beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
GASTRO-ORGAZMIN İLK ADIMI: GASTRO-MUTLULUK
Tarih: 17-05-2025 12:43:00 Güncelleme: 17-05-2025 12:43:00


 

Biz gurmelerle, gastronomi uzmanlarıyla gerek şaka yollu olsun, gerekse küçücük akıllarıyla olsun dalga geçmek isteyenlerin sıklıkla kullandığı ve ‘Sonradan Görme’ yakıştırmalı, ‘Sonrudan Gurme’ ifadesi vardır ya; aslında doğrudur…

 

Zira, gurmelik, sonradan edinilen bir yeteneksel statüdür…

 

Damak tadını, yiyecek ya da içeceklerin dili ve tad kapasitesini yi harmanlayabilen kişiler, gurme mertebesine erişmiş kişilerdir…

Evet, yeme-içme işlemini başladığı yer olan ağzımız; sadece dört farklı tadı anlayabilir. Bunlar, tatlı, ekşi, tuzlu ve acıdır ama, buradaki acı; biber acısı değil; acımsılıktır…

Lakin çok iyi bir gurme olmak ve ortaya konulan yemek ya da içeceği yorumlayabilmek için, bir tek bu dört tadı dengeli bir biçimde algılayabilmek asla yeterli olmayacaktır…

 

Yemek yeme deneyiminin tamamına baktığımızda; önce koku, sonra görsellik, ardında sunum gelir; tat alma duyusu, ağızda bıraktığı his, yemeğin aroması ve veya rahiyaı ve iştah açıcılığı çok mühimdir…

 

Ben bu komplike kavrama ‘Gastro-Language’, bu yeteneğe tam manasıyla ahip olan gurmelere ki, gerçek bir gurme bu yeteneğe sahiptir, ‘Gastro-Lingustik’ diyorm, yani ‘Yiyecek ve İçeceklerin Lisanını Bilen Kişi’…

 

Dilimiz ile yakın bir zamana kadar dört, şimdi ise beş farklı tat alabiliyoruz.

 

Tatlı, tuzlu, ekşi, acı ve son olarak listeye giren “umami.” tadı…  

 

Bütün tatlar birbirleri ile etkileşim halinde çalışarak yemeklerin tadını almamızı sağılyor, tezin antitezi gibi yani, biri olmadan diğeri olmaz, olamaz…

 

Tatlı tat, diğer tatlar ile uyumlu çalışır ve yiyecek maddelerindeki diğer lezzetleri ortaya çıkarır.

 

Buna en güzel misal, Türk, Rum ve diğer Akdeniz ülkelerinde; zeytinyağlılara biraz şeker konulmasıdır…

 

Bazı gastro-bilimciler, insanoğlunun lezzetle tanışmasını, tuuzn keşf ile eş zamanlı olarak başlatır…

 

Böylelikle, özellikle yemeklerde başroldeki tuz doğanın bize sunmuş olduğu bir lezzet arttırıcıdır.

 

Tuz, katılan tüm yemeklerde ve hatta eklendiği tatlılarda yemeğin içindeki tüm malzemelerin lezzetlerinin daha da ortaya çıkmasına sebep olur.

 

Tabii inşalah ykek tansiyonunuz yotur…

 

Tuzsuz yemeklere tatsız tuzsuz dememiz de buradan kaynaklanmaktadır…

 

Ekşi tatlar ise tatlı ve tuzludan sonra ikincil kategoride gelen bir tatdır.

 

Ekşiler, aslında iştah arttırıcıdır, damaın dimağını açar, yemek yeme hissini arttırır…

 

Yine ekşi, katıldığı yemeğe renk açısında şeffaf bir lezzet vererek yemeğin asidite oranını dengeleme özelliği de vardır…

 

Acı ise adeta bir kontrolördür…

 

Ağzımızda farklı tatları hissetmenin yanı sıra aynı zamanda yediğimiz yemeğin ısısı ve dokusu da o yemeğin tadını etkiler.

 

Bir yemeğin ısısı o yemeğin kimyasını etkilediğinden tadını farklı algılamamızı sağlar.

 

Şu bir gerçek ki, iyi bir gurme, sıcak yemekleri dumanı üstünde, soğuk yemekleri ie en fazla 3 derecede yiyebilendir…

 

Tabii ki yemeğin sıcaklığı ile ilgili olarak bir başka katalize unsur ise yemeğin ısısından ziyade havanın ısısı olarak karşımıza çıkar…

 

Soğuk bir havada canımız sıcacık bir çorba çektiğinde, ve o sıcacık çorbadan bir yudum alıp içtiğimizde, daha mutlu olur ve o yemekten daha çok zevk alırız.

 

Demli çay ya da kahvenin hararet alma özelliğini burada ayrı tutuyorum…

 

Sıcak bölgelerdeki atıştırmalıkları ilgi çekmei de bu yönde bir örnek…

 

Hep çikolatanın mutluluk hormonunu arttırdığı efsanei vardır ya, aslında bu özlenen her yemeğe ulaşma anı için geçerli bir unsurdu bu…

 

Misal, bir yemekten bir lokma alırsınız ve o an hayal eder gibi gözlerinizi kapatır ve bütün vücudunuzla ve ruhunuzla o yemeği hissedersiniz ya; bu tam bir ruh ve mide uyum halidir…

 

İşte iyi bir gurme, iyi bir gastronomi uzmanı, tüm bu ruh ve kimyasal metabolik halleri kafasında iyi tartabilen kişidir ki, son tüketici de en az kendi kadar gastro-mutluluğa ulaşsın…

 

Böylelikle, ‘Gastro-Lingustik’, ‘Gastro-Language’ ile beraber bir kavram daha kazandırmış oluyorum gastronomi bilimine, o da ‘Gastro-Mutluluk’…

 

‘Gastro-Mutluluk’ kavramını, kısaca bir yiyecek ya da içeceğe ulaşan bir kimsenin, yiyecek ya da içeceğe ulaşma anında yaşadığı görsel ve kokusal zevk, tadım esnasında hissettiği haz ve tüketim sounnda elde ettiği duygunun en üst seviyede yaşandığı bir orgazm hali olarak nitelendirebilirim…

 

Tanım içerisinde geçirmiş olduğum ‘Orgazm’ kavraım lütfen size sırıtmasın; zira nasıl cinsellikte, hissetme, dokunma, aksesuar, ortam, koku ve duyumsama cinselliğe ve sonuçta da orgazma ulaşmada etken faktörler ise, gastro-mutluluk orgazmında da, dekor, ambians, sunum, koku, içerik, lezet ve pişirme tekniği; bu orgazma ulaşmadı istek artıcıdır…

 

Ne tek başına görsellik, ne tek başına sunum, ne de tek başına lezzet yetmeyecektir…



Bu yazı 7244 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI