Eskiden, geceleri yolunu kaybeden yolcular gökyüzüne bakarmış.
Karanlığın içinde binlerce yıldız parlar, ama içlerinden biri diğerlerinden farklıymış.
Kuzey Yıldızı...
Derler ki o yıldız, yolunu kaybedenlere yalnızca yön göstermezmiş. Kalplerinde taşıdıkları umudu da korurmuş.
Bir gece, uzak bir köyde küçük bir çocuk penceresinden gökyüzüne bakmış ve annesine sormuş:
— Anne, o yıldız neden hiç kaybolmuyor?
Annesi gülümsemiş:
— Çünkü bazı ışıklar kaybolmak için değil, yol göstermek için yaratılmıştır.
Çocuk büyümüş. Yıllar geçmiş. Köy değişmiş, evler değişmiş, insanlar değişmiş. Ama Kuzey Yıldızı hep aynı yerde kalmış.
Belki de yıldızların bize anlattığı en güzel masal budur:
Hayatta her şey değişebilir. Bir ev... Bir şehir... Bir mevsim... Hatta insanın kendisi bile. Ama karanlığın ortasında, uzaktan bize göz kırpan küçük bir ışık varsa, insan yeniden yolunu bulabilir. Belki bu yüzden bazı geceler gökyüzüne bakınca içimiz huzurla dolar. Çünkü Kuzey Yıldızı sanki sessizce şöyle der:
“Korkma. Yolunu kaybetmiş olabilirsin ama yolun hâlâ orada.”
Bu pazar gecesi gökyüzüne bir bakın. Bulutlar izin verirse Kuzey Yıldızı'nı arayın. Ve onun ışığında içinizden geçen en güzel dileği sessizce söyleyin.
Kim bilir... Belki yıldızlar dilekleri gerçekten duyuyordur. Belki de bazı masallar, biz onlara inanmayı bıraktığımızda değil...
Başımızı gökyüzüne kaldırmayı bıraktığımızda biter.
Nota ve Tınıyla...