Bugün yazıma özel ve tarihi bir tarifle başlamak istiyorum…
***************
MALZEMELER
2 kg. süt
2 kg. orta yağlı beyaz peynir
2 kg. soğan
2 kg. kil
2 kg. kum
2 kg. kireç
40 yumurta akı
4 litre su
HAZIRLANIŞI
Kum, kil ve kireç; derin bir kapta büyükçe bir kaşık yardımı ile karıştırılır. Daha sonra süt ve peynir aynı anda, bu karışıma eklenerek yine karıştırılır ve en son rendelenmiş soğan ve su da eklenerek, orta koyulukta bi bulamaç elde edilir.
Sonra bu karışım…………
????????????????????????????
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
?!?!?!?!?!?!?!
****************
Nihayet kafayı yediğimi, toptan çıldırdığımı, külleum delirdiğimi falân düşünseniz hiç kızmam, gücenmem; zira haklısınız da; kardeşim bu tarifi size yiyesiniz diye yazmadım ki…
Bu karışımın adı, ‘Harcıali Bullamaci Seinani’…
Yenmeyen bir tarif bu…
‘Peki ne demeye yazdın ki bu tarif?’ derseniz…
Yaşamayı sevdiğim için, tüm insanların da yaşama hakkına sonuna kadar sevgi e saygı duyduğum için yazdım…
*******************
Bu tarif, Mimar Sinan’a ait…
1540lı yılların sonunda geliştirdiği bu inşaat harcı ile gerçekleştirmiş 400’ü aşkın eserini…
Dünya inşaat dayanıklılık kontrol ve denetleme uzmanlarına göre; halen gelmiş geçmiş dünyanın en sağlam inşaat dolgu ve harç malzemesi…
1824 yılında İngiltere'nin Leeds kentinde, Joseph Aspdin isimli bir duvarcı ustası yaptığı çalışmalar sırasında bir kısım doğal kil ile üç kısım kalker karışımını pişirip öğüterek dayanımı ve dayanıklığı yüksek ilk çimentoyu üretmişti. 200 yıl içinde, çimento teknolojisi değişti ve gelişti; ancak halen dünyanın en kaliteli çimento katkılı harcı bile, ‘Harcıali Bullamaci Seinani’ kadar dayanıklı değil…
En sağlam tünel kalıp binalarda bile dayanıklılık süresi maksimum 125-150 yıl arasında; Prekast binalarda yine 80-100 yıl; çeilk konsüriksiyon binalarad ise yatılımına göre, metal yorgunulğu da hesaplandığında; 70-110 yıl…
Ama ‘Harcıali Bullamaci Seinani ile yapılan yapılarda; minimum 500 sene, bu süre sonsuzluğa da uzanabiliyor…
Öyle sağlam ki, bazı kendini bilmez çakma restorasyoncular; ‘Harcıali Bullamaci Seinani ‘ tekniği ile yapılan sur, duvar ya da zemine denk geldiklerinde; o duvar, zemin ya da suur aşmak için; olmadık yollra başvuruyor, yine de başarılı olamıyorlar…
Zra o yapıları, iman gücü değil; bilimin gücü koruyor, zekânın ve emeğin gücü koruyor…
***************
Bakıyoruz, bugün kaçınılmaz bir doğa olayı olan depremlerde; 1999 sonrası yönetmeliklere göre yapılmış devasa sitelerdeki lüks binalar, hattâ bazı rezidanslarda dahi, kolonlar patlıyor, kirişler çöküyor; binalar gofrete dönüyor…
İnsanlık onurunu, insanların cebini, birikimini, emeğini, geleceğini, vatanın ve milletin ve devletin ekonomisini; klasik dille, ‘Tüyü bitmedik yetimin hakkını’, üç kuruş dha fazla zengin olacağım diye çalan bazı müteahhitler yüzünden; canlar gidiyor.
Devletimize, milli ekonomimize; bu müteahhitler yüzünden; her faciada, vatandaşlarının şu ya da bu biçimde yanında olmak için; ek yük biniyor…
Zira cezalar caydırıcıyı bırakın, yok gibi…
Şu bir gerçek ki, Mimar Sinan; başarılı olmak zorundaydı, her ne kadar işini severek ve özenerek yapsa da; başarısız olması halinde; resmen kellesini yani canını kaybederdi…
Tabii ki işini hakkıyla yapan dürüst ve namuslu müteahhitleri ayrı tutuyorum…
Ama binlerce kişinin ölümünden bizzat hırsızlığı yüzünden sorumlu olan bir kişinin de, yatarı bile olmayan cezalar alması da hak da değil, adalet de değil…
İki-üç bin yıllık binalar, surlar, anıtlar; ‘Harcıali Bullamaci Seinani’ ile ayaktayken, iki-üç yıllık milyonluk siteler yıkılıyorsa; yazıklar olsun…
*****************
Haydi buradan gastronomiye de bağlayayım…
6 Şubat depreminde; o koca coğrafada; tam 478 gastronomi turizmi ile ilgili yeme-içme mekânı da kullanılamaz hale geldi.
Bunların, 450’ye yakını, sağlım olmayan yeni binalarda bulunan mekânlardı…
Yani o coğrafyada; zaten sözde çakma gastronomi turizmcilerinin olmayan icraatları yüzünden bir hareketlilik yoktu ama; şimid hiç olmayacak ya da en az üç-beş sene ertelendi olası projeler…
Yahu canlar gitti, canlar…
Yazıklar olsun…
GASTRONOMİ&GASTRONOMİ TURİZMİ UZMANI
GURME BOĞAÇ YÜZGÜL
