Sezon başından beri Galatasaray'ın Avrupa kupalarında oynadığı maçlarda zayıf rakiplerine karşı beklenilen futboldan uzak oluşunu dile getirmiş biri olarak, özellikle bu maçlarda ICARDI ve MUSLERA'nın haricinde kimsenin oyunu ile ön plana çıkmamasında değildim.
Abdülkerim Bardakçı ve Nelson ikilisinin hızlı oyunculara karşı zaaflarını Muslera ve İcardi'nin etkili performansları ile gölgelediğini belirttim.
Yeni transferlerin takıma uyum sağlaması sürecinde, Galatasaray şampiyonlar liginde istenmedik sonuçlar ile karşılaşabilir şeklinde yorumlar yazdığım takipçilerimin malumudur.
Evet öngörülerimin aksine şu ana kadar Galatasaray beklenmedik kötü sonuçlar ile karşılaşmadı.
Peki takımın potansiyeli düşünüldüğünde beklenilen futbolu ortaya koyduğunu söylemek sizce mümkün mü ?
Gelin Galatasaray'ın dün akşamki (Salı) mutlak başarısını bir de benim açımdan değerlendirin.
Dün gece Galatasaray; amblemindeki kırmızı şeytan sembolünden dolayı kızıl şeytanlar olarak bilinen Manchester United'a 60 bin taraftarının önünde cehennem azabı yaşattı.
Premier lig ve Şampiyonlar Ligi'nde ardarda kötü sonuçlar alan kırmızı şeytanlar, bu maçı belki de bir çıkış olarak düşünürlerken, durum tam tersine dönmüş olabilir.
Ligde oynadığı son 7 maçta 3 galibiyet 4 de mağlubiyet alan kırmızı şeytanlar, şampiyonlar ligin'de de şu ana kadar puan ile tanışabilmiş değil.
Galatasaray karşısında almış olduğu mağlubiyet birçok Manchester United'lıyı koltuğundan ederse de şaşırmam doğrusu.
Gelelim maçın hikayesine..
Oyuna Galatasaray adeta kendi sahasındaymışçasına gibi bir taraftar desteği ile başladı.
Galatasaraylı taraftarların hakemin ilk düdüğü ile 60 bin İngiliz'in sesini bastırması gecenin akılda kalan anlarından ilki oldu.
Ne kadar kötü bir sezon başlangıcı yaptığından bahsettiğimiz Manchester United aslında maça oldukça etkili başladı.
Galatasaray'ın ilk yarıda Zaha'nın ayağından bulduğu golün dışında çok da varlık gösteremediği bir gerçek.
8. dakikada Kerem AKTÜRKOĞLU kendi ceza sahasından kapmış olduğu topu rakip ceza sahasının gidişine kadar taşıyarak maçın ilk pozisyonun eşiğinden döndü. Topu oraya kadar taşırken kendisi ile birlikte 50 metre depar atan Tete'ye ara pası atsa ilk golü bulması da mümkün olabilirdi.
Bu pozisyondan kısa bir süre sonra Manchester United'ın 100 milyon Euro değerindeki Forveti Marcus Rashford savunmanın arkasına hızlı bir koşu ile sarkarak, yine 100 milyonluk Euro'luk bir diğer forveti Rasmus HOJLUND'a adeta al da at dercesine bir orta kesince, şeytanlar 16. dakikada öne geçti.
Yediği golün ardından Galatasaray topun hâkimiyetini almaya çalışsa da, golü hazırlayacak pas alışverişlerini yapmakta zorlandığına şahit olduk.
Tam bu anlarda dakikalar 23'ü gösterirken, geçen hafta benim de performansına dikkat edin dediğim Davinson Sanchez'in Manchester savunması arkasına şişirdiği topu fizik gücü ile kontrol ederek gole çeviren Zaha sahneye çıktı.
Yediği gollerle sürekli eleştirilerin odağı olan 50 milyon Euro'luk Andre ONANA'ın takım arkadaşının ayağına çarpan topta yapacak fazla birşeyi de yoktu.
Manchester United yediği golden sonra tekrar öne geçmek adına etkili bir baskı kursa da Galatasaray tehlikeleri şansının da yardımı ile savuşturmayı bildi.
İkinci yarıya da hızlı başlayan taraf Manchester oldu..
Dakikalar 52'yi gösterirken ilk yarıda olduğu gibi defansın arkasına yine çok etkili bir koşu yapan Rashford bom boş pozisyonda kaleye vurmak yerine bu kez takım arkadaşına değil de Sasha Boey'e topu gönderince Galatasaray lehine maçın kırılma anlarından biri yaşandı.
58. dakikada şeytanlar ilk golünü atan Haalandvari bir forvet görüntüsü veren HOJLUND'un ayağından ikinci golü buldu. Ama Manchester'in bu golü ofsayt nedeniyle iptal edildi.
66. dakikaya kadar bir çok pozisyondan yararlanamayan kırmızı şeytanlar, bu dakikada ileride adından çok söz ettireceğini düşündüğüm golcüsü HOJLUND ile bir kez daha öne geçti.
Skorun 1/1 olduğu bu pozisyon öncesinde Galatasaray savunmasının takım halinde Manchester United sahasında oluşu bence üzerinde durulması gereken bir durum.
Rakibin Rashford ve Hojlund gibi iki süratli forveti varken, ilk ve ikinci yarının başında geride boşluk bırakmanın nelere neden olacağı açıkça yaşanmışken, Okan Buruk'un böyle bir risk alması bana anlaşılır gelmedi.
Buraya kadar anlattığım maç öyküsü tamamen Kırmızı Şeytanların üstünlüğü içinde geçen bir maç gibi görünüyor..
Belki bir çoğunuz bu bakımdan bana şeytanın avukatlığını da yakıştırabilirsiniz.
Hay hay sıkıntı yok.
Ben popülist köşe yazarları gibi Galatasaray'ın bu zaferini harika bir oyun ile taçlandırdığını yazmak yerine, şeytanın avukatlığını yapmaya razıyım.
Bu şeytan hiç de haz etmediğim Kırmızı Şeytanlar değil ama.
Dakikalar 70 dediğinde oyuna sonradan giren Barış Alper en iyi yaptığı işi göstererek kanattan hızlı bir bindirme ile topu Kerem AKTÜRKOĞLU'na gönderince ,Galatasaray kontrolü kaybetmeye başladığı anlarda yine golü bulmayı bildi.
Bu dakikadan sonra işler tamamen Manchester United ın aleyhine dönmeye başladı.
70 dakika attığı golün dışında kaleyi bulan şutu olmayan Galatasaray, iki pozisyonda iki gol bulunca Şeytanlar neye uğradığını şaşırmış bir hale büründü.
Haftalardır ağır eleştiriler alan Manchester United kalecisi ONANA 77. dakikada yaptığı hata ile Galatasaray'a hayat öpücüğü verirken hem penaltının, hem de takım arkadaşının ikinci sarıdan atıldığı pozisyonun hazırlayıcısı oldu.
Usta golcüsü Mauro ICARDİ ile penaltıdan yararlanamayan Galatasaray bence bu dakikalarda rakibinin 10 kişi kalması ile zaten altın bulmuştu.
Penaltının kaçmasından sadece 1 dakika sonra maçın önemli kırılma anı yaşandı.
Dakikalar 79'u gösterirken Manchester United'lı GARNACHO, ceza sahası içerisinde bomboş pozisyonda Muslera ile karşı karşıya kaldı.
Ağlara doğru gitmesi %100 gibi görünen pozisyonda Abdülkerim Bardakçı hayati bir müdahale yaparak topu uzaklaştırırken maçın gidişatını da tamamen değiştirdi.
Rakibin 10 kişi ile oynadığı 80. dakikada yine savunmasını öne çıkaran Galatasaray, arkasına doğru atılan bir topta kalesinde pozisyon görmeye çok yaklaşmışken bu kez topu kafası ile kesen Davinson Shanchez'in vuruşu bir anda ICARDI'ye gollük bir pasa dönüştü.
Topu önünde bulan ICARDI kaçırdığı penaltının aksine bu kez zor olanı başardı ve Galatasaray'ı öne geçirdi.
Kalan dakikalarda Galatasaray skoru korumayı başararak tarihi bir zafere imza attı.
Birçok sporseverin maç başında bir beraberliğe razı gelebileceği Old Trafford deplasmanından 3 puan ile dönmek gerçekten önemli bir sonuç.
Zira Galatasaray daha önce rakibine karşı almış olduğu iki beraberlik ile onları şampiyonlar liginin dışına itmiş olsa da galibiyet başarısını ilk kez yaşıyor.
Tüm spor camiasının galibiyet sarhoşluğu ile Galatasaray'a methiyeler düzdüğü bir gecenin sabahında skoru şeytanın avukatlığını yapar gibi değerlendirdiğim için Galatasaray'lı spor severler beni eleştirebilir.
Lakin benim en sevmediğim şeylerden biri de popülist tavırlar sergilemektir.
Galatasaray iyi mücadele ettiği ama maçın büyük kısmında iyi oynayamadığı bir maçtan zaferle ayrıldı. Kendilerini Türk Futbolu adına kutluyorum.
Fakat şampiyonlar ligindeki iki maçta da rakibin 10 kişi kalışından sonra skoru değiştirebildiği gerçeğini göz ardı edenler, kalan maçlarda rakipleri gibi futbolun acımasız yanı ile yüzleşebilirler.
Sevgi ve Saygılarımla..
mrhiko@gmail.com