Bir Zamanlar Mahalle Vardı...
Bir zamanlar mahalleler vardı…
Ama öyle bugünkü gibi adrese teslim soğuk beton yığınları değil.
Gerçekten yaşayan, nefes alan, insan kokan mahalleler…
Sokağın başında bakkal amca olurdu. Kimin neyi sevdiğini ezbere bilirdi. Harçlık yetmeyince “Sonra verirsin oğlum,” derdi. Ekmek alırken yanında bir de şeker uzatırdı. O kadar tanırdı yani seni.
Biraz ileride manav teyzemiz vardı. Elma tartarken iki tane de “bunlar sana vitamin olsun” diye poşete atardı.Sebze fiyatından çok, yüzündeki gülümseme akılda kalırdı.
Köşe başında bir taksi durağı olurdu. Oradaki taksici abiler, sadece yolcu değil, dert taşırdı.
"Geçen gün oğlanı gördüm, büyümüş maşallah" derdi biri. Bir diğeri "Bayramda annenin elini öptün mü?" diye hatırlatırdı. Yani sadece yol değil, insanlık taşırdı o taksiler.
Bir de pastaneler vardı. Dondurma almak için sıraya girerdik. Camdan bakar, hangi rengi seçeceğimizi uzun uzun düşünürdük. Biri “çilekli” der, diğeri “karışık olsun” diye diretirdi.
Dondurma küçük olurdu belki ama mutluluğu büyüktü.
Ve çocuklar…
Sokaklar çocuk sesleriyle şenlenirdi.
Oğlanlar maç yapar, kale taşla çizilir, top kaçınca “camı kırmayın ha!” diye uyarı gelirdi.
Kızlar ip atlar, sek sek oynar, bazen çember çevirirdi.
Hatta hep birlikte tahtadan kılıçlar yapar, Battal Gazi mi olsak, Kara Murat mı diye tartışırdık.
Sanki sokakta film çeker gibi oyunlar oynardık.
Evler daha sıcaktı…
Soba köşede yanar, üstünde çay demlenirdi. Bir yanda kestane patlar, bir yanda portakal kabukları közlenirdi. Pencereyi açınca “bozaaaa!” sesi duyulurdu.
Koşa koşa bardağımızı uzatırdık, bir yudumda geçmişe karışan o tat şimdi hangi bardakta?
Televizyon desen tek kanaldı.
Ama o kanal koca bir aileyi bir araya getirirdi. Aynı diziyi izler, aynı sahnede güler, aynı sahnede ağlardık. Ertesi gün herkes aynı soruyu sorardı:
“Dün akşamki bölümü izledin mi?”
O diziler sadece kurgu değil, hayatın kendisiydi.
Ve komşular...
Kapı çalınmadan girilirdi içeri.
Yemeğin kokusu komşuya giderse, bir tabak da ona hazırlanırdı.
Çocuklar sadece anne babaya değil, tüm mahalleye emanetti.
Bir yanlış yapsan, beş kişi uyarırdı seni; çünkü herkes birbirinin büyüğüydü, akrabası gibiydi.
Şimdi...
Aynı apartmanda oturup birbirinin adını bilmeyen insanlar var.
Selam yerine bakışlar var.
Komşuluk yerini mesafeye, mahalle kültürü yerini güvenlik kameralarına bıraktı.
Çocuklar dışarı çıkmıyor.
Sokak artık oyuncak değil, tehlike gibi görülüyor.
Her çocuğun elinde bir tablet, gözlerinde ekran ışığı.
Ama ruhlarında mahalle yok, sokak tozu yok, dondurma heyecanı yok.
Bir zamanlar mahalle vardı…
Dostluğun, güvenin, samimiyetin evi.
Şimdi sadece hatırlayanların yüreğinde yaşıyor.
Ama iyi ki yaşamışız…
İyi ki o sokaklarda büyümüşüz.
İyi ki o dondurmalardan yemiş, o bakkal amcaya borç yazdırmışız.
Çünkü biliyoruz…
Her şey değişti belki ama o mahalle, bizim içimizde hâlâ capcanlı duruyor.
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com
deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler casino siteleri
gaziantep escort,alanya escort,gaziantep escort
tesettürlü escort ,fatih escort ,türbanlı escort ,travesti escort ,taksim escort ,beylikdüzü escort ,çapa escort
beylikdüzü escort ,istanbul escort ,beylikdüzü escort ,ataköy escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,bakırköy escort ,esenyurt escort ,esenyurt escort ,avcılar escort ,beylikdüzü escort
