beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort avcılar escort sex hikayesi porno seyret beylikdüzü escort
Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
AHU TUĞBA
Tarih: 02-09-2024 10:47:00 Güncelleme: 02-09-2024 15:32:00


 

Menekşe ve yılan gözlü derlerdi…

İçten ama hüzünlü gülümsemesini kim unutabilir ki?

Canlandırdığı karakterleri, yeteneğini, işni ne kadar severek yaptığını görmemek mümkün müydü?

Jeyan Mahfi Tözün’ün belki de sesinin en çok yakıştığı, gittiği sanatçıydı Ahu Tuğba, hani ‘Cuk Oturmuş’ tabiri var ya, işte tam o cinsten…

*********

Günümüz toplumunun kitlesel bir onursuzlukla karaktersizleşmesine hep beraber şahitlik ediyoruz, hele hele şimidlerde; ruhen de, bedenen de ‘Orospu’ olmak çok kolaylaşmışa benziyor…

Evet, ‘Orospu’ olmak, ‘Hayat Kadını’ olmak, ‘Fahişe’ olmak; hayatın sillesini de yemiş olsanız toplumun gözünde çok yaftalanmak da kolay…

Ama ‘Kötü Kadın’ı, ‘Orospu’yu, ‘Fahişe’yi oynamak, o role hayat vermek, o rölü canlandırmak; ruhen ve bedenen o kimliklere bürünerek rol kesmek çok ama çok zor…

Yeteneği olmayan için, zor; herkes canlandıramaz, sırıtır, anlamsızlaşır, seyirciye bir şey vermez…

Ama Ahu Tuğba, bu rolleri adeta yaşatarak canlandırıyordu filmlerinde…

Haliyle, çok sayıda evlilik de yaptığı için, toplum gözünde; rolleriyle özdeşleştirilmeye çalışılıyordu. 

Oysa…

*********

Bundan beş-altı yıl kadar önceydi, çok ulusul bir içecek firmasının, yeni bir içecek konseptinin tanıtım toplantısı için, İstanbul Beyoğlu’nda, on katlı bir binanın İstanbul Boğazı’na ve Haliç’e bakan roof katındaki bir mekândayız. Club&Bar tarzı bir mekân olduğu için, içerisi loş ve neon ışıklarından başka aydınlatma da yok…

Benim gibi gurme ve gastronomi turizmi uzmanı arkadaşım Senem Minüroğlu ile beraber kapıdan  griyirouz ve okul sıralarını andıran karşılıklı ikili masalardan birine, kapıya bakar vaziyette oturuyoruz, zira sahneye bakan kısım dolu, ama bir bakıyoruz ki; karşımızda Ahu Tuğba ve kızı…

Onlar da onur konuğu olarak aynı lansan toplantısına çağrılmışlar, uuslen, rahatsız edip etmediğimizi soruyoruz; Ahu Tuğba; ‘Olur mu efendim, burası herkesin mekânı’ diyerek gülümsüyor ve bir eli ile benim, bir eil ile de Senem’in eline dokunuyor…

Yerde ararkengökte bulduğum biri aslında; ‘Size toplum adına, halk adına sonsuz bir minnet şükran duyuyorum’ dedim hemen, ‘Biliyorum ki siz hiçbir şekilde bu konunun ifşasını istemiyorsunuz, lakin çok ulvi, çok k utsal bir vazife; en azından bireysel olarak teşekkür edeyim, okuyan kızlarımız, yardım alan muhtçlarımız adına’ diye de ekliyorum…

O hemen ne demek istediğimi anlıyor, sessizce gülümseyip, memnuniyetim ve mutluluğunu göstermek istercesine;  sessizce gülümsüyor…

*********

O anladı ne demek istediğimi ama, size de anlatayım madem…

********

Bazı haber ve araştırmalar için, zaman zaman birçok sivil toplum örgütünün yardımlaşma, dayanışma kampanyaları ile ilgii projelerini takip ettim. İrili-ufaklı onlarca dernek, vakıf, birlik, platform ya da konsorsiyum; haliyle kampanyalar destek olanları da ifşa etmesek de biliyorduk…

Tabii ki varlığıyla onur duyduğumuz Rahmi Koç, Kıraç Ailesi, Özyeğin Ailesi, Has Ailesi, Sabancı Ailesi, Şahenk Ailesi her zaman ilk sıralardaydılar ama, listelerin orta kısımlarında, ilginç isimler de vardı…

Hiç yoksa, on sivil toplum örgütü kampanyasının en az beşinde, Ahu Tuğba Çelik ismi vardı.

Yani yakından tanıdığımız güzeller güzeli menekşe gözlü Ahu Tuğba…

Bir sanatçıya göre, hatırı sayılır meblağda destekte bulnuyordu ama bir şartla:

‘Lütfen yardım yaptığıma dair ismimin hiç şekilde ifşa olmamasını istiyorum, zira bir elin verdiğini diğer el bile bilmemeli…’

********

2000 yılından başlayarak, toplam maddi durumu müsait olmayan tam 304 kız çocuğu öğrenciye, ilköğretimlerinden başlayarak, üniversitelerini bitirene kadar, öyle sadaka gibi de değil, öğrenciliğini en iyi şekilde idame ettirecek kadar…

Mahalli ilçe dernekleri, sanat dernekleri, hayvansever derneklerini saymıyorum bli…

*********

Şu da bir gerçek ki, isteseydi; dünyanın en lüks yerlerinde, hiç çalışmadan yaşayacak derecede zengin bir ailenin kızı olarak, hiç bu işlerle ilgilenmezdi; Kanada’da eğitim alırken, sanatla ilgilenmek için sinemaya yönlenmek her yiğidin harcı olmasa  gerek…

İlginç bir tesadüf ki, kızı da, beş lisan bien ve iyi eğitimli bir kişi olmasına rağben, ABD’de polis olmayı seçmiş, O da istese çok iyi bir şirkette üst düzey yönetici olacak kapasitedeydi…

Ama demek ki mütevazılık da genetik bir olgu herhalde…

Yahu aslan besledi Ahu Tuğba aslan;  hem de dört tane İstanbul’da…

Aslanlarını besleyen kişiye, yönetici pozisyonundaki kişiler kadar maaş verdi, yetmedi çocuklarının eğtim masrafını üstlendi…

*********

Ve her ölümlü gibi, veda vakti geldiğinde sessizce gitti…

Baki kalan ise, işte ardından yazılacak hoş sadaları oldu…



Bu yazı 4675 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI