beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
SREBENITSA
Tarih: 21-05-2023 17:05:00 Güncelleme: 21-05-2023 17:05:00


 

Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz ve sevgimize layık saymadıklarımız ölçeğinde bir dünya içinde yaşıyoruz.

 

Sevgi, insanlaşmanın yaradılış gayesine uygun düşen bir hoş görmenin veya çirkinlikler adına dertlenip çığlık atmanın farklı görünüşleridir. Aşk, merhamet, şefkat, nefret, sevginin insana verdikleri veyahut insanda meydana getirdikleridir.

 

Peki ya sevgisizlik..

 

İçinde duygu, merhamet, şefkat değil, tam tersi nefret besleyen kişilerin var olduğu bir coğrafyada yaşayabilmek, hatta hayatta kalabilme mücadelesi vermek.

 

Evet yüzyıllar boyu barış içinde yaşayan, birbirine dostça yaklaşan insanların bu duygularının, burnu kan kokusundan başka bir şey hissetmeyen canavarlar tarafından yok edilişi...

 

Bunu tüm dünya bir soykırım ya da katliam nasıl adlandırırsanız adlandırın Srebrenitsa'da izledi. İnsanlık tarihinin en büyük alçaklığı olarak nitelendirebileceğimiz bir soykırım, 11 Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in doğusunda yer alan ve nüfusunun çoğunluğu Boşnaklardan oluşan Srebrenitsa’da yaşandı.

 

O dönemi “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” diye nitelendiren büyük lider Aliya İzzetbegoviç bu sözlerle yapılan soykırımın unutulmaması gerektiğini vurgulamıştı.

 

Evet, gecelerden bir gece, insanlar rüyamsı bir derinlikteyken, gardiyanların ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı sokaklarda.

 

İnsanlar kaçamıyordu çünkü ayakları yoktu, yanıyorlardı, katlediliyorlardı. Canları acıyor, kolları tutmuyor, elleri, yürekleri adeta çığlık atıyordu. Çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı denmeden.

 

Ve gardiyanlar duymuyorlardı yüreksizlikten !

 

Çığlıklar, "Yakmayın bizi. Kaçamıyoruz ayaklarımız yok. Çocuklarınız yanıyor. Ölüyoruz ama bizsiz sizler de öleceksiniz. Bizi hak etmiyorsunuz. Kaçamıyoruz. Canımız var ama dilimiz yok" diye göklere kadar uzanırken, o zalim eller, o gözü dönmüş, kan heveslisi insan diyemeyeceğimiz mahlukatlar adeta zevkten dört köşe büyük bir vahşete imza atıyorlardı. 

 

Ya çocuklar,

 

Masallarla büyür her küçük insan, çocuk masalları, sihirli kulaklar, hikayeler..

Bütün insan manzaralarında vardır bir nebze masal. Masallar düşünce süsüdür, masallar gerçek. Hepsinde konu ulaşılmaz insan. Kiminde Pamuk Prenses, kiminde hükümder, kiminde Kırmızı Başlıklı Kız ki vahşi dünyada kurdun kuzusu.. Masallarda kötü yok; herşey iyi üstüne.

 

Her şeyde var güzel insan. 

Ama onların masallarında hep kan oldu, gözyaşı oldu, acı oldu, ölüm oldu...

Bu büyük katliamın gerçekleştiricilerin kendilerine göre tek bir nedeni vardı; "Büyük Sırbistan, Etnik temizlik, İslamofobi, Sırplaştırma"

 

Evet, tarihe Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı olarak geçen bu vahşet, 11-22 Temmuz 1995 tarihleri arasında Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında ve en az 10 bine yakın Bosnalı'nın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır.

 

Bütün dünyanın adeta dilinin lal olduğu, kulaklarını çığlıklara tıkadığı ve izlediği bu alçakça katliamda kadın, erkek, çoluk, çocuk, genç, yaşlı, ihtiyar denilmeden insanlar katledilmiş, Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun dışında katliama "Akrepler" olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Sözde Birleşmiş Milletler'in Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın yine sözde 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı bu alçaklığı önleyememiştir.

 

Sıcak bir Temmuz günü başlayan bu alçakça vahşetin nasıl başladığını kısaca hatırlayalım;

Yugoslavya’nın dağılma sürecinde önce Sırpların, sonra Hırvatların, Bosna-Hersek’i işgal maksadıyla saldırmaları üzerine, 1992-1995 yılları arasında kanlı bir savaş yaşandı. ABD ve

 

AB’nin girişimleriyle 1995’te Dayton Antlaşması yapılmış ve Bosna-Hersek Cumhuriyeti Sırp, Hırvat ve Boşnak bölgelerine bölünmüştü. 43 ay süren savaşta, işgalciler 200.000-250.000 Boşnakı plânlı ve sistemli bir şekilde katletmiş ve yüz binlerce insanı evlerinden kovmuştu.

Ancak Sırplar, en büyük vahşeti ve soykırımı BM’nin Güvenli Bölgesi Srebrenitsa’da yaptılar. 1993’te BM Güvenlik Konseyi kararıyla Srebrenitsa, “Güvenli Bölge” olarak ilân edilmiş ve BM Koruma Gücü’nün koruması altına alınmıştı. Buna rağmen kuşatma altında olan Srebrenitsa’ya, Sırp saldırıları 3 yıl boyunca devam etti.

 

11 Temmuz 1995’te Sırp kuvvetleri güvenli bölge Srebrenitsa’ya girdiler. Sırp işgalciler, Srebrenitsa ve çevresinde II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da en büyük soykırımı gerçekleştirdiler. Bebek, çocuk ve kadınlar dâhil olmak üzere 8.000-12.000 Boşnak'ı alçakça ve acımasızca katlederek toplu mezarlara atarken, 30.000 civarında Müslümanı silâh zoruyla evlerinden kovmuş,Türk-Boşnak-İslâm eserlerini tahrip etmiş ve her çeşit vahşeti sergilemişlerdi.

 

Katliamdan yıllar sonra Bosnalı kan içici Sırp komutan Ratko Mladiç kaçak olarak yaşadığı Sırbistan'ın Sermiyan köyünde Radovan Karadzic ile beraber ele geçirilerek Lahey Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 hafta yargılandıktan sonra tutuklandı. Ayrıca Mladiç'in cezası müebbet hapis olarak belirlendi. 

 

Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karadzic hakkındaki kararını 24 Mart 2016'da açıkladı. Mahkeme, eski Sırp lider Radovan Karadzic'in binlerce Müslüman Bosnalı'nın öldürüldüğü Srebrenitsa'da soykırım yapmaktan suçlu bulundu.

 

Mahkeme, Sırp liderin Saraybosna kuşatması sırasında 'savaş suçu' işlediğine de hükmetti. 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

 

Evet, bu alçakça soykırım süresince Bosnalı Müslümanlar sadece, dinî ve millî kimliklerinden dolayı Sırplar tarafından katledildi. Ayrıca savaş boyunca yüzlerce kadın ve küçük kız çocuğuna da tüm dünyanın gözü önünde tecavüz edildi.

O günlerde yaşanan bu zalimliği aradan geçen 27 yılda Bosna'lılar asla unutmadılar... Tabii katliamı izleyen birçok ülkenin üç maymunu oynadığını da... 

 



Bu yazı 272 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI