Bugun...


BOĞAÇ YÜZGÜL

facebook-paylas
GASTRONOMİK KÜLTÜRSÜZLÜĞE DAVET
Tarih: 17-08-2025 22:48:00 Güncelleme: 18-08-2025 14:41:00


 

Kültürsüzlüğü makus kaderi olarak kabul etmenin yanı sıra, söz konusu kültürsüzlükten mutluluk duyar hale gelen bir toplum  kitlesi ile birlikte yaşıyoruz. Açık Öğretim Sistemi sayesinde, belki kağıt üzerinde eğitimli insan kitlemiz fazla gibi duruyor ama, kültürsüzlük; diploma ya da cehalet farketmeden dört bir yanımızı sarmış gibi duruyor…

 

Sözde yasaklandı, adları değişti ama, kadın programları kültürsüzlüğü hızını kaybetmeden tam gaz devam ediyor…

 

Kültürsüzlüğün yegaen sebebi, kadrın programları değil kuşkusuz; hele bir de ‘Yemek Yarışmaları’ var ki, içler acısı yapılanmalarını geçtim, topluma ne kültürel, ne sosyolojik, ne de kültürel anlamda hiçbikr şey vermiyor, veremiyor, ısrarla da verilmek istenmiyor…

 

Neden istenmiyor?

 

Çünkü,  kültürsüzlük eğilimi, çok daha fazla reyting yapıyor…

 

Bir yarışmaya bakıyorsunuz, birkaç kadın toplanmış, her gün birisinin evinde yemek yapılıyor, ev kadınlığı mutfak deneyimi dışında hiçbir gastronomik deneyimleri de yok. Ancak,  o evleed öyle yorumlar yapılıyor ki, sanki her biri Paris’te akademik kariyer yapmış üstü düzey gurmeler birilğinin özel eğitim verdiği bir okuldaki profesyoneller. Tek bir fark ki, bayağı üslupları kendilerini ele veriyor, kavganın, kıyametin, hakaretin bini bir para. Baksanız, bu yarışma yabancı bir ülketedn kopyalama…

 

Ama ne kopyalama…

 

Bir başkasına bakalım mı?

 

İyi yemek yaptığını sergilemek için canhıraş çaba sarfeden takım oyuncuları, ortaya çıkan ürünleri değerlendirecek de birkaç üst düzey(!) şef. Yalnız şeflerin tavrında bir gariplik var. Aristokrat ve entelektüel bir dil kullanması gereken bu şefler yarışmacı aşağılayan, tabağı-çanağı itip kakan, külhanbeyliden hallice bir kimliğe bürünen, yemek yapanların korkudan mecburen ‘Şef’ dedikleri aşikar olan bir korku imparatorluğu temsilcileri…

 

Yani yemeği iyi yapamayan için bir ‘Tiz vukurn kellesini’ demeleri eksik, inanın görmüşsünüzdür, izlemişsinizdir; kanun elverse onu da kesin yaparlar…

 

Lakin bunlar gerçek hayatta gerçekten de çok iyi mekanlarda aşçıbaşılık yapmış, zaman zaman mekan sahibi, yetenekli insanlar ama arkadaş hiç mi Avrupalı, Asyalı, Amerikalı meslektaşlarınızdan mesleki duruş öğrenmediniz…

 

Yabancı ülkelerde,  bu tip üst düzey şefler, en az bir akademisyen kadar bilinçli, seviyeli, hoşgörülü, entelektüel ve toplumcu insanlardır. Bizimkiler gibi üstenci, tepeden bakan insanlar değillerdir…

 

Bir de lütfen uydudan, bu bizdeki takımlı yemek yarışmasının yabancı versiyonlarını izleyin. Bir tane şef de çıksın yarışmacı azarlasın, tabak devirsin. 

 

İnanın bir neslin tıpkı Cüneyt Arkın’ın ‘malkoçoğlu’ tiplemesien özenmesi gibi, bu üçü bei bir arada külhanbeyi şeflere özeniyorlar, bizat şahit oldum. 

 

Yani size gastronomi programı diye sunulan keşmekeş, kadın programlarının bir tık üşüt ya da altı değil, birebir aynısı seviyesizlikte…

 

İzleyekrek prim vermeniz yerine izlememeniz daha hayırlı…

 

Yani izlemeseniz dte bir şey kaybetmeyeceksiniz…

 

En azındtan ne mideniz, ne ed zihniniz bulanmayacak…’

 

 



Bu yazı 3937 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI