Yılın belirli dönemlerinde, çok farklı gastronomi sivil toplum örgütleri için, tamamen gönüllü olarak vermiş olduğum ‘Gastronomi Alışkanlıkları Seminerleri’nin, yazı ile aynı başlığı koyduğum ve hakikaetn çok önemsediğim ‘Meyveler ve Yemekler’ ile ilgl kısmında öğrencilerime ilk soru olarak; ‘Bana meyveli bir yemek ismi söyler misiniz?’ dediğimde; ya hep bir ağızda ya da çok büyük çoğunlukla, ‘Portakallı Ördek’ yanıtını alıyorum…
‘Peki’ diyorum; ‘Hayatınızda kaç kez portakallı ördek yediniz?’ dediğimde ise; inanın bugüne dek çeşitli yaş gruplarından ve çeşitli eğitim ve gelir seviyelerinden en az iki bin öğrencim olmuştur; taş çatlasa ‘10’ kişinin ‘Portakallı Öğrdek’ yediğini de söyleyebilirim…
Bunu onlara ‘Vay fakirler, daha portakallı ördek bile yememişsiniz’ demek için yazmıyorum; 31 yıllık gastronomi uzmanlığı hayatıda ben de iş icabı ya da tadım icabı en fazla beş,bilemediniz altı kez yemişimdir…
Mekânlarda oldukça pahalı bir fiyatla servis edilen ‘Portakallı Ördek’in en büyük esprisi; sunum görselliğinden öte gitmez, bir de sosunda hakikaten yarı tatlı, yarı ekşi portakal suyu ve portakal kabuğu rendesi olmasıdır o kadar…
Yoksa yılda bir kez bile yeme alışkanlığı olan bir yemek değildir ‘Portakallı Ördek’, hele de Türkiye’de, ördeği kim kaybetmiş de biz öyle heristediğimizde bulabilelim…
*************************
Evet sevgiliokurlarım; bugün sizlerle meyvelerle nefis yemekler yapacağız hep birilkte…
Bu sayede sadece sofralarınızda çok lezzetli bir yemek yapmış olmayacaksınız; aynı zamanda, sevdiklerinizle; bu aileniz olur, dostlarınız olur, arkadaşlarınız olur, sevgiliniz olur; O’nun ya da onların gastro-gönüllerini de kazanmış olacaksınız…
*************************
Çilek, kırmızı ve sarı elma ile armudu dışarıda tutuyorum; aklınıza gelebilecek her meyve ile çok hoş yemekler pişirmeniz mümkün…
Tabii salatalar da…
‘Ya muz?’ derseniz onu da sizinle öyle bir kızartacağız ki; tadı da ambuansı da bambaşka olacak…
*************************
Et ya da tavuk sote ile başlayalım…
Normal tarifi ile normal koşullarda piişreceğiniz ve içine hasbel kader mantar koymayacağınız her et ya da tavuk soteye; çekirdeklerini önceden çıkarmak koşuluyla; mürdüm eriği, vişne, sert kayısı, sert şeftalı; kabuğunu soyup diğer meyveler gibi küp küp doğrayacağınız yeşil elma ya da yeni dünya ya da bilinen adıyla malta eriğini katarak, tabii her biri ayrı yemekler için; pişirip; öyle servis edebilirsiniz…
Meyveleri et ya da tavuk soteye ekleme zamanınız ise; etlerin kavrulup, biber ve soğanların pembeleşip; domateslerin de, yumuşamasından sonra; kararında sıcak su ekleme zamanıdır.
Bu tip bir yemekte, şayet eklediğiniz meyveler taze ise; sıcak su ekledikten sonra pişirme süreniz; kısık ateşte yaklaşık 25 dakikadır. Yok meyveleri kurusunu ki;özellikle kayısı ya da kara erik kurusu ise, bu süreyi 35 dakika ki, yine kısık ateşte 35 dakika olarak yapabilirsiniz…
*************************
Size ilginç gelebilir ama; yukarıdaki tüm meyveleri; zeytinyağlı dolma ve özellikle de yaprak ya da pazı sarma yaptığıınzda; yine pişirem esnasında tencereye katabilirsiniz. Burada meyveler servis edilmese de; aromaları dolmaya harikulade bir lezzet katacaktır…
*************************
Peki hiç aklınıza; sahanda köfte pişirirken; köfteleri altlı-üstlü kızarttıktan sonra sosunu eklediğiniz anda; mürdüm eriği, yeni dünya ya da vişne katabileceğiniz gelir mi?
Bence deneyin, burada yine meyveleri de servis edebilirsiniz…
*************************
Hattâ kebap yapmakla da aranız iyi ise; ‘Acısız Urfa Şiş Köfte Kebabı’na; bir sıra köfte, bir sıra malta eriği, bir sıra köfte, bir sıra malta eriği koyup, mangala ya da ızgaraya öyle koyun ve sonucu hep birilkte tadın…
*************************
Bu meyveleri; çok küçük küpler halinde doğramanız halinde; çoban salatalara da katabilirsiniz; aklımdayken yazayım; kıvırcık, marul ya da göbek salataya olmaz; yeşil salatadaki aromalar; meyve aromasını bastıracağı için; tatlar bozulur…
*************************
Baştaki ‘Portakallı Ördek’ geyiğine geri döneyim…
Ördek bulamazsanız da pekâla hindi ya da tavukla da olabilir…
‘Hindi de zor’ dediğinizi duyuyorum o halde tavukla yapalım…
Önce bu yemeğe ‘Portakalllı’ dedirtecek sosunu yapalım…
En az beş iri diş sarmısağı robottan geçirelim ya da tranş-rende kadar küçük doğrayalım; iki portakalın kabuğun da aynı kaseye rendeleyip; kalan portakallarında suyunu sıkıp, kaseye boca deleim. Yine kaseye; bir çay ardağı zeytinyağı ve birer çay kaşığı taze zencefil rendesi, toz zerdeçal, toz karabiber ve toz tatlı kırmızı biber de koyup; harmanlayalım. İçine bir çorba kaşığı bal da ekleiyp, yine biraz karıştıralım. En son bir çimdik tuz da eklemeyi unutmayalım…
Ayrı bir yerde, iki havuç, bir kabak ve yaklaşık 250 gram brokoliyi de tabii yıkayıp, çok küçük doğrayalım ve iki çorba kaşığı zetinyağı ve yine bir çaykaşığı kırmızı biberle harmanlayalım.
Orta boy bir bütün, iki adet büyük gögüs ya da dört adet but ve veya 600 gram kadar kemiksiz güğüs tavuğu; öncedenyağladığnız bir tava yayvanlığındaki tencerede arkalı önlü hafif pişirin. Tavuk ya da tavukları bir pişirme tepsisine ya da en makbulu borcam tepsidir; tepsiyi hafif yien sıvı yağ ile yağlayarak yerleştirin. Porakallı, sarımsaklı ve ballı-baharatlı sosu her yerini kaplayacak şekilde yaelinizle, ya da fırça ile sürün ve üzerine sebzeleri ekleyin ve 185 derece fırının orta yerinde yaklaşık 30 dakika pişirin…
Piştikten sonra, sebzeleri ve tavuğu dağıtmadan servis edip, tepside kalan sosu da üzerine ekleyin.
İşte size o çok pahalı sandığınız ‘Portakallı’ yemek…
***********************
Enginar, kereviz hattâ pırasayı da portakal suyu ile pişirebilirsiniz…
Kerevizi hiç sevmeyen bile; artık kerevize aşık olacaktır…
***********************
Peki balıklar ile meyve ilişkisi…
Tabii ki var, olmaz mı?
Levrek ya da somon soteyi erik ya da vişne ile yapmayı bir denesenize…
Ya da buğulama balığı; yazın vişne, kışın ise limon yerine kan portakalı, normal portkal ya da en mükemmeli de grepfurt ile yapın ve lezzet katlamasını görün…
Size bir sır daha; çok tavsiye etme am amarine edere salçalı sosla fırına koydğunuz balığa, doğranmış kuru incir ekleyin…
***********************
Yukarıda muzu kızartacağız demiştim ya; genele bu tarif; ‘Steak Hawai’ tabağının dekorudur ama; pekala yalın yemek de olabilir…
Çikita Muz denilen muzun kabuğunu soyun ve önce boydan onları de enlemesine parantez işareti gibi kesin. Derin bir tavada, iki dolu kaşık tereyağını eritin ve bir yemek kaşığı acısız biber salçasını hafif kavurun ve sonra da muzları üçer dakika ikişer kez çevirerek arkalı önlü kızartın.
Yanında lahana turşusu ile mükemmel bir sofralık olacaktır.
Veeeeee, çok ilginç bir tarif daha…
Malum, mangal mevsimi…
Tabii magandalar gibi ormanlık yerde yakıp; milli servetimiz ormanları yakmayın; müsait bir yerde yakın…
Mangalda ne mi pişireceksiniz ilginç olarak?
Karpuz…
Evet, evet; mangalın en harlı olduğu anda; göbek kısmından en az beş santim kalınlığında dikdörtgen prizma şeklinde keseceğiniz karpuzu arkalı önlü beşer dakika kızartın…
Etlerin yanında, çok hoş ve aynı zamanda mayhoş bir lezzet olacaktır…
****************************
Unutmayın etler meyveleri sever; meyveler de etleri…
***********************
Hepinize ve tabii ki hepimize afiyet olsun…
GAZTRONOMİ UZMANI&GURME
BOĞAÇ YÜZGÜL