Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
HAYAT KAYNAĞI BİR EBE: EBEGÜMECİ
Tarih: 14-08-2024 10:01:00 Güncelleme: 14-08-2024 22:50:00


19 Eylül 1979 Çarşamba günü, hayatımın en ilginç günlerinden birisiydi…

İstanbul Erenköy’de kendimize ait olan eve taşındığımız gündü o gün…

Şükürler olsun ki halen muhafaza edilmiş olan koskoca bir  arazinin ortasında bir kooperatif eve…

Çevredeki beş apartmandan birisiydi, dörtü belediye siteleri ve beşi bizimkisi…

Evin sağ tarafında gübre öbekleri, karşısında Deniz Gezmiş’in dedesine ait sütçü, ön tarafta da boydan boya ineklerin otladığı bir çayır-çimen…

*****************

Size, Erzurum’da, Manisa’da, Mersin’de, Nevşehir’de bir köyden bahsetmiyorum; bizatihi İstanbul Erenköy’ün göbeğidir bu bahsettiğim yer…

Gel zaman git zaman; ineklerle, su kaplumbağalarıyla, bazen kirpilerle, tavuklarla arkadaş oldu tüm bina; zira kuş uçmaz kervan geçmez bir mahalle, bir yağmur yağsa, çamur deryası patikalar  filân…

***************

Bir gün balkondan bakarken; iki tane başörtülü ve şalvarlı kadının; o çayır çimenliğin ortasında, elinde bıçakla toprağa eğilip bi şeyler yaptıklarını gördüm…

Gazetecilik merakı o zamandan o kadar içimdeymiş ki, aşağı inip ne yaptıklarını sordum…

Bilmediğim için bana güldüler, hem de kahkahalarla…

‘Ebegümeci’ ve ‘Kuzu Kulağı’ kesiyoruz dediler…

Kaç kez belki üstüne basmışızdır, yanından geçmişizdir; gösterişli olan bu çiçek gibi bitkinin…

Yan yana en az beş-altı tane bitmişti devasa arazinin ortasında, ellerinde bıçakla söküp söküp, yanlarında getirdikleri torbaya koyup, oradan ayrıldılar…

******************

Ayıptır söylemesi, görgü itibarıyla  biraz aristokrat bir ailede büyüdüğüm için, öyle kuzu kulağı, eebgümeci, ayrık otu filân bilmezdik…

Talihsizlik tabii…

Ne zaman ki gastronomi uzmanı oldum, ne zaman ki şifalı yiyeceklerle de tanıştım; o zaman anladım o eli bıçaklı teyzelerin aslında  şifa topladıklarını…

******************

Okurlarımdan sürekli olarak aldığım e-posta ya da what’s app mesajlarında; ‘Hep burjuvazi yemeklerinden söz ediyorsun, yeter. Biraz da Anadolu köy halkının doğal yiyeceklerinden bahset’ tarzı sitemlerle de karşılaşıyorum metiyelerle birlikte…

O zaman, ubugün size şu şifa kaynağ ebegümecini yazayım dedim…

İnanın ilk tattığımda çekinmiştim yerken ama muhteşemmiş…

İster çayını yapın, ister salatasını, ister çorbasını, ister zeytinyağlı ya da etli yemeğini…

******************
Namı diyar Ebegümeci otu, ilkbahar ve yaz dönemlerinde, tarlalarda, bahçelerde ya da en iyi ihtimalle; yol kenarlarında sıklıkla karşılaşılan, mucizevi bir biçimde kendiliğinden yetişen bir bitkidir. 

Bu nedenle ona, ot mantarı da denilir ama, tabii bir mantar türü değil, aklınız karışmasın…

Asya’dan Afrika ve Avrupa’ya uzanan Malvaceae yani Ebegümecigiller familyasına ait 1500 tür ebegümeci vardır dile kolay…

Büyük-küçük yapraklı türleri bulunurken mor, beyaz, pembe, vb. gibi pek çok renkte çiçeği olan ebegümeçleri de vardır. Daha çok çay olarak tüketilen hibiskus da bir ebegümeci türüdür. Ebegümeci çayı tüketerek de ebegümeci otunun faydalarından yararlanabilirsiniz.

Ebegümecinin yaprakları, çiçekleri ve köklerinden yararlanılır. 

Az önce de yukarıda yazdığım gibi, çayını yap, ymeğini yap filan; çok çeşitli kullanım alanı var…

Yaprakları hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilebilir. 

Ebegümeci yaprakları çiğ olarak salatalarda, pişmiş olarak yemeklerde ve çorbalarda kullanılır. 

Misâl bol mısır unu meyaneli harika oluyor…

Pişirildiğinde bamyadaki gibi bir mukus ortaya çıkar. 

Bu nedenle koyu kıvam vermek için çorbalarda, bazen de yumurta ikamesi olarak tercih edilir.

******************
Ebegümecide yok yok vitamin ve minerâl olarak…

Kalsiyum, magnezyum, potasyum, mtyşak. çinko, demir, selenyum, iyot, B vitaminleri, A vitamini ve C vitamini içerir. Ebegümeci, yaraların iyileşmesini hızlandırmaktan vücudu enfeksiyondan korumaya kadar pek çok fayda sağlar.

Ebegümecinin yaprakları ile ıspanak kavurması gibi bir yemek yapabilirsiniz.

Neye mi iyi geliyor?

Bakalım o halde

****************

Bir kere iştah ve nefes açar ve özellikle satalası, çok besleyicidir…

hele de zeytin, zeytinyağı ve limonla yapıldığında…

Aroması bir harikadır…

Solunum güçlüğü ve göğüs sıkışmalarında gibi durumlarda da ebegümeci, rahatlatıcı olabilir. 
Balgam söktürücü özelliği sayesinde solunum yollarının temizlenmesine destek olurken iltihap önleyici rolüyle boğaz şişmesi yatıştırabilir. 

Yaralanmalarda ağrı kesici etkisi olduğu düşünülen ebegümecinin yapraklarındaki kimyasallar zengin vitamin içeriğiyle yaralarda hızlı iyileşme sağlayabilir. Yara bölgesinde rahatlama yaratabilir. Bu nedenle ebegümeci, topikal baş ağrısı ilaçlarında ve yüz maskelerinde de kullanılır. 

Ebegümeci, yine yara bölgelerini bakterilerin etkilemesini önleyerek bağışıklık sisteminin korunması için yardımcı olur. Güneş yanıkları, böcek ısırıkları, kızarıklıklar konusunda da ebegümeci iltihaplanma ve şişmelerin önüne geçebilir.

Ebegümeci aynı zamanda esansiyel yağ içerir. Bu rahatlatıcı olabilir.
Ebegümeci çayı ile uykuya daha kolay dalabilirsiniz. 

Astım, bronşit, öksürük ve boğaz enfeksiyonlarında geleneksel olarak ebegümeci kullanılır.
Cilt yaşlanması pek çok kişiyi rahatsız edebilir. Bu sebeple de belirli bir yaştan sonra aynaya daha çok bakmaya başlayabilirsiniz. Bu noktada ebegümeci içeren krem, jel gibi ürünler cildin genç ve daha canlı görünmesini sağlayabilir. Ebegümecinin bu gücü, cilt hücrelerine zarar veren ve kırışıklıkların ortaya çıkmasına neden olan serbest radikallerle mücadele eden bileşenlerden gelir. 
Ayrıca içeriğindeki A vitamini de cilde parlaklık ve genç bir görünüm verir. Saç kırılmalarına karşı da ebegümecinin faydalarından yararlanılabilir.

Ebegümeci yapraklarından yemek yapmak için bir nedeniniz daha olabilir. Bu yapraklar diş etlerini enfeksiyonlardan koruyan anti-bakteriyel ve anti-inflamatuar bileşenler içerir. 
Ebegümecinin içerdiği polifenoller, serbest radikallerle savaşma gücüne sahiptir ve bu sayede bakteri plaklarının oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Ebegümecinin çayı ile gargara yapabilirsiniz.
Yeşil yapraklı sebzeler kanserden korunmada tüketilmesi gereken besinlerin arasında sayılır. Ebegümeci de koyu yeşil yapraklı bir bitki olarak bolca klorofil içerir. Klorofilin pek çok kanser türünde etkili olduğu araştırmalarla saptanmıştır. Ancak en çok prostat kanseri üzerinde etkili olduğu düşünülür. Araştırmalara göre, ebegümecindeki beta-sitosterol maddesi prostat bezindeki tümörleri önleme yeteneğine sahiptir. Prostat kanseri riski taşıyan kişiler için ebegümeci koruyucu bir etki gösterebilir.

Zihin ve bedenin dinlenmesi için yardımcı olabilir. Bu etkisi sebebiyle bazı kaygı, stres ilaçlarında kullanılır. Hatta bazı diş hekimleri ebegümeci içeren anestezi ilaçlarından faydalanabilir.

*****************

Gelelim çayına…

Evet, evet; ebegümecinin çayı da demleniyor…

Ebegümecinin kurutulmuş çiçek ve yaprakları çay olarak tüketilir. 

Ebegümeci çayının faydaları en çok bağırsaklar üzerinde etkilidir…

Bağırsak duvarlarının gevşemesine ve gıdaların daha iyi emilmesine olanak sağlar. 

Ebegümeci, sindirim sistemini düzenleyebilecek, hareketsiz bağırsakları çalıştırabilecek hafif bir müshil etkisi yaratabilir.

Ayrıca 
mide asidini azaltmaya da destek olur. 


******************

Halen kararsızsanız, bence ilk çayır-çimene; ya da ilk kapsamlı manava uğrayın…

Afiyetler olsun…

GASTRONOMİ&GASTRONOMİ TURİZMİ  UZMANI
GURME BOĞAÇ YÜZGÜL



Bu yazı 6064 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI