beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
GASTRO-DAVETLER VE OTEL FARELERİ
Tarih: 21-06-2023 08:11:00 Güncelleme: 21-06-2023 08:11:00


 

Gastronomi ağırlıklı İstanbul davetlerinin en temel sorunsallarından biridir onlar…

 

Gerek aktif gazeteciyken, gerekse de gurme ya da gastonomi uzmanı olarak katıldığım davetlered karşılaştım onlarla…

 

Sosyolojik bir inceleme yapılması gerekecek kadar ilginç bir kitle oldukları için, gazetecilik dürtüm beni onları incelemeye itti ve mesleğimin maalesef olmazsa olmazları arasında olan halka ilişkiler şirketleri ile karşı karşıya gelme pahasına, onları incelemek ve çözmek için, kimileri ile yakınlaştım, çözmeye çalıştım. Bu incelemenin meyvelerini de iki kitapla yedim, ‘EKİP-1/OTEL FARELERİNİN GİZEMLİ HAYAT HİKAYELERİ’ ve ‘EKİP-2/CEMİYETİN YANCILARI’ adlı, her ikisi de sosyolojik içerik çözümlemesi ödülü alan kitaplarımı yazmamı sağladılar bana…

 

Peki kimdi bunlar?

 

Kitabımın önsözünden alıntı yaparak; siz kitabımı okumayan okurlarıma biraz anlatayım…

 

1970 ve 1980’li yıllarda, Türk Pop Müziği’nin en verimli isimlerinden biri olan İlhan İrem, bir şarkısında; ‘Hiçbirşey ülkesinde, her şey hiçbirşeymiş; hiçbirşey her şey her şeymiş; her şey hiçbirşey’ diye bir aliterasyon yapıyordu.

 

Yıllar sonra, ‘Ekip’ ile tanışmamla birilkte; bu şarkının dünyaya vermek istediği mesajın bir başka boyutunu da çok iyi anlamış oldum.

 

Bu kitle; toplumsal değerler ve mesleki etik anlamında, birçok kişi tarafından şiddetle eleştirilecek bir tutumu sergileyen ve ‘Otel Faresi’ yakıştırmasıyla anılan bazı insanların hayatlarından kesitler sunduğu gibi, sosyoloji bilimi açısından incelenmesi şart hale gelen çok daha ilginç bir yapılıd…

Bu kitle; en şiddetli kişilik bozukluklarından biri olan paranoid-şizofren hastalarda dahi rastlanmayacak ölçüde kişilik bozuklukları olan, inandıkları kimliğe bir anda bürünebilen ve o kimliğe bir anda kendilerini de inandıran çok ilginç toplum katmanlarına tanıklık etmeme vesile oldu.

 

 

Bu kişilerin, birbirlerini tanımlarken, ‘Ekip’ ifadesini kullanmaları ve yine ‘Ekip’ ortak paydasında buluşmaları, kendilerini bir ekibin ruhu içinde yani söz konusu ‘Ekip’ içinde görmeleri; ilginç değil midir?

 

Ekip üyeleri, yani bizim ‘Otel Fareleri’; birbirlerini isimlerinin yanı sıra, daha çok lakaplarıyla  anmakta ve tanımaktadırlar…

 

Özellikle de dedikodu yaparken…

 

Otel fareleri; kahvaltısı, yemeği, kokteyli ve barbekü partisi ile akabinde ‘After-Party’si olan ve giriş ya da çıkışta küçük hediyeler verilen toplantılara, genel olarak bilim adamı, bilim kadını, siyasetçi ve çoğunukla da, ‘Basın Mensubu’, yani gazeteci kimliği ile katılan; buna rağmen söz konusu mesleklerle hiçbir ilgileri bulunmayan kişilerin, birbirlerini adlandırmaarı ile ortaya çıkmış çarpıcı bir kavramdır.

 

Biliyor musunuz, Napolyon’un srayına dahi sızmış olan otel farelerine o dönemin gazetecileri, ‘Davet Kuşları’ demişler…

 

Adeta bir tarikat ya da istihbarat örgütü mantığıyla işleyen, bir teşkilatlanma havası da veren ‘Ekip’in, kendi arasında geliştiridği çok ilginç kısaltmalı bir dil de vardır.

 

Ekip üyelerini, ya da bilinen tabirle otel farelerini detaylandırmadan önce, bir sosyo-psikolojik tahlili yapmak şarttır…

 

Genel olarak baktığımızda, özellikle de lüks otellerde düzenlenen kokteyl, resepsiyon ve açık büfe yemeklerde, üç temel tip insan modeli ile karşılaşırsınız.

 

Zaten bu insanlar duruşları ile, oturuş kalkışları ile, içki kadehini tutuşları ile, söz konusu içkiyi içişleri ile kendilerini iyice belli ederek, ait oldukları grubu gözler önüne sererler…

 

İlk grup insan modelinin ortak özelliği, bu kişilerin; söz konusu resepsiyona neden geldiklerini ve orada bulunuş amaçlarını bilen insanlar olmalarıdır…

 

İçki kadehini, avuçlarının alt kısmından hafifçe yukarı kaldırarak, içeceklerini; yavaş yavaş yudumlarlar. Herhangi bir yere oturacakları zaman, yavaş oturur ama hızlı kalkarlar. Az yemek yerler,  ama tatlıyı mutlaka alırlar.

 

Masadaki bez peçeteyi, kucaklarına değil, çaprazlamasına, tabaklarının altına korlar, yemek sırasında sohbetten kendilerini alı komazlar…

 

İkinci grup insan modeli de, muhtemelen açık büfe resepsiyon ya da kokteyl kültürü olmayan, salonda kendilerini yanlız ya da yabancı  hisseden kişilerden oluşur.

 

Upuzun gece boyunca, sadece bir, bilemedin; en fazla iki kadeh içki alırlar, ellerinden düşürmekten korktukları içki kadehini, sımsıkı kavrarlar ve gece boyu en fazla iki kanepeden başka hiçbir şey yemezler.

 

Kolay kolay hiçbir yere de oturmazlar.

 

Masa düzeni yemeklerde ise, en arka masaya usulen otururlar…

 

Masa sohbetine usulen katılırlar; genelde ise sessiz durmayı tercih ederler…

 

Üçüncü grup insan modeli ki, bizim ‘Ekip’, bu gurubun içinde yer almaktadır; bu kişiler, kokteyl ya da yemek salonunda, onur konuğu ya da ev sahibi tutumu içindedirler.

 

İçki kadehini, ucundan hafif kaldırarak tutarlar ve sürekli kadehi sallarlar.

 

Gelen herkese başları ya da kolları ile selam verirler. Çok içerler, çok çeşitli içerler, kolaly kolay sarhoş olmadıkları için, bu karıştırma, onları çok etkilemez.

 

Masaya bir hayli hızlı otururlar, ağır ağır kalkarlar.

 

Çok yemek yerler, hatta doysalar bile yerler.

 

Bu modele dahil olan ekip ise, bunlara ek olarak, mönüyü eleştirir, protesto eder, hatta firmanın büyüklüğüne göre mönü zayıfsa; bunu bizzat söz konusu şirket yetkilisine sitemle söyleyecek kadar da ileri gidebilirler…

 

Ekip olarak söz edilen grubun şu andaki kesin sayısı tam olarak bilinmektedir.

 

Ancak belirgin olarak 85 ile 123 kişi arasında değişken bir rakam telaffuz etmemiz de yanlış olmayacaktır.

 

Şu kadarını da belirtmemiz de fayda olacaktır ki, bazı büyük toplantılarda, gerçekten çok ünlü olan bazı yazar ve gazeteciler de ekibe dahil olmakta ve hiçbir şekilde davet edilmedikleri toplantılara, isimlerini, konumlarını ve kariyerlerini kullanmak suretiyle girerek, ekibin sayısını bir anda 170’lerin üstüne çıkartabilmektedirler.

 

Ekip üyelerinin korkulu rüyası, toplantıları düzenleyen halkla ilişkiler ajanslarıdır.

 

Bazı ajanslar, ekip üyelerine asla taviz vermemekte; toplantılarına kesin olarak almamaktadırlar.

 

Bazı ajanslar ise, gerek toplantılarının kalabalık görünerek, müşterisi olan  şirket yetkililerine, ‘Vay be ne ajansmış, küçücük bir çikolata tanıtımına, yüzlerce basın mensubunu toplamayı başarmış, her yerde haberimz çıkacak’ imajı yaratmak  isteyerek ekip üyelerine bilmelerine rağmen, göz yummaktadırlar…

 

Şu da bir gerçektir ki, birçok gazeteci kisvesindeki ekip üyesinin, şu ya da bu biçimde bir internet haber portalı ile bağlantısı vardır ve çoğu zaman, söz konusu toplantılarla ilgili haber; toplantılara iştirak eden ulusal gazete muhabirlerinin yayın organlarında, taş çatlasa iki satır çıkar; ama ekibin yayın organlarında, neredeyse üç sütuna menşetten sokulmuştur…

 

Evet, kamuoyunun yakından tanıdığı birçok isim de, elde ettikleri istihbarat ile, birkaç yudum içmek, akşam yemeğini çıkarmak amacıyla, ‘Nasıl olsa bizi kimse geri çevirmez’ düşüncesiyle,  tıpkı ekip gibi, söz konusu geceye katılırlar, bir anda da gecenin davetsiz rengi oluverirler…

 

Ekibin büyük kısmı, internet gazeteciliği ile ilgilenmektedir, kimileri olmayan bir haber sitesi adı ile, kimileri ise; kendi açtıkları haber siteleri etiketi ile toplantılra iştirak etmektedirler…

 

Ancak acı bir gerçek de vardır ki; ekibin  iştirak ettiği, bol haber içeriği de bulunan bazı toplantılara; ulusal bazda birçok gerçek gazeteci de katılmasına rağmen; o gazete ya da haber sitelerinde o toplantının taş çatlasa birkaç satır çıkan haberi, ekibin yayın organlarında tam metin olarak da yayınlanmaktadır…

 

Bu nedenle, ekibin, internet gazeteciliğine yaptığı katkı da asla yadsınamaz…

 

Burada dikkat çeken bir başka nokta ise, bazı ekip üyelerinin; kendilerini ekip içerişindi yetiştirerek, bri anda internet gazetecisi olmaları, hatta bu internet siteleri ile, birçok gazeteci sivil topum örgütünde de kabul görmeleridir…

 

Hatta birkaçı, kurdukları ilginç haber siteleri ile, haber programlarına dahi konu ve konuk olmuşlardır…

 

Bugün iş dünyasında en çok kabul gören iş dünyası haber portalı; aslında bir zamanlar iki yıl gazetecilik yaptıktan sonra işten çıkıp, iki-üç sene ekip olarak toplantılara katılan ve ardından da kafasnı çalıştırarak söz konusu siteyi kuran bir eski ekip üyesinin kurduğu portaldır…

 

Neyse bir sonraki yazıda; size yine lezzetli bazı ipuçları aktaracağım…

 

Bugün biraz ‘Gastro-Sosyopsikoloji’ yapayım dedim…

 



Bu yazı 6224 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI