Bugun...


İremsu Tarhan

facebook-paylas
AKLIN DURDUĞU AN
Tarih: 22-05-2020 05:04:00 Güncelleme: 22-05-2020 05:04:00


Akıl duruyor bazen…

 

Hoş çok ilerlediği de yok ama, bazen iyice duruyor…

 

Aklın durmakan öte donduğu son örnek ise, İzmir’de cami minarelerinden; ‘Çav Bella’ ya da ‘Bella Cıa’ adlı sloganlaşmış şarkının çalınması…

 

Azıcık kafası çalışan birisinin; bunun herhangi bir siyasi parti temsilcisi, traftarı ya da sempatizanının yaptığını düşünmemeli…

 

Bilakis,  ona zarar vermek isteyen birilerinin yapacağını düşünmek en iyi ihtimal…

 

Düşünün; limondan çekirdek çıksa; sosyal medyada kıyamet kopartan yobaz kesim; bu eylem karşısında nasıl kilitleyecektir sosyal mecraları, nitekim kilitlediler de; nitekim haklılar da…

 

Çünkü…

 

Bu ülkede, milli bayramlar kadar,  dini özel günler de insanların bir olduğu günlerdir…

 

Her akşam rakı içen biri bile,  çoğu zaman kandilde, Ramazan’da içmeyeceğini dile getirir ve içmez de…

 

En dinsizi bile, mahalle komşusunun iftar davetine gittiğinde; sofrada huşu içinde bekler,  ezanla birlikte,  oruçlu komşuları ile aynı anda suyunu içer, çorbayı bile aynı anda kaşıklamak için bekler…

 

Bu nedenle bu çirkin olayın, ben dahil herkesçe kınanması; lazımdır,  şarttır; olmazsa olmazdır; bunu aklı başında birisinin yapmayacağı da açıktır, aşikardır…

 

Tabii ki nefretle kınıyoruz, lanetliyoruz…

 

Aslında ‘Çav Bella’nın başına gelen de pişmiş tavuğun başına gelmemiş…

 

Normalde bir aşk şarkısıdır ‘Çav Bella’…

 

‘Hoşça kal güzellik; uzaklara gidiyorum, bugün evlilik yıldönümümüz, seni iyi yaşatamadım; ama sana bir buket çiçekle bile gelemezsem bu akşam eve, dönemezsem; sen gömmelisin ellerimle beni,buraya ve kendi toprağıma’ diye yazan bir pirinç tarlası işçisidir söz yazarı…

 

Bu bir aşk şarkısıdır, canım şarkıyı siyasete alet etmişlerdir; yazık etmişlerdir…

 

O zaman,  İzmir’de dinimize haraket edenlerin kullandığı bu şarkı; nasıl bir tarihe sahip ona bir bakalım mı daha fazla sinirimiz bozulmadan…

 

Çünkü cami minaresinden şarkı çaldımak; hainliktir, şerefsizliktir, soysuzluktur…

 

Hadi biraz sinirimiz yatışsın ve şu Çav Bella’nın tarihine bakalım, kafamız dağılsın…

 

 

Bugün dünyanın en bilinen ve en sevilen devrimci ezgilerinden olan ‘Bella Cıao’ yani bizim dil döngümüzle ‘Çav Bella’ adlı şarkının bestecisi ya da sözlerinin kime ait olduğu her zaman merak konusu olmuştur…

 

Minör tınılarla zaman zaman transpoza bir glisandro ile seslendirilen ya da çalınan bu muhteşem şarkının geçmişi ne olabilir?

 

Araştırmacı-Yazar Boğaç Yüzgül; 2010 yılında; RİVİSTA Dİ MUSİCELE DE MONDİALE Dergisi Türkiye Temsilciliği’nin, derginin kuruluşunun 50.yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir panelde gerçekleştirdiği ve konu ile ilgili araştırma raporunu içeren ‘Dünya Halk Ezgileri ve Öyküleri’ sunumda; Türkiye, İtalya, Rusya, İsrail ve İrlanda’dan örneklemeler yapmış, İtalya’dan ise, ‘Çav Bella’yı ele almıştı…

 

Müzikalite Dergisi’nin, Nisan-Mayıs-Haziran 2020 dönemini kapsayan 14. Sayısında; Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmaküzere birçok kesim tarafından büyük  takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri, Müzik Tarihi Araştırmacısı ve Gastronomi Uzmanı Gurme Boğaç Yüzgül’ün araştırması, bu konudaki en kapsamlı araştırmalardan biridir:

 

İşte Boğaç Yüzgül’ün,  2010 yılında; RİVİSTA Dİ MUSİCELE DE MONDİALE Dergisi Türkiye Temsilciliği’nin, derginin kuruluşunun 50.yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir panelde gerçekleştirdiği ve konu ile ilgili araştırma raporunu içeren ‘Dünya Halk Ezgileri ve Öyküleri’ sunumda; ‘Çav Bella’ ile ilgili kısmının ilginç tarihi raporunun tam metni:

 

‘…Coğrafyası gereği İtalya’da, müzikal açıdan çok sayıda anonim ve yerel eserlerin beşiği olmuştur. Elbette bunda, Roma İmparatorluğu’nun ve kilise müziğinin etkisi vardır. Ancak, İtalyan müziğinin temelini inceldiğimizde; yüzde 50’ye yakın bir kısmı her ne kadar klisie müziği gibi algılansa da; yüzde 50 eser de, bağnız kliseye karşı çıkış, özgürlük, aşk ve direniş, isyan, başkaldırı ve hüzün müzikleridir…

 

Bunlara en temel olarak verilebilecek örnek; ‘Bella Cıao’, yani ‘Çav Bella’; yani ‘Hoşça kal Güzelim’ adlı şarkıdır…

 

Minör tınılarla zaman zaman transpoza bir glisandro ile seslendirilen ya da çalınan bu muhteşem şarkının tarihi, 200 yıla yakın bir evveliyata dayanıyor…

 

Yıl 1815…

 

Po Ovası’nda çeltik işçisi olarak çalışmakta olan Adriano Postreani adlı bir işçi; evlilik yıldönümlerinin olduğu günün sabahı;  tarlya gitmeden önce; mutfak masasının üstüne; ‘Elveda Sevgilim, Elveda Güzellik’ başlığını verdiği bir şiir yazar; aşk sözcükleri ile dolu yedi kıtalık şiirin ilk dört dizesi şöyledir:

 

‘İşte bir sabah daya uyandık;

Ellerim bağlı gözyaşlarını dindirmeyi bekliyorum;

Seni bolluk içinde yaşatamadım;

Elveda güzellik; ama bugün döndüğümde seni mutlu görmek istiyorum…

 

Karısı Patricia; bu şiirden çok etkilenir. O gün ve daha birkaç gün çok mutlu bir hayat sürmeye devam ederler…

 

Patricia, şiirin yazılışnadn beş-altı gün sonraya denk gelen bir günde; üç yan kapı komşusu Elenora’nın çay daveti üzerine,  arkadaşının evine gider. Yanında kocasının kendisine ithafen yazdığı şiiri de götürüp hava atmak istemişti. Şiiri duygulu bir biçimde arkadaşına gösterir, o esnada; Elenora’nın kızı Madlena da yanlarındadır ve şiiri çok beğendiği için not eder. Yahudi kökenli bir aile olan Madlena’nın erkek arkadaşı da, büyük kentlerde müzik saatlik müzik derslerine giren Isaac Rabina’dır. Komşusunun şiirini, muhtemelen ne erkekler oldğu serzenişiyle Rabina ile paylaşır. Rabina da şiirden etkilenir ve dünya klasik müziği kadar,  Yahudi Müzik Teolojisi hakkında da çok yetenekli olan bir kişi olmasının da veridği avantajla o gece;  şiir üzerine çok da komplike olmayan bir beste yapar…

 

Bir hafta sonraki bluşmalarında, Rabina’nın sevgilisi Madlena’ya bir sürprizi vardır ve mandolin ile bu besteyi çalıp, seslendirir…

 

Kendisi de mandolin çalmayı bilen Madlena; şarkıyı birkaç günde ezberler ve yaklaşık bir ay sonra köylerinde düzenlenen Pirinç İşçileri Şenliği’nde, bu şarkıyı seslendirir. Adriano Postreani ve karısı pür dikkat izledikleri komşu kızının seslendiridği şarkının sözlerine hemen aşino olurlar, Madelna da, oları ahneye çağırarak ezginin söz yazararının onlar olduğunu açıklar…

 

Şarkı o kadar beğenilir ki; birkaç ayda Po Ovası’nda u neredeyse şarkıyı bilmeyen kalmaz…

 

Dilden dile dolaşan şarkının orkestrasyonu ise, 1929 yılında; Antonio Stradivari’nin armoni okulunun en parlak öğrencisi Lousiiano Ralaeva tarafından düzenlenir ve 18 Aralık 1929 akaşmı, mevcut ekonomik krizi de protesto eden ir gösterinin finalinde Bolona Halk Orkestrası tarafından icra edilir…

 

Bu tarihten sonra, şarkının sözlerinin aşk ile ilgili kısımlarına, zaman zaman siyasi,  isyan ve direniş andıran sözler uydurulur ve yine kitleler halinde çeitli versiyonlarla söylenegelir…

 

Ancak şarkının bugünkü orijinal haline en yakın versiyonu; ilk kez 20 Ağustos 1943 tarihinde, Napoli’de seslendirilir…

 

İşgalcilere karşı protesto gösterisi yapan bölge halkı ep ir ağızdan; o dönemin halk şarkıcısı Triapatrena’nın sözlerini ‘Sonsuza Kadar Özgürlük İçin; Elvda Demeliyim Sana Güzeller Güzeli’ olarak değiştirdiği ‘Çay Bella’yı, arka arkaya beş kez söyler…

 

1944 yılına gelinidğinde ise, İtalyan Halk Paritzanları adlı  birçok kesimin katılğı bir oluşum; bu şarkıyı neredeyse resmi marşı yapar, hemen her toplantıa bu şarkı ile başlanır…

 

Şarkı bugünkü son haline ise, 1947 yılında ulaşır…

 

Yer Prag’tır ve Prag’ta, ‘Dünya Öğrenci ve Gençlik Festivali’ yapılmaktadır…

 

Festivalin gala gecesi, Prag Büyük Tiyatro Salonu’nda gerçekleşir ve sekiz ülkeden snatçılar performanslarını sergiler…

 

İtalyanlar da beşinci sırada sahneye çıkar…

Beste on yıllardır çalındığı gibidir ama içinde beş kez transpozaay uğramaktadır. Şarkıya siyasi sözler ekleyen Triapatrena’nın oğlu ve orkestrası sahnededir bu kez…

 

Şarkı gerek salondakilerce, gerekse dışarıda kalanlarca öyle beğenilir ki, üç kez daha tekrarlattırılır…

 

Şarkı 1950 yılında yirmiye yakın ülkede kendi diline uyarlanmış bir haldedir, 30 ayrı versiyonu vardır…

 

1960’lı yılların sonunda ise, Mehmet Taneri, ‘Aklımdan Çıkmıyorsun Sen Sen Sen’ diye söz yazmış ancak en az  satan albümü olmuştur bu şarkının yer aldığı albüm…

 

1980li yıllarda ise aykırı müziğin temsilcisi Grup Yorum; şarkıya bugünkü Türkçe sözlerini verir ve bu şekilde yayılır…

 

 2005 yılında Fransız Adachıo Magazıne’nin yaptığ bi araştırmaya göre, Çay Bella şarkısı,  dünyada en çok başka diller çevrilen ilk be şarkı arasında yer almaktadır…

 

An itibarıyla bilinen 74 dilde versiyonu  var…

 

Bizden de bir not; bu şarkı; İtalya’dan sonra en çok bizde söylenmiş ve özellikle 1984-2004 arasındaki 20 yıllık dönemde; en çok dile getirilen yabancı kökenli şarkı olmuş…

Tınısı bu kadar hoş bir müziğin,siyasete alet olması ise bir müzisyen olarak beni her zaman üzmüştü…

 

Keşke bu harika beste, bir aşk şarkısı olarak kalsaydı da, sloganlaşmasaydı…’

 

Bir kez daha bu çirkin eylemi yapan kimse,nefretle kınıyorum…

 



Bu yazı 308 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI