Bugun...



BEN OLSAM

.........

facebook-paylas
Tarih: 05-06-2026 13:17

BEN OLSAM

 

 

Biohacking hareketinin babası Dave Asprey:
“Ben olsam Türkiye’nin küresel longevity markasını ‘hamam’ ile inşa ederdim”

 

 

 

 

Longevity ve biohacking alanının dünyadaki bir numaralı ismi Dave Asprey’in Furkan Lüleci’ye verdiği röportaj Forbes Türkiye’de yayımlandı. Dave Asprey, Türkiye’nin sağlık mirasını küresel bir longevity anlatısına dönüştürme potansiyeline dikkat çekti.

Longevity ve biohacking alanında dünya çapında tanınan Asprey, röportajda Türkiye’nin termal kaynakları, hamam kültürü, fermente gıdaları, zeytinyağı ve güçlü medikal altyapısıyla küresel longevity ekonomisinde özgün bir konum inşa edebileceğini vurguladı.

Biohacking akımının küresel ölçekte tanınmasını sağlayan isimlerden biri olarak kabul edilen Dave Asprey; çok satan kitapları, sağlık ve performans optimizasyonu alanındaki çalışmaları ve geniş uluslararası takipçi kitlesiyle longevity tartışmasının en görünür figürleri arasında yer alıyor. Bu nedenle Asprey’nin Türkiye’ye dışarıdan bakarak yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’nin sağlık turizmi iletişimi ve markalaşma potansiyeli açısından da dikkat çekici bir perspektif sunuyor.

Röportajda Asprey’nin ana mesajı, Türkiye’nin eksiğinin kaynak, kültür ya da altyapı değil; bunları dünya ölçeğinde anlaşılır, bilimsel zemini olan ve güçlü bir hikâyeye dönüşen bir markalaşma diliyle sunmak olduğu yönünde.

Asprey, Japonya’nın “orman banyosu”, İskandinavya’nın saunası ve Yunanistan’ın Akdeniz diyeti üzerinden kurduğu küresel anlatılara işaret ederek Türkiye’nin benzer bir kategori sahipliği fırsatına sahip olduğunu belirtiyor.

“Sahip olduklarınız olağanüstü. Termal sular, fermente gıdalar, zeytinyağı, hamam kültürü, bölgedeki en gelişmiş medikal altyapılardan biri. Türkiye, hammaddesi eksik olan bir ülke değil.”

Asprey’ye göre Türkiye’nin global longevity markası için en güçlü başlangıç noktalarından biri hamam. Röportajda hamamı nostaljik ya da estetik bir spa deneyimi olarak değil; ısı, arınma, toparlanma, sosyal ritüel ve beden farkındalığını bir araya getiren çağdaş bir longevity protokolü olarak yeniden çerçevelemek gerektiğini ifade ediyor.

“Ben olsam hamamla başlardım ve onu sadece güzel bir spa uygulaması olarak görenlerin tanıyamayacağı bir hale getirirdim. Çünkü estetik dışında hamam aslında geleneksel bir ısı ve toparlanma protokolü.”

Asprey ayrıca Türkiye’nin yemek kültürünün de bu anlatının tamamlayıcı bir parçası olabileceğini belirtiyor. Fermente gıdaların mikrobiyom, zeytinyağının mitokondri desteği, Türk mutfağının ise hücresel sağlık perspektifiyle yeniden anlatılabileceğini söyleyen Asprey, doğru hikâye kurulduğunda Türkiye’nin sahip olduğu kültürel mirasın global ölçekte güçlü bir longevity markasına dönüşebileceğini dile getiriyor.

Furkan Lüleci’nin Forbes Türkiye’de yayımlanan röportajı, Türkiye’nin sağlık turizmi iletişiminde geleneksel hastane ve tedavi anlatısının ötesine geçerek kültür, bilim, deneyim ve destinasyon markalaşmasını birlikte ele alan yeni bir tartışma alanı açıyor.

 

 




Bu haber 72 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI