Karlı kayın ormanında yürüyeni de, eloğlunun duyup kardeşinin dymadığını da O zennettiğim yıllardı…
Hele bir de ‘Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor’ şarkısı…
Beş-altı yaşlarındayken, kazınmıştı zihnime…
*********
Sonra da, tesadüfen Ankara’da olduğum bir dönemde, bir bahar akşamı; dünyanın en büyük korusu eşliğide katldığım Hipodrom konserinde pekişti tanışmam…
Bir milyona yakın insan hep br ağızdan aynı şarkıyı söyler mi?
Hipodrom’da söylemişti, söylemiştik…
‘Yiğidim Aslanım, Burada Yatıyor..’
Bakmayın şimdilerde, bir belediye başkanının arkasından söylendiğine, Bedri Rahmi Eyüboğlu; Nazım Hikmet için yazmıştı o dize dize kıymetli sözleri, ki bir şair, bir yazar, her zaman bir siyasetçiden daha değerlidir, ‘Bir ülkenin türkülerini yazanlar, kannularını yazanlardan her zaman üstündür’ sözünde olduğu gibi…
*********
Zülfü Livaneli’den söz ediyorum, çok ama çok yönlü bir sanatçının; ‘Engereğin Gözündeki Kamaşma’ kitabını tanıtacağım bugün sizlere…
*********
Uluslararası düzeyde bir sanatçı Livaneli; besteleri, bizzat kendi düeti ile en az beş lisanda seslendirildi, Türkiye’mizin BM, UNESCO Kültür Elçisi oldu, siyaset de yaptı ama, tam manasıyla halkçı ve toplumcu bir anlayışla…
Bugüne kadar;
Arafat'ta Bir Çocuk
Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm
Diktatör ile Palyaço
Dünya Değişirken
Engereğin Gözündeki Kamaşma
Geçmişten Geleceğe Türküler
Gorbaçov'la Devrim Üstüne Konuşmalar
Kaplanın Sırtında
Leyla'nın Evi
Livaneli Besteleri
Mutluluk
Sevdalım Hayat
Sis
Sosyalizm Öldü Mü?
Türkiye Orta Zekalılar Cenneti
gibi kitaplar yazdı…
Bugün sizlerle, ‘Engereğin Gözündeki Kaamşma’ya bakacağız hep birlikte…
*********
Engereğin Gözündeki Kamaşma; Haremağası ile Padişah arasındaki köle-efendi ilişkisi aracılığıyla, "bakışıyla her canlıyı kımıltısız hale getiren bir engereğin bile gözünü kamaştıran" iktidarın büyüleyiciliği üzerine alegorik bir roman.
Topkapı Sarayı'ndaki hücresinde kapalı tutulan Şehzade, hiç beklemediği bir anda tahta çıkarılır, böylece iktidarın tek sahibi olur.
Haremağası Süleyman ise Habeşistan'dan koparılıp hadım edilerek saraya getirildiğinden beri onun en sadık kulu ve "iktidarsızlığına rağmen" Harem'in tek hâkimidir.
Valide Sultan'ın iktidar hesaplarıyla oğlunu yeniden hapsettirmesi, ilişkileri iyice içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır.
Bir yanıyla da bir "dil şöleni": Zülfü Livaneli, Evliya Çelebi'nin, Naimâ'nın ve Türkçenin büyük dil ustalarının izini sürüyor.
*********
İşte kitaptan bazı alıntılar:
"Mutluydum ve ömrüm böyle sona erecek sanıyordum, ama yanılmışım."
"Dirisinden esirgenen saygı ölüsüne gösterilecek."
"Herkes bir ölüm görür."
"Kötülüğü yenmek, iyiliği yenmekten daha zor."
"Kimilerine eksik bir adam gibi görünsem de, yüreğim biliyor ki, şu anda dünyada, yaşamının anlamına varmadan kader rüzgârının önünde sürüklenip giden milyonlarca kişiye göre fazlalıklarım da var."
"Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtuldu, insanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı."
"Kafeste korkudan aklını kaçırmak üzere olan çocuğun, bir anda milyonlarca insan öldürmeye yetkili olması, ölümü bile anlamsız, sıradan ve olağan kılmıştır ve iyilik bir tek şeydir, parçalanamaz. İyilik, kötülükten ayrı değildir. "