Bir zamanlar posta kutular? vard?.
?çlerine yaln?zca mektuplar de?il, bekleyi?ler b?rak?l?rd?.
Postac? soka??n ba??nda göründü?ünde insan?n içinde küçük bir merak uyan?rd?.
Acaba bugün bir mektup var m?yd?? Zarf?n üzerinde tan?d?k bir el yaz?s? görecek miydik?
Posta kutusunun kapa??n? açmak, bugünkü telefon ekran?n? açmaya benzemezdi.
Çünkü orada ne ç?kaca??n? bilmiyordunuz. Belki uzakta ya?ayan bir dosttan mektup... Belki de y?llard?r görmedi?iniz birinden haber...
Ve bazen hiçbir ?ey ç?kmazd?. ??te en uzun bekleyi?ler de galiba böyle ba?lard?.
Bo? bir posta kutusunu kapat?p eve dönerken insan?n içinde küçük bir hayal k?r?kl??? kal?rd?. Ama ertesi gün yine bakard?n?z.
Çünkü mektup dedi?iniz ?ey yaln?zca kâ??t de?ildi. Bir insan?n sizi dü?ünüp, oturup size birkaç sat?r yazmas?yd?.
?imdi mesajlar?m?z var. Bir saniyede dünyan?n öbür ucuna ula?abiliyoruz. Foto?raf gönderiyoruz, sesimizi gönderiyoruz, hatta kar??m?zdaki insan?n yüzünü bile ayn? anda görebiliyoruz.
Ama garip de?il mi?
Bunca h?z?n içinde beklemeyi unuttuk. Bir mesaj?n kar??l??? iki dakika gecikince meraklan?yoruz. Bir telefon aç?lmay?nca endi?eleniyoruz.
Bir “görüldü” i?areti bile bazen insan?n bütün ruh halini de?i?tirebiliyor.
Oysa eskiden bir mektubun cevab? haftalar sonra gelirdi.
Ve insanlar yine de beklerdi.
Belki de o yüzden eski mektuplar?n baz?lar? hâlâ saklan?yor. Çünkü insan, üzerinden y?llar geçse bile bir zarf? eline ald???nda o günkü heyecan?n? yeniden bulabiliyor.
Posta kutular? art?k hâlâ var. Ama ço?unun içinden mektup yerine faturalar, reklamlar ve resmi zarflar ç?k?yor.
Biz ise art?k posta kutular?na de?il, telefon ekranlar?na bak?yoruz.
Belki de kaybetti?imiz ?ey mektup de?ildi. Bir insan?n, ba?ka bir insan? beklemeye raz? oldu?u o sab?rd?. Ve bazen dü?ünüyorum...
Acaba bugün birinin bize yazd??? mektubu, y?llar sonra yeniden okuyabilseydik; o sat?rlarda kendimizi de bulabilir miydik?
Belki bulurduk.
Çünkü baz? kelimeler yaz?ld?klar? gün için de?il, y?llar sonra okunmak için bekler.
Nota ve T?n?yla...