Türk iş insanlarına Afrika’daki potansiyel fırsatları anlatırken, Türkiye’nin Afrika ile stratejik iş birliklerini nasıl güçlendirebileceğine dair geniş spektrumlu bir vizyon ortaya koydu.Lansmanda bir diğer isim Uluslararası Yatırım Danışmanı ve Ekonomik Kalkınma Uzmanı, EABA-H.O.C Başkanı Dr. Yousri El-Sharkawi, bu seneki AFEX 24’ün TABA Başkanı Akbulut ile beraber bir diğer mimarı. İstanbul’da, büyük bir sergi, ikili toplantılar, yuvarlak masa toplantıları ve çalıştaylar arasında başlatılacak AFEX 2024’ün bu seneki versiyonu, TABA Türk-Afrika İşadamları Derneği ve El-Sharkawi ‘nin başkanı olduğu EABA yani Mısır-Afrika İşadamları Derneği’nin ortak himayesinde başlatıldı.
Mısır-Afrika İşadamları Derneği Başkanı Dr. Yousrey El-Şarkawi, konferansta yaptığı konuşmada, Türk ve uluslararası basın ve medya mensuplarına, bu işbirliğinden çok mutlu olduklarını, Türk ve Mısır özel sektörlerinin ortak çalışma, ticaret ve yatırımı genişletebildiğini, iki ülke arasındaki yakınlaşma halinin ve oluşan anlayışın, iki ülke liderlerinin ulaşmak istediği hedeflere ulaşmak için tüm kapasitelerimizi ortaya koymamız ve harekete geçirmemiz için en önemli motivasyon olduğunu, 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşma hayalinin zor olmadığını, 3 yıl içinde Afrika'da birlikte 150 milyar dolarlık bir hedefe ulaşmayı sabırsızlıkla beklediklerini, ekonomik başarı araçlarını taşıyan, aynı kaderi paylaşan ve aynı zorlukları birlikte göğüsleyen iki ülkede büyük bir özel sektörün temsilcisi olduklarını söyledi. El-Sharkawi, derneğin Afrika finans ve iş topluluğunun en önemli kuruluşlarından ve gruplarından biri haline geldiğini, Afrika kıtası dışındaki iş ortaklarıyla koordinasyon halinde yeni bir yaklaşım benimsediklerini , Türkiye'nin her zaman özel sektörüyle ortak Afrika çalışmalarını entegre etmek için işbirliği yapmayı hedefledikleri ülkelerin başında geldiğini, dernekte seçkin üyeleri ve çeşitli elit yatırımcı ve tüccar grupları olduğunu ve herkesin çıkarlarını sağlayacak şekilde işbirliği yapmaya hazır olduklarını, kıtanın fırsatlar kıtası olduğunu ve tüm bunlar için de varlığımız gerekli fikrini savunduğunu belirtti.
Dr.El Sharkawi HOC’un da başkanı. H.O.C Orta Doğu ve Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki en büyük, uzmanlaşmış ve kapsamlı danışmanlık firmalarından biri. Uzmanlardan ve çokuluslu danışmanlardan oluşan bir ekip aracılığıyla entegre danışmanlık hizmetleri sunmakta. Tüm farklı yatırım sektörlerine hizmet etmek için birçok alanda uzmanlkları bulunmakta: Bunlar arasında Gıda ve ikram, tıbbi, endüstriyel, yatırım tarımı ve gıda güvenliği projeleri, müteahhitlik, inşaat, gayrimenkul yatırımı, su işi, lojistik ve ulaştırma işi, eğitim ve öğretim sektörleri de bulunmakta. Oturum sunum sonunda Sharkawi’ye katılım ve teşekkür plaketii Akbulut tarafından takdim edildi. Geçtiğimiz yıl 49 ülkeden 1270 iş insanını bir araya getiren AFEX –Afrika İş Forumu ve Fuarı, bu yıl 11-12-13 Kasım tarihlerinde İstanbul – Pullman Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleşecek. Bu sene Franchise, Distribütörlük, stratejik sürdürülebilir ortaklıklar temasıyla düzenlenecek AFEX 2024, İstanbulda, Afrikada yatırım ve iş fırsatları arayan Afrikalı iş insanlarını ağırlayacak.
Lansman etkinliğinin detaylarını ve kişisel sözaldığım bölümleri yine GündemEkonometre’de yeralan şu linkte detayı ile bulabilirsiniz.
https://gundemekonometre.com/afex-2024-ile-yine-yeniden-afrika-acilimi-konfereansi-gerceklesti/4671/
AFEX-2024 lansmanında Çiğdem Yorgancıoğlu’nun ILE YINE, YENIDEN AFRIKA AÇILIMI (Yazarımız
Ekonomist Çiğdem Yorgancıoğlu, ‘AFEX-2024 ILE YINE, YENIDEN AFRIKA AÇILIMI KONFEREANSI’
izlenimlerini kamuoyuyla paylaştı
https://www.enerjigazetesi.ist/en/africa-reloaded-for-cigdem-yorgancioglu-with-afex-2024/
Zaman içinde gelişmelerden ve Çiğdem Yorgancıoğlu CLC360 EducAction Yine Yeniden Afrika Açılımı Kültür Eğitim Diplomasi İşGeliştirme kültürel Çeşitlilik Inovasyon ve Değerler Odaklı Liderlik -AFRICA programı hakkında bilgilendirmeye de devam edeceğiz .Chi Lange Challenge CLC360 EducAction AFRICA- KITAYI SÖMÜRMEDEN AFRİKA VE TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİREREK BÜYÜTMEK” modelinin Afrika’da yatırımcının Afrika coğrafyasında yatırımlarını yaparken projenin bir ayağını katma değeri yüksek sektörlerde Türkiye’ye yatırımların çekilmesine yönelik bir kurgu ile planlanması hedef ve bilişsel süreçleri de ilerleyen günlerde yine paylaşacağız diyelim.
Küreselleşmenin getirdiği refah artışından hem Türkiye’nin hem de Afrika için refahın adil paylaşımının nasıl sağlanacağı meselesine gösterilen duyarlılığın yapılandırılmasıdır esas olan. bölgesel açılım politikalarımıza parlak bir ivme kazandıracak Afrika Açılımı intradisipliner çok katmanlı birilkimli ve etkileşimli bir çalışmanın ürünü olacaktır. Küresel düzeyde gerilim ve kutuplaşmayı arttıran unsurları tetiklemeyecek hatta bunları önleyecek şekilde yapılandırılmış bilişsel ve davranışsal bir modele dayalı CLC 360 EducAction, bölgesel ekonomik entegrasyon girişimleri kurgularının tasarım odaklı düşünceye dayalı nasıl BM Medeniyetler İttifakı’ndaki öncü rolümüz sürdürülerek yarataılabileceğine yönelik fikirleri de bünyesinde barındırıyor.
Hepsi ve daha fazlası da yakında diyelim.
Güzel bir hafta olsun hepimiz için.
H.Çiğdem YORGANCIOĞLU
DÜNYA GEZGINI EKONOMIST STRATEJIST ÇIĞDEM YORGANCIOĞLU için AFRİKA’NIN ÖNEMİ
107 ülke gezmiş olan dünya gezgini ekonomist ,eğitmen, yazar enerji ve bilişim sözleşmeleri uzman ve adli bilir kişi ve bilgi güvenliği ,tedarik zinciri yönetimi başdenetçisi , işgüvenliği ve risk uzmanı, moderatör, konuşmacı, noter yeminli tercüman, lisanslı sporcu ,antrenör ve sporcu koçu, öğrenci koçu,mentor etnik dans koreograf performans sanatçısı ,Afrika sevdalısı Çiğdem Yorgancıoğlu etkinliğe katılan davetlilerden biri idi.
Kenya'dan Sudan'a, Güney Afrika'dan Mısır'a Libya'dan Tunus'a pek çok ülkede dünya gezisi programının yanısıra, Afrika dünyasında safari ve MIM CHI 360 Afrika kabile dansları performansları gerçekleştiren Çiğdem Yorgancıoğlu aynı zmaanda Afrika'daki Fil öksüz yurtları ziyaretleri , Chi Ci Talks Chi Kuna Matata Sohbetleri, Safari programlı doğumgünü kutlamaları,Kızıldeniz scuba dalışlar Afrika kabileleri ile söyleşileri ve kabile dans atölyeleri ile öne çıkmıştır.
TRT radyolarında Seyyah programında dünya gezgini konuk olarak haftalarca Afrika anılarını ve Afrika'da yaşam ,kültür, sanat,sağlık ekonomi bilişim, inovasyon,girişimcilik, iletişim dili , risk yönetimi etnik kültürler,siyaset ve dans tiyatrosu konularda yaklaşık 30 dakika Afrika ülkelerinin kültür ve iletişim dilinin hassasiyet inceliklerini risk odaklı ve tasarımcı düşünmeye uygun bir anlayışla anlatmıştır.
Bitti...
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
