Bugun...


MACİT SOYDAN

facebook-paylas
GÜNEŞİN DOĞDUĞUNU SANAN HOROZ...
Tarih: 23-07-2023 17:25:00 Güncelleme: 23-07-2023 17:25:00


 

İnsan “kendini bil”melidir. 


Çünkü insanın kendini bilmemesi yani eksikliğinin, aldatılabilir ya dayanılabilir olduğunun farkında olmaması onun temelde kendi benliğini, toplumsal rollerini, ahlaki ve siyasal varlık oluşunu yitirmesine sebep olacaktır. 


İnsan aklıyla ayakları yere basan ama kibriyle başını arşa kaldıran bir varlıktır. Eğer aklı onun kibirli başını eğdirmeyi başaramazsa kaçınılmaz olarak kibirli söz ve üslup, kibirli bakış ve görüş ortaya çıkacaktır.

 

Kibir ile ortaya konulmuş her düşünce en temelde ahlaki sorunlar ortaya çıkaracağı gibi bir de, eksikliklerini kabul etmeyen dogmatik bir tutum sergileyecektir.
Kibir insana her yaptığının en doğru, en güzel, en kudretli olduğunu fısıldar durur. Bu fısıltı kişinin durup düşünmesine, aklın devreye girmesine izin vermedikçe hata yapılmaya devam edilir.


Bu kibir dili özellikle sosyal medyanın aktif kullanılmasıyla birlikte dijital bir kibre de dönüşmüştür. Bu dijital kibir, çok daha hızlı yayılmakta ve kibirli üslup adeta beğeni sayısına göre şahlanmaktadır. 


Toplumda kibir olarak bilinen gurur, aslında hastalık değil, hastalık belirtisi ve kişilik sorunudur. Kibir, kişinin büyüklük duygusunu yoğunlukla yaşamasıdır. Narsistik kişilik dediğimiz kişilik yapısı vardır.

 

Bu kişilerin hayatlarının en büyük teması, büyüklük duygularının yüksek olmasıdır. Kendilerini özel, üstün ve seçilmiş görürler. 


Diğer insanları da küçük görürler. Bu kişilerin hak duyguları kendilerine yöneliktir. Bu kişiler sıra beklemekten hiç hoşlanmazlar. Trafikte sen benim kim olduğumu biliyor musun diyen kişiler tam narsistik kişilerdir. Kendilerini inanılmaz üstün ve ayrıcalıklı görürler ve bu ayrıcalığı her yerde kendilerine tanınmasını beklerler.

 

Kibir duygusu kendini büyük, diğerlerini küçük görmektir. Kibrin bir diğer ucunda da şu vardır;

 

başkalarını küçük görmezsin ama kendini büyük görürsün. Bu tarz kişiler mütevazı gibi gözükür. Fakat yakın ilişkilerde anlaşılır ki kişi kendini kutsallaştırmıştır. Bu tarz büyüklük kendine tapmaktır. Sahip olduğu birçok nimeti kendinden bilmektir. Bu durum yaratılış kanunlarına da, varoluş felsefesine de aykırıdır.


Büyüklük hastalığı olan kişiler sınırlarını ve nerede duracaklarını bilmezler. Ben en iyi liderim diyen kişilerdir. Büyüklenerek konuşan kişilerdir. İnsanlar anlamasa da bu davranışlar ahlaka zıt düşer. İnsanlar sevmez ve soğurlar o kişilerden. Bu tipler farkında olmadan sevilmezler.

 

Kibir sarımsak kokusu gibidir, saklayamazsınız ses tonunuzdan bile anlaşılır. 


Kibir itici ve soğuk bir duygudur ve onun için kibirli kişiler yalnız kalır. Başarılı oldukları zaman etrafları dolu ve kalabalıktır. Emekli olduklarında veya başarılarını, güçlerini kaybettikleri zaman bu kişiler yapayalnız kalırlar. Bu sefer de insanları menfaatçi olmakla suçlarlar. Hâlbuki insanlar onları değil, onlardaki çıkar için yanlarında dururlar zaten. Büyüklük hastalığı olarak da adlandırabiliriz.


Netice itibarıyla, 


Ledric Dumont'un da dediği gibi, "Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar"

Nota ve Tınıyla... 

macit.soydan@gmail.com



Bu yazı 12007 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI