beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
COĞRAF(İÇİ) BOŞALTILMIŞ İŞARETLER
Tarih: 13-07-2023 21:47:00 Güncelleme: 13-07-2023 21:47:00


 

Herkes, her  şeyi yapabilir mi?

 

Yapsa da, ‘Yaptı’ denebilir mi?

 

***************************

 

Diyelim ki, fırsat oldu; İspanya’ya iş ya da turistik bir seyahate çıktınız.

 

İnsanlar, genellikle ilk kez gittikleri bir yerde, o yerin en meşhur yemeklerini tatmak isterler ki; zaten herhangi bir yöre, bölge ya da ülkenin tanıtımını yaptığı unsurların üçünden biri mutlaka gastronomi ile ilgilidir.

 

Ülkemizin yıllarca ‘Raki-Sis Kebap’ hicvi ile anılman da bu yüzdendir…

 

Neyse, İspanya’dasınız; Madrid ya da Barcelona sokaklarında geziyorsunuz. Duymuşsunuz ya da biliyorsunuz ki; İspanya’nın çok meşhur yemekleri var. Misâl, ‘Tortilla’ ya da ‘Paella’ ve bunları deneyimlemek istiyorsunuz…

 

Her ikisi için de, başka başka İspanyol yemekleri için de, hayli seçeneğiniz vardır mekân adına…

 

Lakin, İspanya’da bunları yapıp, turiste ya da yerli müşteriye sunlak için; özel ‘Lezzet Lisansı’ almak gerekir.

 

Her isteyen işletme elbette, ‘Tortilla’ ya da ‘Paella’ yapıp satabilir ama bunu yapması için; ‘Tortilla’ ya da ‘Paella’yı gerçek anlamda standartlara ve menşeiine uygun yaptığını ispatlamış ve lezzet lisansını almış olması gerekir.

 

İnanın, mönüde ne kadar yiyecek varsa; İspanyol Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gastronomi Turizmi Sivil Toplum Örgütleri ve ilgili patent ve tescil kurumları ile ortaklaşa yapılan denetimler sonucu verilecek  lisansı alması gerekir…

 

O belgeyi alması yetmez, çat kapı yapılan denetimlerde de, aynı kaliteyi her zaman tutturduğunu kantılamalıdır…

 

***************************

 

Çekya ya da namı diyar Çek Cumhuriyeti’ne gittiniz diyelim. Bence de gidin, eski kartpostallardan bir kent yapmışlar ki; insanı yeni baştan şair yapar.

 

Svíčková, Çek mutfağının en popüler ve en çok arana yemeklerinden biridir.

 

İçerik olarak bonfile, kremalı bir sos, kalın kübik ve genellikle kepek ağrılıklı ekmek ve yanında kızılcık sosu ile servis edilir.

 

Ama, Prag’ın her yerinde; Svíčková yiyemezsiniz… Mekânların kapısında; ‘Gel vatandaş, gl; gel ey turist, ‘Wellcome’, Svíčková’ya gel, gel…’ diyen çığırtkanlar yoktur.

 

Zira ‘Svíčková’ satabilmek için, Svíčková’yı hakkıyla pişirebildiğinizi deneyimletme ve belge almak zorundasınız…

 

Portekiz, Hollanda, İsveç, Norveç, Finlandiya; ‘Mutfak Kültürü’ en az olan ülkelerde dahi; kültürlerinin yemeğini; hem patentlerler,hem tescillerler; hem de herkese sattırmazlar…

 

Zira gastonomi bir tanıtımdır; kötü tanıtımlara tahammülleri yoktur…

 

**********************

 

Ya bizde?

*******************

 

Bizde herkes dürümcüdür, her önüne gelen künefe satabilir, içindeki peynir ‘Tuzsuz Künefelik Hellim’miş, taze kaşarmış; sünermiş sünmezmiş; bakılmaz…

 

Her önüne gelen, ‘İskender satar mesela…

 

Eti tamyağlıymış, sosu domatesmiş ya dasalçaymış, alt pidesi treyaı ile doyurulmuşmuş filan bakımaz…

 

Beş bin çeşit Türk yemeklerini herkes yapar; hakkıyla yapılana, patintinin hakkını verene bakılmaz…

 

Lezzet denetimi yoktur zira bizde…

********************

 

Türk Patent Enstitüsü’nün bünyesinde; biraz da zorlamalarla; çok sayıda ürüne ‘Patent’ ve ‘Coğrafi İşaret’ alındı…

 

Bu çok sevindirici bir olay; ama bunula birlikte; tıpkı İspanya’da olduğu gibi bakanlık yetkilileri ile gastronomi yetkililerinden oluşacak bir kurul; herhangi bir Türk Mutfağı değerini satmak istiyorsa; bunu kalite olarak da ispatlamak zorunda…

 

Yoksa neredeyse artık her lezzet kültürünün bir patenti, birmarka tescili, bir coğrafi işareti var; ama lezzet denetimi yok, kalite denetimi yok…

 

Ses var, görüntü fluğ gibi bir durum yani…

 

Mekân ya da işletme sahibi; kalitesini ve lezzetni kanıtlamalı…

 

Ona göre şef istihdam ettiğini, sunumunu hakkıyla yapabildiğini onaylatmak zorunda…

 

Yoksa ‘Tost Kaaşrlı Künefe’, ya da ‘Sosisli Sandviç Teknesinden Kepçe İle Alınmış Salça Soslu ve Margarinli İskender’ yemeniz işten bile olmayacaktır…

 

Örnekleri çoğaltmak can sıkacaktır; lakin; mutfağımızın en önemli tanıtım ayağı olan sunumun önemini kavramaz ve kavranmışlığı yaygınlaştırmazsak; mutfağımız; kalitesizlik ve lezzetsizlikle anılman başlanacaktır ki, bu kimseye fayda sağlamaz…

 

Kelli felli ve sözde yıldızlı şefler; abuk sabuk yarışmalarda ahkâm ve racon keseceklerine; bu önemli konuya kafa yormalı değiller midir?

 

Ve tabii gastronomi turizminin ileri gelenleri…

 

Unutmayın; bu aynı zamanda milli bir görev de olacaktır…



Bu yazı 8688 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI