1984 yılıydı…
Konservatuarın, yarı zamanlı eğitim sistemini kabul edişinin üçüncü kademe öğrencisi olarak ikinci sınıftaydım…
Şan bölümüm temel derslerinden biri olan Tiyatral Drama-Deşifre dersindeyiz ve yanılmıyorsam ikinci ya da üçüncü dersti. Zaman zaman ışıklarla uyusun, dünyada ego kavramının ne olduğunu bilmeyen yegane sanatçı Sevda Aydan giriyordu derslere, zaman zaman da asistanı Ali.
Bir gün derse, Ali, Sevda Aydan ve Sevda Aydan’ın arkadaşı olan biri daha geldi…
Haldtun Dormen…
Ben kendisinin, o güne kadar Türkiye’de, Hollywood akademisi tezgahından geçmiş yegane isim olduğunu bildiğimden, konuya oradan girdim ve uzun bir sohbet şansı yakaladım.
13 yaşındaydım ama, gerek televizyonlu bir evde doğmam, gerekse bir sinema programı hazırlayacak derecede yabancı sinema meraklısı bir babanın oğlu olduğumdan; sinema kültürüm hiç de fena değildi.
Konsrvatuar boyunca çalışmalarından fırsat buldukça, derslere beş-altı defe katıldı, tabi ki eğitmen olarak…
1985 yılında ise, yönettiği bir tiyatroda, başrol olmasa da, figüranlıktan bir nebze daha üst seviyede bir rol verdi bana, bir dostu için ‘Hırçınlar’ adlı bir oyunu yönetiyordu ve o oyunda üç ayrı günde, serserilik yapmayı marifet sayan bir hırpani genci canandırttı bana…
***************************
1993’te gazetecilik yapmaya baladıktan sonra da, en az 50 kez karşılaşıp selamlaştık, hiç abartısız en az 10-15 kere de röportaj yaptım. 10’u birebir kesin de kalan kısmı toplu röportaj olduğu için, yani yapan benim ama yannıda başkaca sanatçılar da vardı ondan…
**************************
10 yaşında da, 13 yaşında da biliyordum, hep de bildim, biliyorum; bırakın Türkiye’yi, dünyaya bir daha gelmeyecek bir insandır Haldun Dormen…
***************************
Herşey bir yana; ‘Kim bugüne kadar gösteri sanatlarının her alanında olmayı başarmış ve her bir sanat dalında ayrı ayrı iz bırakmış, isim yapmıştır?’ sorusunun tek bir yanıtı var:
Haldun Dormen…
Çok iyi ustalara çalıştı, usta oldu, yen ustalar yetiştirdi; ustaların ustası oldu…
******************
Sinema, tiyatro, müzikâl, skeç, operet daha sayılmayacak derecede çalışma…
Bakmayın, müzikâmi unuttuk biz, ama Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şen Sazın Bülbülleri geçti bu ülke sanatından…
Tabii ki Haldun Dormen imzalıydı…
***************************
Hemen herkesin ustasıydı ama, yeri geldi dzilerde, üçüncü ya da dördüncü rolde yer almaktan hiç yüksünmedi; sanatçıydı çünkü…
**************************
Güldürü ve vodvil türünde uzmanlaşmış bir tiyatro yönetmeniydi O…
1955 yılında Dormen Tiyatrosu'nu kurdu.
1961 yılında Türkiye'de sahnelenen ilk batılı müzikal olan Sokak Kızı İrma'yı yönetti.
Başrolde de Gülriz Sururi vardı…
1980'li yıllarda Egemen Bostancı'nın yapımcılığını üstlendiği Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikalleri sahneye koydu.
Ailemle her ikisini de izleme şansı yakalamış olmanın gururuun yaşıyorum…
1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahneye koyduğu Lüküs Hayat, 30 yıl boyunca aralıksız ve genellikle kapalı gişe olarak devam etti.
Bu dünyada bir rekordu…
***************************
Herşey bir yana, resmen ölene dek sahnelerde bir insandı, dinçti, dinamikti…
***************************
Ve iki g..üm medya…
Yani iğrenç medya…
İkinci snıf sanatçıların selülitlerini üç gün ana haber kuşağına dahi taşıyan; yasak aşkları, aynı anda hem kuzenini, hem yeğenini, hem baldızını, hem karısını hamile bırakıp, kaynanası ile kaçan ahlaksız insan müsfettesi kurgulanmışlıklarını, sabah akşam bırakın haberi, program yapan on beşinci sınıf medyayı zaten dikkate bile almıyorum; haber kanalları, sözde aydın muhalif kanallar da dahil, ya devlet sanatçısıydı, en etik kanal sıfatı taşıması lazım gelen TRT dahil medya kaç dakika bahsetti Haldun Dormen’in vefatından…
24 kanalda toplam 14 dakka bile değil…
***************************
Biz buyuz işte, haber olmak için, yasak aşktan doğma beş çocuk sahibi olmalıyız; snatçı olmamız, usta olmamız yetmez…
***************************
Haldun Dormen, Türk Sanat Dünyası’nın en entelektüel kimliklerinden birisiydi. O kadar ki, adeta siname konusunda ‘Yürüyen Bir Google’ gibiydi, tabii ki tiyatro konusunda, dünya müzikalleri konusunda…
Bugün elini sallasan çevirmene rastlıyor; ancak Haldun Dormen, yüzlerce sanat eserini, Fransızca’dan, İnglizce’den Türkçe’ye çevirmiş birisiydi, deyimlerine kadar hem de…
Zor bir iştir ve hem çevirip, hem uyarlayıp, hem yöneten tek kişidir de diyebiliriz…
O’nu şahit olmuşsa, bir yakınnı kaybetmiş olmasının dışında somurtarak hiç kimse görmemiştir, sürekli gülümserdi, hiç eksik etmezdi içten gülümsemesini…
O’na; ‘Sinema ve Tiyatro Tarihinin Harika Çocuğu’ dememek, büyük haksızlık olur…
Yeri gerçekten doldurulamayacak bir sanatçıdır, yeri doldurulamayacak bir insandır…
Çok büyük bir kayıptır bu nedenle…
***************************
Işıklarla uyu Haltdun Dormen üstadım, ustam, sanat büyüğüm; meslek büyüğüm; kıymetli insan…
Işıklarla uyu…
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
