O yüzden bugün sizlerle; ‘Arta Kalan Atıştırmalığı’ adını verdiğim bir tarif sunacağım…
Buzdolabınızın sebzelik kısmını açın ve kalanlara bir bakın…
Az yaprak lahana, bir saptan az kalmış pırasa, işte taş çatlasa bir ya da iki kapya biber, maydanoz ve dereotunu; bıçakla incecik kıyın…
Robotta çekmeyin sakın…
Bu sebzeleri bir kaba alın ve üzerine dört çimdik tuz ile bir yemek kaşığı elma sirkesi koyun ve harmanlayarak serin bir yerde yarım saat bekletin…
Sonra da içine bir tatlı kaşığı mısır naşistası ekleyip, az daha yoğurun ve yağlı kağıt koyduğunuz tepsiye elle gelişigüzel ama bir örnek boyutta ayrı ayrı yerleştirin. Bir su bardağının altı ile şeklini düzeltin ve üzerine tane karabiberle harmanlanmış taze kaşar ya da rende hellim ekleyip, önceden ısıtılmış 180 derece fırında yirmi dakika pişirin…
Elastiki ama çok lezzetli atşıtırmalıklar elde edeeksiniz…
Emin olun kahvlatıda da olur, akşam için ara sıcak da…
Her birini ceviz tozu ile de süsleyebilirsiniz…
******************
Gelelim Sinem’imin otantik ve doğaçlama tarifine…
Kendisinin de dediği gibi; ‘Mutfakta harikalar yaratmak için, ne gastronomi uzmanı olmaya, ne de bu işin okulunu okumaya gerek yok’; kesinlikle doğru…
Güzel ve sağlıklı bir hamur işi bugün Sinem’imin mutfağından size yansıyan…
Çok az yulaf, göz kararı yoğurt, bir yumurta, tuz, az sıvı yağ, biraz şeker, normâlden oldukça az maya, hamur kulak memesinden de yumuşak olacak kadar da tam buğday unu…
Bir hayli yumuşak bir Habur elde edip, on-on beş dakika dinlendiriyorsunuz…
Sonra da yağlı kağıt üzerinde unsuz açıp, içine ince kıyım maydanoz, az lor peyniri ile rende kaşar peyniri harmanlayın ve rulo sarıp, orta kalınlıkta parçalar halinde kesin…
Hamura harç eklediğinizde, toz kırmızı biber de koyabilirsiniz…
180 derece fırında üzerine yumurta sarısı sürerek pişirebilirsiniz…