Yıl 1970..
Dönemin en popülen mağazalarından biri olan Yeni Karamürsel, yeni sezon ürünlerini tanıtmak için Türkiye'de bir ilk'e imza atmış ve vitrinde sezon kıyafetlerini canlı mankenlerle sunmaya karar vermişti.
Avrupa ve Amerika'da olağan sayılan bu durum Ankara'da şaşkınlık ve ilgiyle karşılandı.
O gün duyan duymayana haber verdi. Yolu Yeni Karamürsel'in önünden geçen vitrinin önünde toplandı. Velhasıl büyük bir keşmekeş yaşandı.
Şimdi o döneme yani 1970 yılına dönelim ve gazetemizin haberine şöyle bir göz atalım..
"Avrupa Modasını Başkent'e getiren Yeni Karamürsel Mağazası'nın yenilikleri büyük ilgiyle karşılanıyor.
Mağaza vitrininde canlı manken gören halk trafiğin aksamasına sebep oldu.
ANKARA'da yağmurlu bir gün.. Bulvar yine her zamanki gibi kalabalık.. Hızlı adımlarla yürüyenler yanlarından geçtikleri mağazaların cazip vitrinlerine göz uçlarıyla şöyle bir bakıp bakıp geçiyorlar..
Fakat Yeni Karamürsel mağazasının önünden geçenler vitrinlere hayretle bakan kalabalığa karışmaktan kendilerini alamıyorlardı. Yağmur da ince ince yağıyor. Aldırış eden kim?..
Şemsiyesi olanlar şemsiyelerinin altına iyice sokulmuşlar. Olmayanlar ise yakalarını biraz daha kaldırıyorlar ya da çaktırmadan yanındaki kişinin şemsiyesinin altına şemsiye sahibinin ters bakışlarına aldırmadan sığınmaya çalışıyor.
Kalabalık çoğalıyor.. Herkesten bir ses çıkıyor.
Bir ihtiyar kadın yanındaki delikanlıyı dürtüyor
ve;
- Ne var burada oğlum? Kavga falan mı var?.
- Yok teyze hanım. Mağazanın vitrininde çok güzel canlı bir manken var. Herkes onu seyrediyor..
- Ne yapıyor manken dediğin kız orada?.
- Ne yapacak teyze hanım. Vitrinde oturmuş elbise teşhir ediyor.. Gel biraz şöyle de sende gör..
- Gözlerim biraz ağır görüyor, hele bir yol ver de öne geçeyim.
- Buyur teyze.
Teyze ön saflarda yerini alıyor ve gördüğü manken ile birlikte feryat etmeye başlıyor.
- Tövbeler olsun. Bu cıbıldak kızın bu camın arkasında işi ne ? Başımıza taş yağacak resmen.
- Teyze bir yandan söylene söylene vitrinin önünden ayrılırken, diğer yandan da belli etmeden vitrindeki kızları süzmeye devam ediyor. Belki de içinden "Ah gençlik! Ben de bir zamanlar böyle güzeldim" diye düşünerek.
Teyzenin hemen arkasında bulunan tipik bir İstanbul beyefendisi kıyafetli yaşlı amca, şık elbisesi, elinde bastonu ve başındaki fötr şapkaysıyla vitrine şöyle bir yaklaşıyor. Önce derin bir ahhh çekiyor, sonra da Hulusi Kentmen tarzı bıyıkları burarak gözlerini mankene doğru çapkın bir edayla adeta Clark Gable bakışı atarak dikiyor. Muhtemelen içinden de (Ah be, sen beni bir de gençliğimde görseydin) diye geçiriyor.
Halk gittikçe çoğalırken ince ince yağan yağmur biraz daha hızını arttırıyor. Artırıyor ama kimse de onun farkında değil.. Yeni gelen herkes yanındakinden hemen malûmat almaya çalışıyor, olayın ne olduğunu öğreniyor..
... Ve bir sürü meraklı genç kız kalabalığı yararak vitrini görmeye çalışıyorlar :
- Ay ne olursunuz.. Müsaade eder misiniz? Bir dakika gibi lâflarla vitrine yanaşmaya çabalayan iki genç kız sonunda muratlarına eriyorlar.
- Hakikaten canlı manken varmış vitrinde..
- Ben vallahi ilk önce inanmamıştım.
- Bak., bak., ayağa kalkıyor.
- Güzel kız değil mi?
- Evet gülüşü çok tatIı..
Yine de eleştiriden geri kalmıyorlar.
- Güzel ama ben de o kadar makyaj yapıp, o elbiseyi giysem ondan daha havalı olurum.
Arkadaşı şöyle bir yan gözle bakış atarak ve hafif tebessüm ederek, "Ha, ha öyledir" dercesine yüzünde alayımsı bir gülücükle kendisine bakıyor ama yine bir hır çıkmasın diye (Ya da bırakayım garibim kendini böyle avutsun) sesli olarak daha fazla cevap vermiyor.
Diğeri ısrarlı..
- Bacakları sanki biraz çarpık.
- Haklısın canım. Seninkileri görselerdi kesin onun yerini alırdın.
Diğeri biraz gergin şekilde,
- Sen kendinle dalga geç. Ne varmış benim bacaklarımda. Sütun gibi.
- Haklısın dedim canım niye geriliyorsun.
Bu muhabbet ben ve foto muhabiri arkadaşım yanlarından ayrılırken hala hararetli bir şekilde sürüp gidiyor.
Evet, Başkentliler îlk defa vitrinde canlı bir manken görüyorlardı. Bütün hayretler, bütün kalabalık onun içindi.
AVRUPA MODASINI BAŞKENT'E GETİREN MAĞAZA
Avrupa modasını başkente getiren Yeni Karamürsel mağazasının bu yeniliği büyük bir ilgi görmüştür. Kızılay'da büyük ve yeni bir mağaza açan Yeni Karamürsel mağazaları son derece enteresan buluşlarla, Ankaralıların hayranlığını kazanıyordu.
Yeni Karamürsel mağazasının genç ve güzel mankenlerinden Semiramis Çermener, dekoratör Hüseyin Gökçeoğlu'nun hazırladığı vitrine büyük bir heyecan içinde çıkmıştı.. Sonra o da alıştı vitrine.. Kendisini hayretle ve takdirle izleyen yüzlerce göze güzel tebessümü ile cevap veriyor ve zarif harketlerle elbiseleri teşhir ediyordu.
Daha sonra vitrinden çıkan Semiramis Çermener diğer manken arkadaşları ile bu sefer reyonlarda mağazaya gelen müşterilere yeni modelleri teşhir etmeye başladılar. Manken Sevim Dikilitaş ve Serpil Tarhan Yeni Karamürsel mağazasına alışverişe gelen müşterilerin hayran bakışları ve takdir alkışları arasında reyonlar arasında zarif adımlarla dolaşıyorlardı.
MAKSAT MÜŞTERİYE HİZMET
Yeni Karamürsel mağazasından bir yetkili, "Ankaralılara daha bir çok yeni sürprizlerimiz olacak" diyerek şunları söyledi :
"Bugün Ankara'da yüzlerce hazır giyim eşyası satan mağaza vardır. Bunun için de rekabet alabildiğine büyüktür. Fakat Yeni Karamürsel mağazaları sattığı malın garantisi, fiyatlarındaki ucuzluğu ile Ankaralıların rahatça ve güvenerek alışveriş yaptıkları mağazaların başında gelmektedir. Bundan böyle sık sık vitrinlerimize canlı mankenler çıkaracağız.. Avrupa'da da büyük bir ilgi gören bu işi Ankara'da ilk kez biz yapmış olduk.. Daha bir çok yenilikler ile müşterilerimize hizmet çabası için de bulunuyoruz"
Yetkili açıklamasını sürdüre dursun vitrin önündeki kalabalık gittikçe artmaya başladı.
Özellikle de vitrindeki güzel mankeni gören Ankara'nın bitirim delikanlıları adeta cama yapışacaklardı.
- Oğlum görüyor musun ? Manken bana bakıp gülümsedi.
- Yahu sana niye baksın ? Görevi icabı gülümsüyor. Surat mı assın yani ?
- E, bak yine baktı.
- Yürü git be..
- Kıskandın değil mi ?
- Tabii canım nasıl kıskanmayayım. Ayhan Işık gibi adamsın. Belki ona benzetmiştir.
- Ne eksiğimiz var oğlum ?
- Eve gidince aynaya bak anlarsın.
Biz haberimizi yetiştirmek için mağazadan ayrılırken kalabalık ve yapılan yorumlar daha da artıyordu..
Allah manken hanımın yardımcısı olsun"
NOT : Araştırmacı - Yazar Metin Turhan Arşivi'nden alınmıştır...
Nota ve Tınıyla...
macit.soydan@gmail.com