beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
KOKTEYL OLGUSUNUN İLGİNÇ TARİHİ
Tarih: 03-07-2023 19:56:00 Güncelleme: 03-07-2023 19:56:00


Şimdi bana ‘Araştıracak başka konu mu bulamadın?’ sorusunu yöneltebilirsiniz ama tabii ki her konunun bir tarihi geçmişi var…

 

Koktel de her açıdan ilgi alanıma girdiği için; bir önceki yazımda da belirttiğim üzere; bugün sizlre ‘Kokteylin Köklü Tarihi’ni paylaşacağım…

 

Bir önceki yazımda da vurgulamıştım; ‘Horoz Kuyruğu’ anlamındaki ‘Cock’ ve ‘Tail’ kelimelerinin birleşmesinden türeyen bir kelime…

 

Bir başka sağlam fikir var ki o da ‘Yumurta Kabı’ndan geldiğini ileri sürer…

 

Klasik Fransızca dilinde;  yumurta kabı olan “coquetier” sözcüğüymüş ‘Kokteyl’ kelimesinin kökeni…

 

ABD’de New Orleans’lı bir eczacının “coquetel” adlı değişik karışımlarını yumurta kabuğuna benzeyen elipsimsi bir kabın içinde vermesinden kaynaklandığını savunur bu tez…

 

Ama imanın horoz kuyuruğu daha geçerli bir tez…

 

19.yy’da, kokteyl kelimesi, Amerika’da ilk olarak kullanılmaya başlandığında brandy, şeker, su ve bitter’den oluşan karışımlar için kullanılan bir terimdi. Özellikle de ‘Angstro-bitter’; yani acıbadem likörlü olanlar için…

 

Zamanla insanların; içecek ve eşliğinde ikramları da barındıran ve bugünkü anamda davet’ organizasyonlarına; ‘Kokteyl’ adını verdiğini biliyoruz.

 

Ayaküstü içilen bu tür içeckelerin yanında tencere yemeği de verilemeyeceğinden; ‘Atıştırmalık’ tabir edilen; sonradan ‘Kanepe’; ‘Kanape’ ya da ‘Kuneppe’ denilen küçük yiyeceklerle birilkte içecek ikramının da yapıldığı etkinliklere genel anlamda ‘Kokteyl’ denilmiş…

**************************

 

Orta Asya Türk  topluluklarında yeni bir otağ kurumu, kazanılan ir zafer sonrası teba ile buluşma ya da hakanlık görev teslim dönemlerinde; çişitli içecek ve küçük yiyeceklerin de ikram edildği şölenler düzenlenirdi. Kize Eski Roma’da da; senato sene-i devirlerinde, yine kazanılan ir zafer sonrası; büyük meydanlarda sofralar kurulur, halkra ikramlarda bulunulurdu…

 

Bugünkü kokteylin atası sayılacak bu davetlerde; eglencenin de olması ilginç bir detaydır…

 

Esasen milattan önceki devirlerde de, halk;   kendi damak zevkine göre etrafındaki malzemeleri kullanarak kendi karışımlarını oluşturmuştur. Hattâ Orta Asya ve Anadolu’da; yazdan ya da kıştan çoksayıda meyvenin bir meşe küpe doldurularak; altı ay boyunca üstten su ilavesi ile hiç bitmeyen bir içecekeldeetmesi de; ‘Tükenmez’ adı verilen o içkinin bir kokteyl içeceği olduğunu gözler önüne sermektedir…

 

1400lü yılların başı; içecektutkunu ya da meraklısı kitlelerin; ‘Damıtma Yolu İle Elde Edilen İçecek’ üretiminde kendini geliştiridği yıllar oldu.

 

Damıtık içkiler ile hazırlanan karışımlar gayet yalın ve tek düze bir haldeydi o zaman ve çeşitlendirmek için de peynir ve döneimn kuru eti olan ‘Pastremia’ ağırlıklı yiyecekler eşlik ederdi çoğu zaman doplu etkinliklerde…

 

Bunlar da bi nevi kokteyllerdi…

**************************

Anadolu’nun ve Orta Asya’nın ‘Tükenmez’ geleneği; başka coğrafyalarda da ‘Punch’ olarak karşılığını buldu; ‘Punch’ o dönemin meyve ağırlılı satış yapan esnafının argodaki adıydı…

 

İngiliz seyyah ya da nenizciler; su, şeker,limon, ergamut, başta zencefil olmak üzere çeşitli baharatlar ve yerien göre elma, armut ya da şeftali kattıkları bir içeceği; koloni kurdukları ya da sömürge haline getirdikleri coğrafyalarda kutlamalarda içiyorlardı ve eşliğinde de genellikle küçük ekmekler üzerine koydukları salamura balık ya da peynir ile tüketiyorlardı.

 

Bu da bir nevi ‘Kokteyl’ kültürüydü her ne kadar o zaman adına kokteyl daveti denmese de…

 

**************************

 

17. yy sonlarına doğru İngiltere’de ve İngiltere’nin bütün kolonilerinde de tüketilen punch, geniş çanaklarda kepçe ile servis edilirdi. Genellikle kutlama içeceği olan ‘Punch’, yanında küçücük yiyecekler yenme ihtiyacını da doğurdu.

 

İlginçtir; aynı dönemdeki Coffee House’lar ismini Punch House olarak değiştirmiş ve kendi farklı karışım ve küçük yiyeceklerini de geliştirme çabası içine girmiştir.

 

İrlanda’daki ‘Irısh Pub’ ve bir İngilz hafta sonu geleneği olan ‘Fish&Jeeps’ de bu dönemde bir nevi kokteyl kültürü halini aldı…

 

 

19. yüzyıl başlarında ise; adı ile anılan kokteyller ve yine adı ile anılan soslu yiyecekler meşhur oldu.

 

Alexander Sister, Alexander Borther; Julep, Tom Collins, Virgin Marry, Blaudy Marry, Sling, Jackies, Cobbler ve Smash gibi kokteyller, beraberinde yenen ‘Cardinal’, ‘Pachatuian’, ‘rischetta’ soslu yieyceklerle tam bir davet kültürüne dönüştü…

 

**************************

 

Burada ‘Martini’yi unutmamak lazım; vermut, cin ve bazı asidik meyve sularının katılması ile hazırlanan ve içine zaman zaman kürdan batırılmış zeytin atılan ‘Martini’, yine birçok yemekli kokteyl davetinde arana içeceklerden oldu.

 

***************************

Şimdi ben size; ‘1919’da yönetimin aldığı bir kararla, her türlü alkollü içkinin üretimi, tüketimi, satışı ve alkollü içki ikram edilen yemekli davet ve yani kokteyller yasaklanmıştı; bilin bakalım bu hangi ülke?’ diye sorsam; hep bir aızdan ‘Osmanlııııı’ dersiniz ama değil; ABD…

 

Bildiğiniz rüyalra ülkeis ABD…

 

***************************

 

Amerika tarihinde büyük bir yer kaplayan ve çok tartışılan XX.  asır başlarında; tüm alkollü içeceklerin kullanımı, üretimi ve satışı yasaklanmıştı. Dönemde sosyal ve ekonomik nedenlerle insanların ölçülü şekilde içki tüketimi teşvik edilmeye çalışılsa da başarılı olmayınca alkolün tamamen yasaklanmasının önüne geçilemedi.

 

Kaçak üretim yaparken yakalananlara da aır cezalar uygulanıyrodu.

 

Am abu yasak ve caydırıcı cezalar ters tepti ve adeta içki mafyası doğdu…

 

1938 yazında da yasak kaldırıldı.

 

***************************

 

Dönelim 1600ler sonrası Kıta Avrupa’sının batısına yani Frnasa’ya…

 

Fransız Kralları; o dönemde neredeyse üç günde bir düzenledikleri ve kenti ileri gelenlerinin davet edildği küüçk yiyeceklerle genellikle şarap ikramının yapıldığı gecelerle meşhurdu.

 

Davet çoğu zaman sarayın en büyük salonlarında olur; gecebitene kadar yiyecekler de bitmezdi…

 

İşte bu yazıya konu olan ‘Kokteyl Davetlri’nin asıl atası da onlardı.

 

Paris, bu davetlerden esinlenen kent zenginlerinin; on beş günde bir açtıkları çeşitli dükkânların açılışı onuruna verdikleri ‘Açılış Kokteylleri’ ile de meşhurdu.

 

İlginç bir not; kaynaklar, Osmanlı’da II. Selim döneminde, Beyazıt’ta açılan bir meyhanenin de, açılış şerefine bir davet verdiği ve bu davete tepdil-i kıyafet ile Sarı Selim’in de katıldığını yazar…

 

Bu İstanbul tarihinin ilk açılış kokteyli sayılabilir, hattâ öyledir di…

 

***************************

 

Size bir ilginç not daha; son on beş yılda İstanbul genelinde düzenlenen kokteyl davetlerinin toplam sayısı; pandemi dönemini çıkarsak; aynı dönemin Paris, Hamburg, Prag, Lonrda ve Madrid’de düzenlenenlerin toplamından bile fazla…

 

Şu da bir gerçek ki; şu anda Avrupa’nın en geniş yelpazesine sahip ‘Ziyafet’ yani kokteyl yiyeceği ve içeceği zenginliğine sahip ilk üç kentinden bri İstanbul…

 

Son kayıtlara göre, yüzlerce catering şirketi var…

 

Umarım sıkılmadnıız…

 

Ama ilgniç bir tarihi süreç değil mi?

 

 



Bu yazı 7988 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI