Zaman geçiyor, insanlar değişiyor, şehirler bambaşka hâle bürünüyor…
Sokaklar daha geniş, binalar daha yüksek, tabelalar daha parlak; ama bazı şeyler hiç değişmiyor.
Biz…
İçimizdeki çocuk, o eski umutlar, küçük sevinçler, ilk aşklar… Hep aynı kalıyor.
Bir şehirde dolaşırken fark edersiniz: Eskiden her köşe başında bir hikâye, her kaldırım taşında bir hatıra vardı.
Bugün o sokaklar farklı seslerle, farklı ışıklarla dolu; ama bir anda gözleriniz eski bir kafeye, eski bir ağaca takılır ve içinizde bir sızı, bir hatırlama başlar.
İnsanlar değişti deriz; evet, yüzler değişir, yaşamlar değişir… Ama bazı ruhlar vardır, zamana dirençlidir, hiç değişmez.
İşte biz de öyleyiz. Değişen dünyaya rağmen hâlâ aynı düşleri kuruyor, aynı anılara gülümsüyor, aynı kalpte saklı melodileri dinliyoruz.
Şehirler değişir, sokaklar farklı hâle gelir; ama biz, o eski duyguların ve saf heyecanın saklı kaldığı yerde hâlâ aynıyız.
Bazen bir kahve kokusu, bazen eski bir şarkı…
Hepsi geçmişin kapısını aralar. İnsanlar değişir, şehirler değişir; ama bazı kalpler vardır ki, zamanın ritmine direnerek hâlâ kendi melodisini çalar.
Ve biz, o melodiyi her hatırladığımızda, hâlâ o eski biz oluruz.
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com