Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
GASTRONOMİK KANDIRMACA
Tarih: 08-11-2024 11:34:00 Güncelleme: 08-11-2024 11:34:00


 

Ne zaman akşam yemeğinde ızgara köfte, patates kızartması, salata, ayran, zeytinyağlı fasulye ve tatlı olarak da burma kadayıf görse; annesinin de, babasının da maaş günü olduğunu anlardı…

 

Anne bir firmada muhasebeci, babası ise müşteri temsilcisiydi; ay başlarında kira ve faturalar ödenir, akşamına da iş çıkışı buluşulur;  toplu alışveriş yapılır, akşam eve dönülüp alınanlar erzak ya da temizlik dolabına yerleştirilir, sonra da ay başı olması hasebiyyle kurulan o mükellef sofrada hep birlikte akşam yemeğine geçilirdi. İşte yemeket köfte, salata, zeytinyağlı, kadayıf varsa; hele bir de anne-babası birer  kadeh de içki almışlarsa; anlaşılırdı ki ay başıdır; zira sair günlerde, genellikle ‘Allah ne verdiyse’ mantığı ile, çorba, sulu sebze yemeği, makarna ya da pilav ile geçiştirilirdi o akşam yemekleri…

 

Genellikle de yemek sonrası hep birlikte televizyon izlemeye geçerlerdi, zira her akşam mutlaka rutin olarak tabir edilen bir diziyi izlerlerdi hep beraber; meyve ya da çay faslına reklam arasında geçilirdi…

 

************************

 

Tanrıya şükür hiç aç kalmazlardı ama; o dizilerdeki en az 50 çeşit sabah kahvaltısı ya da 100 çeşit akşam yemeği sofraları da her zaman ilgisini çekerdi…

 

O ‘Yalan Sofralar(!)…

 

‘Yalan Sofra’…

 

****************************

 

Birkaç kere daha yazdım ama; yineliyorum; hiç özellikle de kanun kaçağı, mafya babası ya da zengin aile dizilerindeki sabah kahvaltısı ya da akşam yemeği sofralarını can gözünüyle takip etme şansınız oldu mu?

 

İş edindim ve adını vermeyeceğim beş ayrı bu tür dizinin kahvaltı sofralarını tek tek inceledim…

 

En basitini yazıyorum; ekrandan seçebildiğim kadarıyla beş çeşit reçel, altı ayrı çeşit peynir, beş çeşit zeytin, domates, salatalık, köz biber, dört çeşit hamur işi, iki çeşit füme et, sucuklu yumurta, krep, en az üç çeşit tatlı çörek, üç çeşit ekmek, tabii ki taze meyve suyu ve çay…

 

Otel daveti ya da mönüsünü kastetmiyorum; işim icabı ama yine tabii ki davetli olarak gerek kahvaltı, gerekse akşam yemeği olarak; çok sayıda üst düzey iş adamının, iş kadınının sofrasına, evet evet ev sofrasına konuk oldum…

 

Hani içlerinde kabak çiçeği gibi açılmış gösteriş meraklısı görgüsüzler de vardı, köklü ve saygın aileler de…

 

Çok güzel sofralarda ağırlandım, lezzetli ve hoş sohbetli; ama hiçbirisi, bu mafya bozuntusu dizilerdeki gibi bir sofra değildi…

 

Yok zaten böyle bir sofra gerçekte…

 

Yalan yani…

 

‘Yalan Sofralar…’

 

Sandalyelerde 20 kişi, masada 200 kişilik malzeme; yok böyle bir sofra…

 

Yani yalanla besliyorlar sizi…

 

 

Sizin, çocuklarınızın beynini yıkıyorlar, suça teşvik edip, potansiyel suçlu yaratıyorlar…

 

Annesi ve babası iki boğaz çalışmasına rağmen; ayda en fazla iki kez et yiyebilen çocuk; milliyetçilik ayağına devletten de destek alıp çatır çatır adam öldüren hayali kahramanı görüp, özeniyor…

 

 

‘Helâl açlık, yokluk; haram tokluk’ diye düşünüp; suça özeniyor…

 

Yalanla beslenmek yerine, sofranızdakine tamah edip, yetinin…

 

İnanın en lezzetlisi o mütevazi sofranızdakilerdir…

 

*************************

 

Neyse, gelelim bugünkü pratik hafta sonu tarifime…

 

Hafta sonu kahvaltılarında mutlaka ekstra bir şeyler yemek isteriz…

 

Misâl, herkes hamur işi yapamayabilir; hem yetenek, hem de bir meşfale meselesi…

 

Ama birazdan anlatacağım tarifle, ereni ermeyeni ‘Tavada Bulamaç Gözlemesi’ adını verdiğim bana özel tarifle, bu lezzetli ara sıcak kahvaltısını pişirebilecek ve tabii ki afiyetle de yiyebilecek…

 

İçi için ister önceden kavrulmuş soğanlı kıyma, ister ince kıyım maydanozlu beyaz peynir, ister dereotlu rende kaşar, ister patates, zevkinize göre ve hepsi de soğuk olmak zoruda, en azından oda sıcaklığında…

 

Gözleme hamurunu da siz yoğurmayacaksınız; bildiğiniz bir litrelik pet su şişesi yoğuracak…

 

(!!!!!!!!!!!!!!!!!!)

 

Evet, evet; pet şişe…

 

Gerçekten…

 

(!!!!!!!!!!!!!!!!!!)

 

Geniş ağızlı bir huni ile, bir litrelik boş bir pet su şişesine; sırasıyla iki yumurta, bir çay barrdağı süt, bir çay bardağından biraz az zeytinyağı, iki kaşık yoğurt ve bir buçuk su bardağı un koyun, en son bir tatlı kaşığı karbonat ve bir fincan da su ekleyip, şişenin kapağını kapatın ve yaklaşık beş dakika boyunca hızlı hızlı çalkalayın…

 

Önceden iyice kızdırılmış tavaya bir çorba kaşığı ayçiçek yağı ilave edip tavayı şöyle bir çevirin ve yarım dakika sonra: şişeden tavaya yüzeyi kaplayacak kadar bulamaç döküp, bir dakika altını pişirin; sonra spatula ile arkasını çevirip, içine harç koyun ve ikiye katlayarak. Arkalı önlü; birer dakika orta ateşte kızartın ve sıcak servis yapın…

 

Yanında da kiraz domates ve süzem yoğurt ile servis etmeniz de mümkün…

 

Afiyetler olsun…

 

GASTRONOMİ&GASTRONOMİ TURİZMİ UZMANI

GURME BOĞAÇ YÜZGÜL

 

 



Bu yazı 6317 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI