Devam ediyoruz...
Yazmak:
En çok yaptıklarımdan biri. Bazen kafamızın içinde günlerce aynı şeyi düşünür dururuz. Eğer bir kağıt kalemle veya elektronik ortamda o düşünceleri yazıya dökebilirsek hem yazmanın rahatlatıcı etkisinden faydalanabiliriz hem de aklımızdan geçen düşünceleri gözle görülür hale getirdiğimizde çözüm bulmak kolaylaşır.
Bazen de birisiyle olan ilişkimizdeki bir sorunu kafaya takıyoruzdur. O zaman o kişiye hitaben bir mektup yazıp, yazdıktan sonra silmek ya da kağıdı yakmak önceden tahmin etmeyeceğiniz kadar rahatlamanızı sağlayabilir.
Uzun vadeli düşünmek:
Bu kafama taktığım şeyi 3 yıl sonra da dert ediyor olacak mıyım? Peki ya 10 yıl sonra? Bu sorulara cevap vermeye çalışın. Bazen çok geçici konuları dert ettiğimiz olur. 3 yıl sonra geriye dönüp baktığınızda belki bu halinize güleceksiniz. Belki de 10 yıl sonra bugünler hiç aklınıza bile gelmeyecek. Bugünün problemleriyle yarının problemleri çoğu zaman bambaşkadır.
En kötü senaryoyu düşünmek:
En kötü ihtimalle ne olur? Yaşadığım bu sorunun çözülmemesi durumunda örneğin 6 ay sonra ne gibi yeni durumlar oluşur? En kötü senaryoyu düşünmek en başta karamsarlık gibi görünse de çoğu zaman en kötü senaryonun bile dünyanın sonu anlamına gelmediğini fark ederiz. Diğer taraftan diyelim ki olabilecek en kötü senaryo gerçek oldu. O zaman ne yapmamız gerekir? B planınız olduğu durumlarda A planının işlememesi her zaman daha az can yakar.
Hayattaki güzelliklere odaklanmak:
Bazen olumsuzlukları kafaya taktığımızda sanki at gözlüğü takmış gibi sadece o an yaşadıklarımızı görürüz. Biraz daha efor harcayıp başımızı sağa sola çevirdiğimizdeyse güzel olan, aslında o kadar da kötü gitmeyen hatta iyi bile sayılabilecek diğer şeyleri görürüz.
Bu tür durumlarda kafaya taktığınız konudan uzaklaşmak ve biraz da umut taşıyabilmek için en güzeli hayatınızdaki iyi giden konulara odaklanmanızdır. Bu yüzden sizi mutlu eden şeyleri düşünmek için bir disiplin geliştirebilirsiniz. Örneğin, her gece uyumadan önce o gün sizi mutlu eden 3 şeyi düşünmek gibi.
Geçmişe değil geleceğe odaklanmak:
Geçmiş geçmişte kalır. Olanları değiştiremeyiz ama bir sonraki adımımızı daha dikkatli atmak için dersler çıkarabiliriz. “Bir sonraki sefere aynı durumunu yaşamamak için neler yapabilirim?” sorusuna birkaç maddelik cevap verip bu maddeleri hayata geçirmek için ufak planlar yapabilirsiniz.
Değiştiremeyeceğimiz şeyleri hayatımızdan çıkaramıyorsak onları kabullenmek:
Bazen de dert ettiğimiz konu veya kişiler hayatımızdan çıkarmamız mümkün olmayan durum veya kişilerdir. Örneğin, işimiz ya da okulumuzdan dolayı yaşamak zorunda olduğumuz şehir veya aile üyelerimiz gibi. En azından kısa vadede bu gerçeklerle yaşamak zorunda olduğumuz durumlarda onların varlığını kabullenmek yapılabilecek tek şey olabilir.
Kendimizden başka hiç kimsenin karakterini değiştiremeyiz. Ama o kişilerin sözlerini ya da hayata bakışlarını kendi açımızdan daha az değerli bir yerde konumlandırabiliriz.
Kafaya taktığımız şey kimi zaman bir arkadaşımızın bize söylediği bir şeydir bazen de uzun zamandır iş bulamamış olmaktır. Herkesin kafaya taktığı şey farklı olduğu gibi bir kişinin farklı dönemlerde kafaya taktığı şeyler de bambaşka olabilir.
Herkesin derdi kendince büyüktür. Başkasının derdini kendimizinkiyle kıyaslamak bu konuda yapılabilecek en büyük hatalardan biridir. Şunu hiç unutmamalıyız ki yaşamak bir problem çözme sanatıdır. O problemler olmasa hayat hem çok sıkıcı ve monoton olurdu hem de bir önceki güne göre büyüdüğümüzü hissedemezdik.
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com