beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
İFTAR VE DAVET
Tarih: 06-03-2026 14:41:00 Güncelleme: 06-03-2026 14:41:00


 

Günlerdir, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Meclis’te verdiği iftarın mönüsü konuşuluyor…

 

Her olayda olduğu gibi, bizim aklı halâ 1950li yılların faşistleri ve kökten dincileri tarafından halk zihnine ‘Sosyalizm’i karalama amaçlı sokulan, ‘Solcular yıkanmaz, kitapsızdır, hem sonra aç kalırsın, seni soğan ekmeğe muhtaç ederler, zira başka şey yemezler’ tanımlamasının bir alt başlığı olarak; ‘Halk antrikot yiyor mu bir ona bakmak lazım’ kafasındalar…

 

Haliyle işin özünü ve doğrusunu  yazmak da bana düşüyor…

 

***************************

 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un  daveti, adı üstünde; ‘Davet’, yani ‘İftar Daveti’, yani ister TBMM Başkanlık ödeneğinden çıksın ki, bu tüm makamlar için geçerlidir, hemen her makamın bir ödeneği vardır; ister Kurtulmuş cebinden versin; misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak ister…

 

Gerçekten gerek gastronomi uzmanlığı, gerekse gazetecilik döneminde abartısız bine yakın iftar davetine katılmışımdır;  bir kere nereye giderseniz gidin; ‘İftariye Tabağı’, gün boyu aç kalındığı ve metabolik kaybı tamamlamak için, zengin olur; ara sıcak da olur; ana yemek de imkanlar dahilinde iyi olur…

 

Ama dedim ya; bizim aklı halâ 1950li yılların faşistleri ve kökten dincileri tarafından halk zihnine ‘Sosyalizm’i karalama amaçlı sokulan, ‘Solcular yıkanmaz, kitapsızdır, hem sonra aç kalırsın, seni soğan ekmeğe muhtaç ederler, zira başka şey yemezler’ tanımından öteye gidemeyenler; boncuk bulmuşlar gibi, veryansın ediyorlar…

 

Yine bizim aklı halâ 1950li yılların faşistleri ve kökten dincileri tarafından halk zihnine ‘Sosyalizm’i karalama amaçlı sokulan, ‘Solcular yıkanmaz, kitapsızdır, hem sonra aç kalırsın, seni soğan ekmeğe muhtaç ederler, zira başka şey yemezler’ solcuları; maalesef aydın cahil de oldukları için, ‘Keşkek yatağında antrikot’ ve ‘Vişne soslu fırın güllüç’a takmışlar; vay efendim bu ne biçim bir mönüymüş, sorsan kekeği de bilmedikleri için, bu esasen post-modern gastronomik tanımlamaları; garip karşılıyorlar…

 

**************************

Halkın büyük kısmının dar gelirli olduğu, gıda alım gücünün zayıf olduğunu söylemek başka; milletvekilleri Meclis’te lüks iftar yapmışlar başka…

 

İnanın, kimi kesim de,  mütevazı bir iftar olsaydı; ‘Yuh! Hem vekiller, hem cimriler, o kadar maaş alıyorlar; yemesini bilmiyorlar, o maaşı ben alcam; ohooooooohoooh; neler yerim iftarda’ diyecek halk kesimi de çok…

 

Yani et de olsa, ‘Keşkek Yatağında’ sıfatı aldı mı başına öyle çok lüks olmuyor; bir not; bu tanım; Klasik Fransızca’da, ‘Üst’ ile ‘Yatak’ kelimelerinin eşsesli olmasından kaynaklı, son 20 yılda bazı Fansız Mutfağı ustalarından yanlış çeviri ile ‘Üstünde’ diyeceklerine; ‘Yatağında’ denmiş, öyle de kalmış…

 

***************************

 

TBMM Lokantası’nın çok ucuz tarifeli olmasının eleştirisi, ne kadar haklıysa; Meclis’tei verilen iftarın mükellefliğini dile getirmek de o derece yanlış. Siz de en kıt kanaat geçinnelerden de olsanız; evinize misafir geleceği zaman, hele de iftara geleceği zaman, özenirsiniz…

 

Bu kafayla muhalefet yapmak; aydtın ve çağdaş kesime de hiçbir şey kazandırmaz. Halkçı ve sol kesim ne zaman, post-mdern,  elitist bir çağdaşlığa ulaşırsa; o zaman başarılı olacaktır  siyasette; yoksa ‘Dağdaki Çoban da eşit, ben de, milletvekili de, akademisyen de, nalbur da eşit’, Tanrısal bir eşillik olabilse de, bilimsel, sosyolojik ya da literatürel bir gerçekçiliği yoktur…

 

Bu arada, ‘Davet’ kelimesi de, ‘Event’, yani Laince ‘Avvantiono’; ‘Bolluk, ücretsiz  çokluk’ anlamından türemiştir…

 

***************************

TBMM Başkanlığı’nca, her yıl 23 Nisan’da düzenlenen resepsiyona da defalarca katıldım; e oradaki mönü daha akıllara zarardır; azıcık anlatayım:

 

Bir kere her türlü alkollü-alkolsüz içecek servisi yapılır; hem de her biri için en şık bardaklarda…

 

Soğuk büfesinde en az 20 çeşit meze, 10-15 çeşit şakrüteri ürünleri; en az 10 çeşit salata malzemesi, en az 10 çeşit tatlı; en az 5 çeşit meyve; sıckalarda ise bazen sadece sınırsız döner, tavuk şiş pilav; bazen de en az 8 çeşit et, tavuk, rosto, ara sıcak tarzı yiyecek…

 

Bunu yazanı hiç gördünüz mü?

 

Ama yok, bu bizim 1950 solcuları da takiye yapacaklar ya; ‘İftar’ dipnotu ile güya hlktan yana imaj çizecekler…

 

Takiyeye gerek yok, yani takiyeyi dinci yapınca fena da, siz yapıncı mı makul ya da  legâl; tabii ki hayır…

 

***************************

Madem, ‘Boyalı Basın’a karşısınız; o zaman siz de halkın ‘Boyalı’sı olmayın…

 

Bari siz samimi olun, azıcık da yeni sola evrilin…

 

 

 



Bu yazı 1979 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI