beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


Çiğdem Yorgancıoğlu

facebook-paylas
Akılcı Barışı Savunmak 56 Sene Evvel Doğum Günümle Kaderime Yazılmıştı ! -1-
Tarih: 02-09-2024 15:17:00 Güncelleme: 02-09-2024 17:58:00



GİRİZGAH


Bugün 1 Eylül Saat 22:40 civarı olmuş,

 

Dünya Barış Günü'nde "klavyenin önüne acaba ne zaman otururum ve barışa yönelik zihnimden geçenleri ekrana yansıtırım" diyecektim ki bir şey oldu.

 

Hali hazırda saksı toprakları bakımı yaparken bir yandan kulak kesildiğim Kim Milyoner yarışması şimdi diye araya girdi. 


Benim gibi afro saçlı bonus kafa, çok dile meraklı zeki bir gence çıkan 100 bin Türk lirası değerindeki baraj sorusu idi bu.

Soru şöyle :

BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi hangi alanda neredeyse her sene ilk 10’da yer alır?

 

ABD,Rusya Çin,Fransa İngiltere’yi kastediyor. En çok silah satanlar cevabı çok manidar değil mi? Medeniyet ,gelişmişlik hayli traji-komik .

 

Bugün dünyanın 5 kıtasında şapkamın altında dünyayı gezerken Birleşmiş Milletler yan kuruluşları dahil olmak üzere BM’de(İsviçre) konuşmalar yapmış, Çin,Katar, ABD dahil olmak üzere ülkemizi barışa yönelik insiyatiflerde temsil etmiş ve çatışma çözümü ve barış eğitimleri üzerine eğitimler vermiş fahri barış elçisi şapkamı giyerek üzerinde çalıştığım eğitim ,etik, dans, çevre enerji ve iklim politikaları alanları üzerinden irdeleyeceğim dünya barışını.


Bilirsiniz barış konuşmalarım esnasında doğru yönetilen bir nükleer enerjiye değil ama nükleer silahlara da karşıyım diye nükleer konusuna da değinen ve “CHI CI NUCLEAR YING YANG and NO PITY” (NPT’YE atıfla) adını verdiğim konuşmalarım esnasında hep bir noktaya dikkat çeker ve konuşmama şu sözleri eklerim .

 


“Ben Çiğdem Yorgancıoğlu CLC 360 Chi Lange Challenge EducAction kurucu eğitmeni. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine Dair Anlaşma (NPT)'yi bilir misiniz. Bilmeyenler ya da niteliğini bilmeyenler için, nükleer silahların yayılmasını önlemek, nükleer enerjinin barışçıl kullanımlarında iş birliğini teşvik etmek ve nükleer silahsızlanma ve genel ve tam silahsızlanma hedefini ilerletmek için küresel çabaların merkezinde yer almakta olan NPT. İşte ben bu anlaşmanın Londra’da imzalandığı gün doğdum.

 

Bu kuruluş kendi döneminde nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanırken, nükleer silahların yayılmasını önlemeye ve nihayetinde ortadan kaldırılmasını sağlamaya yönelik uluslararası çabaların temel taşını oluşturması bakımından küresel kolektif hafızaya yer etmiş bir kuruluştur.” 

 


Pipes of Peace şarkılarıyla büyüdüm,  Afrika'daki açlığa ve kıtlığa karşı düzenlenen  Live Aid, Global Aid, İrlandalı şarkıcı, söz yazarı, aktör ve politik eylemci ,1986 Britanya’nın fahri şövalye komutanı, Bob Geldof iyilik konserleri dediğimde hafızalarınız tazelenecektir.

 

Dünya Barışına Küresel ve Tarihsel Genel Bakış
Tarihsel sürece baktığımızda, dünya barışı kavramı farklı formlarda olmak üzere asırlardır insanlığın sürekli bir arayışı olmuştur. Dünya barışının tarihi, uluslar arasında barışçıl bir arada yaşamayı amaçlayan çeşitli medeniyetlere ve imparatorluklara kadar uzanmaktadır. Uyum ve denge felsefesini öne çıkaran antik Yunanlılardan, özgürlük ve eşitlik ideallerini benimseyen Aydınlanma Çağına kadar, küresel barış arayışı birçok tarihi olayın arkasındaki itici güç olmuştur.


Yazıldığı dönemden günümüze adeta bir kült edebi sanat yapıtı olarak kabul gören “Savaş ve Barış” (1869)’ın eser sahibi Leo Tolstoy, bir Rus yazardı. Barış sözü açılınca ilk bahsedileceklerden olan tüm zamanların en büyük yazarlarından biri olarak kabul edilen bir sanatçı ve düşünürü tanımayanız ya da ismini hiç duymadık diyenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez sanırım.

 

1870'lerde Tolstoy, kurgusal olmayan , dinî sansür nedeniyle ilk kez 1884’te Cenevre’de basılan eseri İtirafta genel hatlarıyla açıkladığı gibi, derin bir ahlaki kriz yaşadı ve ardından eşit derecede derin bir ruhsal uyanış olarak gördüğü şey geldi. kendi deyimiyle “ikinci doğumu” idi bu. İsa'nın etik öğretilerinin tam anlamıyla yorumlanması, şiddet içermeyen felsefesinin yaratılmasına yol açtı. Şöyle dedi: "Ne şiddete karşı mücadele eden ne de şiddete katılanlar, köleleştirilemezler. Soyulabilirler, hareket etmeleri engellenebilir, yaralanabilir veya öldürülebilirler, ancak köleleştirilemezler: yani, kendi makul iradelerine aykırı hareket etmeye zorlanamazlar.
Tolstoy, Mahatma Gandhi, Martin Luther King, Jr. ve James Bevel gibi şiddet içermeyen direniş hareketleri ve Nelson Mandela'nın siyasi stratejileri üzerinde derin bir etkiye sahipti.


Özellikle yazıları Gandhi üzerinde kayda değer bir etki bıraktı; Tarişhi kaynak ve araştırmalara bakıldığında Gandhi, Tolstoy'un Kasım 1910'daki ölümüne kadar bir yıl boyunca yazarla yazışmış ve Tolstoy'un çağın yetiştirdiği en büyük şiddetsizlik havarisi olarak betimlemiş.


Tarih boyunca sayısız çabaya rağmen, küresel ölçekte kalıcı bir barışa ulaşmak, bizi hala aşan zorlu bir meydan okuma olmayı sürdürmekte. Geride bıraktığımız 20. yüzyılın başlarında, I. ve II. Dünya Savaşları dünyaya o zamanlara kadar eşi benzeri görülmemiş bir yıkım ve acı getirdi ve Milletler Cemiyeti'nin ve daha sonra Birleşmiş Milletler'in kurulmasının önünü açtı. Bu mezkur uluslararası örgütler, gelecekteki çatışmaları önlemek ve diplomasi, iş birliği ve karşılıklı anlayış yoluyla barışı teşvik etmek amacıyla kuruldu. Dünya güçleri arasındaki büyük savaşları önlemede önemli ilerleme kaydetmiş olsalar da, bölgesel ve yerel düzeydeki çatışmalar devam etti ve barışı korumaya yönelik tek tip bir yaklaşımın sınırları daha görünür hale geldi .Bu örgütler de yetmiyordu .


Dünya barışı tarihindeki kilit figürlerden biri, şiddet içermeyen direniş felsefesiyle dünya çapında sayısız toplumsal adalet ve siyasi değişim hareketine ilham veren ve aldığı ilhamda Tolstoy’un da etkisi olduğunu dile getiren Mahatma Gandhi'dir. Gandhi'nin gerçeğin, sevginin ve şiddetsizliğin kalıcı barışı sağlama gücüne olan inancı, günümüzde bile birçok barış aktivisti için yol gösterici bir ilke olmaya devam etmektedir. Etkisi, kolektif hafızalarımızda derin izler bırakan Martin Luther King Jr. liderliğindeki Amerika Birleşik Devletleri'nin sivil haklar hareketinde, Nelson Mandela ( Jacob Zuma Nelson Mandela) liderliğindeki Güney Afrika'daki apartheid karşıtı mücadelede ve Berlin Duvarı'nı yıkan Doğu Avrupa'daki barışçıl devrimde görülebilir.

 

Daha yakın dönemlere gelirsek, Dünya barışı alanındaki bir diğer etkili figür ise eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'dır. Annan, 1997'den 2006'ya kadar görev yaptığı süre boyunca, küresel ölçekte çatışma çözümü, insan hakları ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için kararlı ve hummalı bir şekilde çalıştı. Afrika, Orta Doğu ve Balkanlar'daki çatışmaları önleme ve çözme çabaları ona 2001'de Nobel Barış Ödülü'nü kazandırdı. 


Annan'ın mirası, liderlere ve aktivistlere herkes için daha barışçıl ve adil bir dünya için çalışmaları konusunda ilham vermeye devam etmesi bakımından tarihe iz bıraktı. Kıbrıs Rum Devleti ile Kıbrıs Türk Devleti'nin eşit yetkilere sahip olduğu vurgulanan plan her ne kadar hayata geçebilecek bir zemine kavuşmasa da barışa katkısı bakımından unutulmayacaklardan. Tabi bu nevi barış planlarını hayata geçmemesindeki gerekçeler özelinde meseleye bakınca bunun bir niyet ve samimiyetle ilgili olduğu konusu gündeme yeniden gelmekte. Bir tarafın barış harekatı dediği bir hak mücadelesine diğer taraf işgalci olarak isim verirse burada barışın tesisi zorlaşıyor .Bugün ironik aslında tam da dünya barış gününde Netflix'te yayımlanacak Türk askerini taraflı bir şekilde gerçeği çarpıtarak işgalci gibi göstermeye çalışan Famagusta dizisi gündemin sıcakkonularından biri idi. Kara propaganda film hususu bir kez daha gündeme yerleşti. 


Esasen MEGA TV’de yayımlanan ve 1974 dönemini taraflı ele alan bu dizi, “gerçeği saptırarak aktardığı” ve “düşmanlık aşıladığı” gerekçesiyle Haziran ayında da tepki yaratmıştı. Bu arada dünya barışı hususunda bir hatırlatma daha yapmakta fayda var.Bu kara propaganda söylemini üste çıkaran dizinin nerede yayımlanacağı konusu. Yayımlanmasından bahsettiğimiz mecra Netflix bir Dijital yayın platformu yani geleceğin barışı da sıcak ya da soğuk savaşları da artık dijitalleşiyor, daha da dönüşüyor.

 

İlaveten bu konuda şunun da altı çizilmeldir ki küresel barış için ülkelerin geçmişten gelen meselelere dair taraflı anlatımları ve söylemlerinin,  tek taraflı milliyetçi hamaseti ile sanat eserlerine ya da konuya yönelik üretilmiş içeriklere yansımaması için de kapsayıcı eğitimin ve evrensel etik değerler bütününün kuşatılcıığı önemlidir. Toplumları bundan sonrası barışçıl ,evrensel ve aynı zamanda vatransever şekilde dünyaya hazırlamanın yolu geçmiş üzerinden nefreti büyütmek olmamalıdır. 


Tarih anlatı ve söylemlerinde dil kalıplarının barışçıl okumalara ihtiyaç vardır. Bu savaş ve barış ikilemindeki insanın ve ülkelerin doğasında var mıdır? meselesi ayrıca bir konudur. Barışın tesis edilememesinin dünyada açtığı iyileşmesi zor yaralar açısından bakılınca; haklı ve adil mücadeleri bir yanda tutarak , barışı tesis etmenin Dünya için acil ve gerekli olduğu ve bunun insan tabiatındaki hallerin içinnde daha görünür hale gelmesi için kürsel çapta hepimize bir iyi niyetli sorumluluk düştüğü muhakkaktır.


Liderler özelinde daha bölgesel çapta isimlere bakacak olursak Burma'nın muhalif siyasi lideri ve Ulusal Demokrasi Birliği'nin (NLD) başkanı Aung San Suu Kyi ‘den bahsedebiliriz. 1988'de, General Ne Win'in istifa etmesinin ardından demokrasi ve reform çağrısında bulunarak kitlesel bir mitingde yarım milyon kişiye hitap etti. Askeri cunta kontrolü ele geçirdiğinde, insan hakları ve eşitlik için mücadele etmeye devam etti. Askeri cunta genel seçimlerden önce onu ev hapsinde tutmasaydı ve daha sonra seçim sonuçlarını geçersiz kılmasaydı, 1990'da yeni Burma lideri olacaktı. 1991'de Aung San Suu Kyi, sürekli çabaları ve barışçıl yollarla demokrasi, insan hakları ve etnik uzlaşma elde etmek için çabalayan dünyanın dört bir yanındaki birçok insana desteğini göstermesi nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. Kyi'nin temel inançları, hem Mahatma Gandhi'nin hem de daha spesifik olarak Budist ilkelerinin etkisi altında şiddetsizlik ve hukukun üstünlüğüne dayanmaktadır. 


Burma’s Iron Butterfly -Burma'nın Demir Kelebeği şöyle demiştir: Özgürlük, adalet ve diğer sosyal ve politik haklar gibi demokrasi de verilen bir şey değildir, cesaret, kararlılık ve fedakarlık yoluyla kazanılır. Tegla Laroupe, ise Afrika coğrafyasından bir barış elçisinin ismi. Kenyalı uzun mesafe koşucusu ve yol koşucusudur ve Tegla Loroupe Barış Vakfı aracılığıyla barış, insan hakları ve eğitim için aktif olarak savunuculuk yapmaktadır.Loroupe, 1994 yılında New York Maratonu'nu kazanan ilk Afrikalı kadın oldu.


Sonuç olarak, dünyanın dört bir yanındaki birçok kadına ve genç Afrikalıya, dünyanın en güçlü ve başarılı erkek koşucularının çoğuna karşı koşan bir kadın şampiyon olarak ilham verdi. Yarışmayı 1995'te ve daha sonra Londra, Boston, Rotterdam, Hong Kong, Berlin, Roma ve diğer birçok şehirde tekrar kazandı. Bugüne kadar 20, 25 ve 30 kilometrelik dünya rekorlarını elinde tutması ile ayrıca önem kazandı.Loroupe, 2003 yılında misyonu dünyadaki çatışmalardan ve iç çatışmalardan etkilenen ve bunlara karşı savunmasız olan yoksul insanların barış inşasını, geçim kaynaklarını ve dayanıklılığını iyileştirmek olan Tegla Loroupe Barış Vakfı'nı kurdu. Aynı zamanda, Sporla Barış adlı yıllık bir Barış Maratonları serisinin yaratılması geldi.

 

Bu seride başkanlar, başbakanlar, büyükelçiler ve hükümet yetkilileri, savaşçılar ve göçebe gruplarla birlikte memleketi Kenya'da, Uganda'da ve Sudan'da, savaşan kabilelerden gelen baskıncı savaşçıların istila ettiği bir bölgeye barış getirmek için koşuyorlar. Yarışlar önemli ve anlamlı bir atletik etkinlik haline geldi ve Afrika kabileleri arasında barışı teşvik etme çabaları ve başarıları 2010 yılında Kenya Hükümeti tarafından takdir edildi. Dahası, Loroupe ayrıca Kenya'nın kuzeybatı yüksek dağ kasabası Kapenguria'da bölgedeki çocuklar için bir okul (Tegla Loroupe Barış Akademisi) ve yetimhane kurdu.


Bütün dünyada ırkçılığa karşı mücadelenin simgesi haline gelen Dünya liderleri konusunda bahsi açmışken Irkçı rejim tarafından 27 yıl hapiste tutulan, yine bu Irkçı Apartheid rejimi tarafından yönetilen Güney Afrika'nın ilk siyah avukatı olan, aynı zamanda seçimle iktidara gelen ilk Güney Afrika Başkanı Nelson Mandela’ya tekrar dönersek bütün bu şahısların barışçıl bir savaşçı olduklarını da unutmamak gerek. Barışçı olmak pasif bir eylem değildir. Barış , adalet ve barışın olmadığı yerde ancak mücadele sonucu tesis edilmeye uygun hale gelir. Bütün dünyada ırkçılığa karşı mücadelenin simgesi olmak, adalet ve barışın tesisi konusunda mücadeleci savaşçı olmak anlamına gelir.


Bu ve diğer çabalara rağmen dünya, milyonlarca insanın barışını ve güvenliğini tehdit eden silahlı çatışmalar, terörizm ve insan hakları ihlalleriyle boğuşmaya devam ediyor. Otoriter rejimlerin, milliyetçi hareketlerin ve aşırı ideolojilerin, terörün,enerji savaşlarının yükselişi, dünya barışı arayışını daha da karmaşık hale getirerek, şiddet ve çatışmanın temel nedenlerine yenilikçi ve etkili çözümler bulmayı her zamankinden daha acil hale getirdi.

 

Dünya barışının geleceğine baktığımızda, uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu karmaşık zorlukları ele almak için çok yönlü intra-displiner bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğu açıktır. Buna uluslararası kurumları güçlendirmek, çatışan taraflar arasında diyalog ve makul akılcı uzlaşmayı teşvik etmek, yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik gibi çatışmanın temel nedenlerini samimiyetle ele almak ve yerel toplulukların hayatlarını etkileyen karar alma süreçlerine katılmalarını sağlamak dahildir. 


Eğitime, sağlık hizmetlerine ve sürdürülebilir kalkınmaya yatırım yaparak, gelecek nesiller için daha barışçıl ve müreffeh bir dünya yaratabiliriz. Günümüzde bu son derece Polyanacı ,naif ,safdilli ya da anakronik bir yaklaşım diye düşünebilirisniz fakat öyle değil burada Yaratılığa ve verimliliğe alan yaratan, tasarım odaklı Zihinsel soykırımdan uzak , ezbersiz bir eğitim yaklaşımı olan ve MIM CHI 360 programı ile birlikte çalışan Cigdem Yorgancioglu CLC360 Eğitim modeli yaklaşımı ile bunun eğitime nasıl yansıdığına bakalım diyorum.

 

Yaratıcılığa ve verimliliğe alan yaratan, tasarım odaklı Zihinsel soykırımdan uzak , anakronik olmayan objektif , yargısız tarihsel sorun analizi, mantıksal muhakeme,felsefi sorgulama ve muhakeme,felsefi düşünce ortaya koyma, eleştirel sosyolojik düşünme, gibi sosyal bilim alan becerilerinin bilimin ışığında yol almasına destek sağlayan ezbersiz destekleyici yaş sınırı olmayan ve her yaş için farklı tema ve unsurlarla özgülenebilen yaşam boyu süren, bilişsel davranışsal ve fiziksel kapasi,tesini sürekli geliştiren zinde ve çevik, etik insanı sürekli bir eğitim bu CLC 360 EducAction.


CLC 360 EducAction Temelli Zinde Çevik Etik Eğitim Özelinde Dünya Barışına Bakış Kapsayıcı, kaliteli eğitim, bireyler ve toplumlar arasında anlayışı, hoşgörüyü ,çatışmayı önleyici,öfke ve nefreti caydırıcığıyla barışçıl şekilde bir arada yaşamayı teşvik eder. Dahası, eğitim, eleştirel düşünmeyi teşvik ederek, açık diyaloğu destekleyerek ve ekonomik büyüme fırsatları yaratarak çatışma olasılığını azaltma potansiyeline sahiptir. İşte bunlar küresel barışın ayak sesleridir. Çatışmalardan etkilenenler de dahil olmak üzere düşük gelirli ülkelerde belli bir deneyime sahip olan dünya, daha barışçıl toplumlar yaratmada eğitimin rolünü acilen kabul etmeli ve eğitim sistemlerine desteğini büyük ölçüde artırmalıdır.


Mademki Dünya barışı arayışı, tarih boyunca çatışma, savaş ve şiddetin pençesinde olan insanlık için asırlarca süren b,ir hedef ve bunun önünde engeller var o zaman aşmak için yöntemler de vardır .Dünya barışının teşvikine önemli ölçüde katkıda bulunabilen, genellikle hafife alınan bir faktördür eğitim.CLC 360 EducActiontemelli intradisipliner, ezbersiz,objektif ve bilime dayalı tasarım odaklı yaratıclılığı teşvik eden kapsamlı eğitimdir odak alanımız ve eğitimden kastımız. Eğitim, bireyleri, toplumları ve genel olarak dünyayı dönüştürme gücüne sahiptir, çeşitli insanlar arasında anlayışı, empatiyi ve iş birliğini teşvik eder.


Yazımın bu bölümünde , iyi eğitimin dünya barışı üzerindeki etkilerini, tarihsel bağlamını, kilit figürlerini, etkili kişileri, bakış açılarını ve potansiyel gelecekteki gelişmelerden kısa bir özet geçeyim. Eğitim, uzun zamandır temel bir insan hakkı olarak kabul edilmiştir ve bireysel güçlenme ve toplumsal ilerleme için elzemdir. Eğitim ve barış arasındaki bağlantı, filozofların ve akademisyenlerin uyumlu toplumlar inşa etmede bilgi, bilgelik ve ahlaki değerlerin önemini vurguladığı eski medeniyetlere kadar uzanmaktadır.

 

Daha yakın tarihte, Mahatma Gandhi, Martin Luther King Jr., Nelson Mandela ve Malala Yousafzai gibi vizyon sahibi liderler, eğitimi barışı, adaleti ve insan haklarını teşvik etmek için önemli bir araç olarak savundular.Bu etkili şahsiyetler, baskı, ayrımcılık ve şiddetin üstesinden gelmede eğitimin dönüştürücü gücünü göstermiştir. Şiddetsizlik ve medeni itaatsizlik felsefesiyle bilinen Mahatma Gandhi, eğitimin ahlaki ve etik değerleri geliştirmek, empati ve şefkati teşvik etmek ve ayrılıkları aşan köprüler kurmak için elzem olduğuna inanıyordu.

 

Amerikan sivil hakları hareketinin önde gelen isimlerinden Martin Luther King Jr., ırkçılığa, önyargıya ve eşitsizliğe meydan okumada, herkes için sosyal adaleti ve eşitliği teşvik etmede eğitimin rolünü kabul etti. Apartheid sonrası Güney Afrika'da barış ve uzlaşmanın sembolü olan Nelson Mandela, yaraları iyileştirmenin, birliği teşvik etmenin ve ortak bir ulusal kimlik duygusunu beslemenin bir yolu olarak eğitimi önceliklendirdi.


Daha yakın zamanlarda, Pakistanlı bir eğitim aktivisti ve Nobel Barış Ödülü sahibi olan Malala Yousafzai, kız çocuklarının eğitimi için küresel bir savunucu haline geldi ve eğitimin marjinal toplulukları güçlendirme, cinsiyet eşitliğini teşvik etme ve dayanıklı toplumlar inşa etme üzerindeki dönüştürücü etkisini vurguladı. Konuya yeterli derece odaklanınca , eğitimin yalnızca bilgi ve beceri edinme aracı olmakla sınırlı kalmayıp , aynı zamanda barışçıl ve kapsayıcı toplumlar inşa etmek için gerekli olan hoşgörü, saygı ve anlayış gibi değerleri teşvik etmek için bir katalizör olduğunu göstermiştir.


İyi eğitimin dünya barışı üzerindeki etkileri çok yönlüdür ve sosyal, ekonomik, politik ve kültürel boyutları kapsar. Eğitim, eleştirel düşünmeyi, yaratıcılığı ve yenilikçiliği teşvik ederek bireyleri önyargılara, klişelere ve ayrımcılığa meydan okumaya teşvik edebilir. Ayrıca kültürlerarası diyaloğu, karşılıklı anlayışı ve çatışma çözümünü teşvik ederek bölünmeleri ortadan kaldırabilir ve çeşitli topluluklar arasında güven oluşturabilir.

 

Dahası, eğitim yoksulluğun azaltılmasına, ekonomik kalkınmaya ve sosyal uyuma katkıda bulunabilir, çatışmanın temel nedenlerini ele alabilir ve sürdürülebilir barışı teşvik edebilir. Ancak, potansiyel faydalarına rağmen, eğitim aynı zamanda bölücü amaçlar için manipüle edilebilir ve kötüye kullanılabilir, eşitsizlikleri, dışlamaları ve adaletsizlikleri sürdürebilir. Bazı bağlamlarda eğitim, nefret söylemini, aşırılığı ve şiddeti yaymak, çatışmaları körüklemek ve topluluklar arasındaki bölünmeleri derinleştirmek için kullanılmıştır. Eğitimin kapsayıcı, eşitlikçi ve kaliteli olmasını, barış, hoşgörü ve işbirliği değerlerini teşvik ederken nefret, bağnazlık ve aşırılık anlatılarına karşı çıkmasını sağlamak çok önemlidir.

 

Özetle , iyi eğitimin dünya barışı üzerindeki etkileri derin ve geniş kapsamlıdır ve insanlığın ve gezegenin geleceğini şekillendirir. Eğitime yatırım yaparak, bireyleri, toplulukları ve ulusları gelecek nesiller için daha adil, barışçıl ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmeleri için güçlendirebiliriz. Birbirine bağlı dünyamızın karmaşıklıklarında gezinirken, geçmişin bilgeliğine kulak verelim, günümüzün zorluklarını kucaklayalım ve küresel barış için eğitimin dönüştürücü gücüyle yönlendirilen ortak bir gelecek hayal edelim.

 

Devam edecek... 

 



Bu yazı 3580 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI