beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
ÇAĞDAŞ MÜZİĞİN İKİ DEHASI
Tarih: 22-02-2026 10:52:00 Güncelleme: 22-02-2026 10:54:00



Ulu Önder Gazi Mustafa Kemâl Atatürk'ün, 'Herşey olabilirsiniz, lâkin sanatçı olamazsınız' sözü ne ehemietli bi vecizdir tıpkı diğer vecizeeri gibi...

 

 

Gerçekten 'Sanatçı' olan insanar, hakikaten 'Deha'dır, tıbbi bir olaydır onların beyni; sesleri algılamaları, duymaları, yorumlamaları, yaratıcılıkları...

 

'Sanatı, hakkaten sanat için' yaparlar, hurafeler, bağnazlıklar, yasaklar engel olmaz onlara ki, bilim zaten kabul etemz; sanat ise bilimin gıdası olduğu için; hiç kabul etmezler sanatla uğraşanlar, hele de müzkle uğraşanlar...

 

'Yedinin çoklu sonsuz kombinasyonu'dur müzik ya, bu artı sonsuz evrende; sonsuz özgürlüğe sahiptirler, bu üzden de cesurdurlar...

 

***************************

 

 

İki isme dikkat çekeceğim bugün; biri bizden ve ne  yazık ki en verimli çağında aramızdan ayrılmış bir isim,  biri ise; dünyanın gelmiş geçmiş en kalabalık orkestrasına sahıp, dünyanın konserleri alanında en kalabalık izleyici kitlesne ulaşmış, müthiş bir Hollandalı...

 

 

Bizimkisi Esin Engin, diğeri ise André Rieu...

 

******************

Gazetecilik döneminde, çeşitli vesilelerle aklınıza gelebilecek ve 'Ünlü' olarak nitelendirebileceğimiz aklınıza gelecek hemen hemen birçok ünlü ile tanışma, röportaj yapma şansı yakaladım...

 

Biriktirdiğim anılarımdandır...

 

Bazılarını ise, Ankara'ta tanımıştım ama çocukken...

 

70li yıllarda Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde öğrenci olan teyzemin, öğrenci evindeki ev arkadaşlarından biri, ünül bir seslendirme sanatçısı ve tiyatrocunun o zamanlar sevgilisi, sonra da nişanlısı ve eşi olan Günnur idi. Sömestrlerde ve yaz tatillerinde sık sık 'Pakum' teyzemi ziyarete gittiğm için, o sayede de o dönemn özellikle TRT sanatçıları ya da Ankara Sanat Tiyatrosu Sanatçılarını da yakından tanıma şansı yakalamıştım. Tabii ki ışıklarla uyusun Mümtaz Sevinç vesileydi buna ama, özellikle Esin Engin; küçük yaşta olmama rağmen bnde z bırakan bri olmuştu. İlk karşılaşmamızda, müziğe olan ilgmi keşfetmiş, hâtta ailemden izin alarak, beni içinde özel piyansu da bulunan bir stodyada arkadaları ile tanıştırmış, altı sese kadar çözümleme yapabilen müzik kulağımı ilk keşfedenlerden biri olmuştu...

 

Yarı zamanlı  konservatuara girene kadar da nadiren de olsa irtibatımız sürdü ve ortaokul müzik öğretmenim Naci Özkan ile de tanıştıkları için, bir bakıma konservatuara kabul edilmeme de en büyük vesileleren biri olmuştu...
 

Bu denel de onu anlatmak, onu anmak; bir yerde vefa borcudur da...

 

**************************

 

Yukarıda da yazdığım üzere sanatı gerçek anlamda sanat için yapan birisiydi...

 

Yüzlerce diziye, gilme müzik yaptı; Geleneksel Türk Hak ve Folk Müzği ile batı tarzı müziği  harmanlayarak icra eden ve bu alanda  başarı yakalayan belki de tek isimdir, sonraları ise resmen taklittir ya da öğrencileridir...

 

Sayısız snatçının yetişmesine önayak oldu, yüzlerce yapıtın müzik direktörlüğnü yaptı; çok sayıda 45'lik ve Long Play'a imza attı...

 

Muhteşem bir sesi, disikonu vardı, yakışıklıydı; en az 40 enstrumanı, virtiyöz derecesinde çalardı. Hâtta, temsile a da  konsere gittiği 50'den fazla ülkenin halk ya da folk çalgılarını, yani yerel enstrumanlarını da eline alır almaz çalardı ve muhteşem de bir ensturaman koleksiyonu vardı. 

 

Türkiye'de halen, sahip olduğu 100'e yakın milli ya da yabancı enstrimanların tamamını icra edebile başka bir anatçı yok. 

 

İsteseydi; şimdiki iğrenç örneklerde olduğu gibi,  magazin dünyasının bir numaralı playboyu olurdu...

 

Ama olmadı, sadece sanatı seçti, ne ne idüğü belirsiz ve gazetecilik mesleğinin utanç vesileleri magazin muhabirlerine, ne de magazin sayfalarının kapkara haykıran puntolarına malzeme olmadı...

 

Öyle uluslararası bir sanatçıydı ki, yıllarca artistik buz patein yarışmlarında; gerek tek kadılar; gerekse de buz dansında; fonda onlarca kez Esin Engin müzikleri çaldı...

 

Kan Kanseri'ne yakalandı, iki seneye yakın tedavi gördü, en acılı kemoterapi seanslarında dahi, elinde porte defteri beste yazdı, seans sonrası bitkin bir halde piyinosunun başına geçti...

 

1930 ve 1950 yılları arasında moda olan Geleneksel Türk Tangoları'nı; Secaatin Tanyeri ve Esin Engin'dne güzel yorumlayabilen bir başka sanatçı daha olmadığı, tüm müzik ve sanat otoritelerinin birleştiği bir hakim görüştür...

 

Düşünün, son yayın döneminin dizilerinden Çalıkuşu'nda bile halen O'nun bestesi, yani dizinin ik versiyonundaki müzik çalınıyor jenek ve geçişlerde ve tüm versiyonları da bizzat onun geçişleri ile...

 

Işıklarla uyusun...

 

***************************

 

Gelelelim André Rieu'ya...

 

Çounuz O'nu, video paylaşım sitelerindeki kısa geçiş videoları ile tanıyorz...

 

Uzun saçlı, kemencı ve sempatik sunumlarıyla...

 

Osa André Rieu, daha ötesi...
 

************************

 

Gelmiş geçmiş dünyanın en kalabalık ortestrasını yöneten kişi ünvanıa sahip, koristlerle brilkte, orksetra üyeleriin saısı, 700'e kadar çıkmış bir konserinde...

 

Konsere gittiği ülkelerin müziklerin de çalııyor ve mutlaka o eserlere yer veriyor konserinde; izleyicilerle de çok müthiş bir interaktif teması oluyor...

 

2013'te Türkiye'ye  ilk geldğnde, kends ile yaptığım röportajda da bunu belirtmiş ve konserde sürprizi olduğunu belirtmişti. Dediğini de yaptı, 'Hatırla Sevgili'i çaldı o gün 430 kişi olan orkestrası...

 

O da mağazinden uzak bir yaşam sürdü; karizmaydı; konserlerinden ötürü çok varlıklı bir kişiydi ama sade bir özel hayat sürdü; iki erkek çocuğu oldu, ne çocukları ne kendisi ne de bir şaka yakını; herhangi bir oksetra üyesi ile ilişki yaşamadı, basılmadı, yakalanmadı; şaşaırtıcı ama öyle; çünük işine aşıktı...

 

O kadar ki, Brezilya Develt Başkanı, ülkesinde konser vereblmesi içn, André Rieu ile resim görüşem yaptı. Dünyada bir devlet başkanının resmi protokolle görüşme yaptığı tek sanatçıdır  André Rieu...

 

Bu arada bu kalabalıktan ötürü, sanatçı, menejer ve eikbiyle beraber en az üç, en fazla altı uçak  dolusu kişi ile konsere giden tek isimdir de André Rieu...

 

Kanımca bu  rekoru da, asırlarca kimse kıramayacak...

 

O'na valsin kralı diyorlar, zira zaten devasa ortestrasının adı; efsanevi Avusuryalı besteci ohann Strauss adını taşıyor; zira o da klasik müzik tarihinde, 'Valsin Kralı' olarak anılır; Strauss'tan sonra dünyada ikinci kez bu lakâp, sadece André Rieu'ye verildi...

 

*****************

 

'Baki kalan bu kubbede bir hoş sada'nın iki mütevazı ismini aktardım bugün size; ne şanslıyım ki birini küçükken, birini de mesleğim sayesinde tanıma şerefine nail oldum...

 

Unutmayın, 'Sanat yakınlaştırır, müzik besler, hikayelerse iyileştirir'...

 

 

 



Bu yazı 2801 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI