beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
KAPI KOMŞUMUZDAN FARKLI BİR MUTFAK KÜLTÜRÜ
Tarih: 22-09-2024 13:05:00 Güncelleme: 22-09-2024 13:10:00


 

Türk Mutfağı; binlerce yıllık tarihi içinde,  hemen hemen göç yolları üzeri de dahil olmak üzere birçok kültürden fazlasıyla etkilenmiş bir mutfak…

 

Sınır komşularımız Yunanistan, İran, Irak, Suriye, Gürcistan ve yakın ülkeler Mısır ya da Lübnan’dan biel çok ortak yanı olan bir mutfak, tabii onların da bizle…

 

Ama çok daha yakın bir kültürel geçmişimiz olan Bulgaristan ile öyle farkllıklarıız var ki; şaşırırsınız…

 

Yain sınırı geç, bambaşka bir lezzet dağarcığı vardır Bulgaristan’ın…

 

Beş kez gittim, inanın lezetlerine doyamadım…

 

Ayarıntılarıyla anlatacağım size ve tavsiye edeceğim; farklı lezzetle arıyorasnız; karayolu ile bile gidilebiliyor, Bulgaristan’a gidiniz, yiyiniz-içiniz…

 

Bulgaristan, zengin tarihine ve kültürel çeşitliliğine paralel olarak geniş ve renkli bir mutfak kültürüne sahiptir.

 

Etli yemekler mi dersiniz, sütlü tatlılar mı, meyveli pastlar mı, yoksa dünyanın en lezzetli dondurmaları mı?

 

Gerçekten, Vardar Ovası otlarıyla beslenmiş ineklerin ve mandaların sütünden yapılan dondurma; kanıkma dünyanın en lezzetli dondurmalarıdır…

 

O dondurma, mis gibi süt kokuyor, tamamen süt kokulu dondurmalar…

 

Bulgar mutfağı, çeşitli etkileşimlerle şekillenen ve her bir yemeğinde bu etkileri barındıran benzersiz bir tat ahengi sunar.

 

Bulgar mutfak, aynı zamanda taze sebzeler, yoğurt ve peynir gibi sağlıklı temel malzemelerle, ziyaretçilerine unutulmaz bir gastronomi deneyimi taahhüt ediyor.

 

İnanın yoğurdun en lezzetlisi de Bulgaristan’da yapılır, farkını yaşayın, hak vereceksiniz…

 

Normal yoğurt bile bıçakla kesiliyor, katkısız üstelik…

******************

 

Misâl, Bulgar Mutfağı’nda; öyle zengin bir çömlek ya da güveç kültrü var ki; en az 10-15 ayrıtür yemek sayılabilir; kaldı ki fırın sütlaç kültürü de Bulgar Mutfağı’nın bir yansımasıdır coğrafyamıza…

 

Örnek vermem gerekirse; gyuvech, farklı sebzeler ve et türleriyle hazırlanan bir tür güveçtir.

 

Közlü ya da kızgın bir fırında pişirilerek, içerisine baharatlar ve bazen de peynir eklene ki o peynir hellim gibi erimiyor, kuşbaşı kalıyor; müthiş bir lezzet…

 

Bizim Adana’ya benzese de, lezzeti ve rahiyası tamamen değişik olan bir de Kebapcheler’i var ki, kalın çekim kıymadan yapılan ve ızgarada pişirilen uzun köftelerdir.

 

Baharatlarla ve özellikle tarçınla zenginleştirilir ve genellikle taze garnitürlerle servis edilir.

 

Bob Chorba, fasulye ve sebzelerle yapılan kalın bir çorbadır. Genellikle kış aylarında tüketilir ve içerisine et de eklenebilir.

 

Sarmi, lahana veya asma yaprağına sarılan pirinç ve kıyma karışımından oluşur. Çeşitli baharatlar eklenerek lezzetlendirilir.

 

Shkembe Chorba, midye çorbasıdır ve özellikle kış aylarında popülerdir. Sarımsak, sirke ve kırmızı biber sosu ile tatlandırılır. Siz, Terbiyeli Midye Paça’ da diyebilirsiniz ve bol maydanozla da konulur.

 

 

 

Bir de yufkalı bir yiyecek olan, Banitsa  var; Banitsa, yufka hamuru arasına peynir veya diğer dolgular konularak hazırlanan bir dürümsel börek türüdür.

 

Çay saatlerinde veya kahvaltılarda tercih edilir. Bu arada ekleme yapalım ki, Bulgarlar da tomurcuğu bol çayı çok severler…

 

 

Az daha ‘Mousakka’yı unutuyordum; ama patlıcanlı değil patateslisi…

 

 

Bir de Çökertme Kebabı ya da Çökertme Tavsı benzeri bir yemekleri var:

 

Patatnik…

 

Patatnik, rendelenmiş patates, soğan ve bazen peynirle yapılan bir tür omlettir. Yüksek ısıda pişirilerek altın rengi bir doku elde edilir.

 

**************

 

Tatlı su balıklarını da iyi işler Bulgarlar..

 

Pomorie bölgesine özgü taze alabalık, zengin bir sos eşliğinde sunulur. Bu zengin sosta, zaman zaman domatesli, biberli; zaman zaman ise ilginçtir sarmısaklı, tranş zeytinli, kekikli, mayonezli bir içerik bulunabilir. Genellikle kömür ızgarasında pişirilir ve taze çipruka, roka ya da tere ile servis edilir.

 

Isırgan otu çorbaları da var; özellikle ilkbahar aylarında yaygın olarak tüketilir. Mısır uun ile terbiye ederle; yine sağlık açısından faydalı bir öğedir, hattâ zaman zaman rendelenmiş sert peynir de eklerler…

 

******************

Biliyor musunuz, özellikle Kıbrıslılar, Güney Fransa’da yaşayanlar ve yine Güney İtalya’da yaşayanlar; zeytinyağını çok sevmelerinin yanı sıra, her öğünde mutlaka zeytin  yerler…

 

İşte Bulgarlar da, hemen hemen her öğünde ya mutlaka masaya peynir koyarlar ki otlarla zenginleştirirler; ya da mutlaka mönülerinin birine peynir katkısı yaparlar…

 

Zira yemeklere katılabilen ilginç peynirleri vardır Bulgaristan coğrafyasının…

 

Esasen bildiğimiz klasik beyaz peyniri ve köy peynirini çeşitlendirmişler ama, yağdan asla ödün vermeden ve sabırle  bekleterek üretim metotlarını öğrenmişler; dolayısıyla da sadece kahvaltılık değil, sofralık peynirler de çıkmış Bulgaristan’da…

 

******************

 

Dedik ya ovaları bol bir ülke, tarırmlarına ihanet de etmemişler; dolayısıyla et yemekleri de bol ve ucuz Bulgarlar’da…

 

Antrikot ya da biftek ve kontrfile tarzı löp et, ehr hafta mutlaka yenir Bulgar sofralarında…

 

Bol çipruka, bol reyhan ve bol kekikle de çeşitlendirirler…

 

Haşlanmış sebze de bu etin baş garnitürüdür.

 

Bulgarların bir başka özelliği de, evde de yeseler, sıradan lokantada da; her tabak özenilir bir gelenek gereği…

 

Bunu Osmanlı Saray Kültürü’ne bağlamak yanlış olur; zira Anadolu’da böyle bir süsleme sanatı halen yok; o yıllarda da yoktu; ama Bulgarlar ilginç bir şekilde tabaklarına özenirler, ne yerlerse yesinler…

******************

 

Size birkaç tane de Bulgar yemeği ismi veriym; ki bunları bizdeki Bulgar göçmeni Balkanlı hemşerilerim de iyi bilir:

 

Baniçka

 

Poniçka

 

Baniçka

Döndürme

Kriappa

Dızmana

 

Kifla

 

Lutenitsa

Lutenitsa

 

Yahnecki

 

Laehminaçki

 

Kolaç

 

Milinka

 

*****************

 

Evet, denemek isterseniz; size bir de Ponçika tarifi vereyim; zira kolaydır yapımı:

 

Malzemelerle başlayalım:

 

500

gram

un

1/2

litre

su

20

gram

yaş maya

1

yemek kaşığı

toz şeker

1

çay kaşığı

tuz

Kızartmak için:

3

su bardağı

ayçiçek yağı

Servisi için:

2

yemek kaşığı

pudra şekeri

4

yemek kaşığı

bal

4

yemek kaşığı

mramelat…

 

Yapmaya başlayalım:

 

İki buçuk bardak suyu kaynamaya akın bir derecede ısıtın  ve içine sırasıyla; toz şeker, tuz ve yaş mayayı ekleyin.

 

Unu yavaş yavaş suyun içine dökün ve karıştırmaya başlayın.

 

Hamuru yumuşak bir kıvama gelene kadar yoğurmaya devam edin.

 

Kulak memesi kıvamına gelen hamuru, 40 dakika boyunca kabarmaya bırakın.

 

Kızartma tavanıza yaklaşık 3 cm. yüksekliğinde olacak şekilde ayçiçek yağını aktarın ve yağı kızdırmaya başlayın.

 

Bekleyen ve kabaran hamurunuzu dilediğiniz büyüklükte ya da bir kaşık yardımı ile küçük parçalara bölün.

 

Hamurunuza dilerseniz yuvarlak, lokma gibi bir şekil verebilir, dilerseniz hazırladığınız hamur toplarını simit gibi içi delikli hale getirebilirsiniz.

 

Hazırladığınız hamurları kızgın yağa atın ve iki tarafı da bakır rengi alana kadar kızartın.

 

Pişen hamurları tahta bir servis tabağına alın. Böylece hamurunuz terlemez ve altı da üstü de çıtır çıtır kalır.

 

Tüm hamurları kızarttıktan sonra üzerini dilediğiniz şekilde süsleyin. Poniçka’nın asıl servis ediliş tarzı pudra şekeri, bal ya da reçelledir ancak damak zevkinize göre tuzlu ürünlerle de servis edebilirsiniz.

 

Afiyet olsun…

 

GASTRONOMİ&GASTRONOMİ TURİZMİ UZMANI

GURME BOĞAÇ YÜZGÜL

 

 

 



Bu yazı 7607 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI