Bugun...



ESMA ŞAHİN’İN HAYALDAN GERÇEĞE ÇİNİ SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU

Sanatçı Esma Şahin’in, ‘HAYALDEN GERÇEĞE’ adlı çini sergisi İstanbul’da hayranlarının beğenisine sunuldu…

facebook-paylas
Güncelleme: 28-12-2019 12:39:38 Tarih: 28-12-2019 12:36

ESMA ŞAHİN’İN HAYALDAN GERÇEĞE ÇİNİ SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU

 

Toprağın sanatla buluşması anlamında yüzyıllardır Anadolu’nun en önemli folklorik kültürlerinden biri olan çini sanatının çağdaş anlamda en önemli temsilcilerinden biri olan Esma Şahin’in ‘HAYALDEN GERÇEĞE’ başlıklı çini sergisi, İstanbul’da santaseverlerle buluştu…

 

İstanbul’un en önemli tasarım ve dizayn atölyelerinden biri konumunda bulunan ELLER ART GALLERY’de yer alan serginin açılışına, ELLER ART GALLERY Yönetim Kurulu Başkanı Nurhan Acun, Ressam-Yazar Nihal Güres, Sanatçılar Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Alanoğlu, Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmaküzere birçok kesim tarafından büyük  takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri  Gastronomi Uzmanı Gurme Boğaç Yüzgül ve Türk Sanatseverler Birilği Başkanvekili Oktay Kabdan’ın da aralarında yer aldığı, iş, sanat, cemiyet ve sanayi dünyasından çok sayıda seçkin isi katıldı…

 

Sergide yer alan ve her biri birbirinden ilginç tasarımlara sahip bulunan eserlerin hemen hepsinin bir hikayesi bulunduğnu dile getiren Sanatçı Esma Şahin, ‘Hikayesi bulunan eserlerle sanat dünyasına katkıda bulunmak çok güzel. Kıymetli üstadım Nurhan Acun’un katkıları ve sanatsal destekleri ile, sonsuluğa uzanacak eserlerle sanatseverlerin karşısında olmaktan mutluyum. Biliyorum ki, baki kalan bu kubbede bir hoş sada ise,  benim küçücük bir sadam, baki kalsın; Türk sanatı da bu sayede baki kalacak eserlrele gelişsin,büyüsün’ değerlendirmesinde bulundu…

 

Toprağın sanatla buluşması anlamında yüzyıllardır Anadolu’nun en önemli folklorik kültürlerinden biri olan çini sanatının çağdaş anlamda en önemli temsilcilerinden biri olan Esma Şahin’in ‘HAYALDEN GERÇEĞE’ başlıklı çini sergisi, İstanbul’da santaseverlerle buluştu…

 

İstanbul’un en önemli tasarım ve dizayn atölyelerinden biri konumunda bulunan ELLER ART GALLERY’de yer alan serginin açılışına, ELLER ART GALLERY Yönetim Kurulu Başkanı Nurhan Acun, Ressam-Yazar Nihal Güres, Sanatçılar Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Alanoğlu, Türk ve Dünya Mutfağı üzerine yaptığı çok sayıda gönüllü çalışma ile başta gastronomi sektörü olmaküzere birçok kesim tarafından büyük  takdir toplayan ve aynı zamanda Dünya Şarap Lezzetçileri Birliği Üyesi konumunda da bulunan Uluslararası Mutfak Sanatçıları ve Gurmeler Birliği Türkiye Masası Yönetim Kurulu Onursal Üyesi, Dünya Yöresel Lezzetleri Tanıtma Platformu Başkanvekili, TURİZMAGAZİNİST Araştırmacılar ve Yazarlar Platformu Mütevelli Heyet Üyesi ve Türkiye Görsel Sanatlar ve Edebi Eserler Eleştirmenleri Konsorsiyumu Genel Sekreteri  Gastronomi Uzmanı Gurme Boğaç Yüzgül ve Türk Sanatseverler Birilği Başkanvekili Oktay Kabdan’ın da aralarında yer aldığı, iş, sanat, cemiyet ve sanayi dünyasından çok sayıda seçkin isi katıldı…

 

Sergide yer alan ve her biri birbirinden ilginç tasarımlara sahip bulunan eserlerin hemen hepsinin bir hikayesi bulunduğnu dile getiren Sanatçı Esma Şahin, ‘Hikayesi bulunan eserlerle sanat dünyasına katkıda bulunmak çok güzel. Kıymetli üstadım Nurhan Acun’un katkıları ve sanatsal destekleri ile, sonsuluğa uzanacak eserlerle sanatseverlerin karşısında olmaktan mutluyum. Biliyorum ki, baki kalan bu kubbede bir hoş sada ise,  benim küçücük bir sadam, baki kalsın; Türk sanatı da bu sayede baki kalacak eserlrele gelişsin,büyüsün’ değerlendirmesinde bulundu…

 

Bir tür killi topraktan yapılan ve fırında pişirilen, bir yüzeyi sırlanmış, çeşitli renk ve motiflerle süslenmiş, seramik parçasına çini adı veriliyor…

 

 Çini yapma sanatı da çinicilik diye adlandırılıyor…

 

Doğu’da başlayan ve büyük ölçüde gelişen çinicilik, Araplar aracılığıyla Mallorca adalarına ve İspanya’ya, kadar yayılmış, 14. yy’da İtalya’da çini atölyeleri kurulmuş, 16. yy’dan başlayarak, çini yapımı Avrupa’nın her yanında yaygınlaşmıştır.

 

Ancak en büüyk örnek ve evrimsel gelişimi Anadolu’da olmuştur…

Çinicilik tekniğine geçmeden önce, seramik ve çini arasındaki ayrıma kısaca değinmek gerekir. Seramik genel bir addır ve daha çok seramik çamurundan (yapımda kullanılan hamur kıvamındaki özel çamura verilen ad) üretilen eşyalar bu terimle adlandırılır. Tane büyüklüklerine göre seramik başlıca iki türe ayrılır: Kaba seramik; ince seramik. Seramik çamuru genel olarak kuvars, feldispat ve kaolinden (kil) oluşur. Daha özel bir seramik hamurundan üretilen, geleneksel renk ve motiflerle süslenmiş, bir yüzü sırlanmış süsleyici ürünlere ise çini denir. Çiniler de genelde iki türe ayrılır: Büyük levhalar halinde olan çiniler; küçük parçalardan (mozaik) oluşan çiniler. Duvar çinileri (büyük levha çinileri) genellikle altıgen, kare ya da daha başka biçimlerdedirler ve daha çok, yapıların iç bölümlerinde ve düz yüzeylerinde kullanılırlar. Mozaik çiniyse, çini levhanın pişmeden önce küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanır. Çini mozaik tekniğiyle, yapıların iç ve dışlarında, düz ya da eğik yüzeyler kaplanabilir.

 

Sırlama

Geometrik ya da bitkisel motifler ve yazılarla bezenen çiniler, istenilen boyutlarda, istenilen yüzeylerin örtülmesinde kullanılabilir. Sırlama ve renklendirme tekniği Türk çinilerinde çeşitli biçimlerde yapılmaktadır. Genelde iki teknik egemendir: Sıraltı tekniği; sırüstü tekniği. Sıraltı tekniği’nde pişmiş toprağın üstüne çekilen ince astar tabakasına süslemeler yapılır; bu süslerin üstüne de sır sürülür. Fırında renksiz ve saydam bir hale gelen sırın altındaki desen ve renkler, bütün ayrıntısı, parlaklığıyla ortaya çıkar. Selçuklu ve Osmanlılarda en çok görülen teknik budur. Sırüstü tekniği’ndeyse, pişmiş toprak önce saydam olmayan bir sırla kaplanır; fırında pişirildikten sonra üstüne boyayla süslemeler yapılır. Boyama işleminin ardından, yeniden fırına konularak, ikinci bir pişirme (perdah) yapılır. Boya, bazen, kullanılan gerecin cinsine göre, çiniye fırından çıkınca ayrı bir parlaklık verir.

 

Daha çok Selçuklu dönemi çinilerinde görülen sırüstü tekniği, özellikle Osmanlılar döneminde yetkinliğe ulaşmıştır. Bu iki tekniğin dışında, Anadolu’da başka bir tür olarak, tek renkli, saydam olmayan, sırlı ve desensiz çiniler de üretilir. Sıraltı ve sırüstü tekniklerinin bir arada kullanılarak, çok renkli bir yüzey elde edilmesine minai tekniği denir (bu teknik daha çok İran’da kullanılmıştır). Çinicilikte kullanılan sırın ana maddesi, kuvars denilen kum, cam, biraz buğday unu ve sudur. Bu maddelerin bir araya getirilip, öğütüldükten sonra eritilerek, içine kurşun katılmasıyla, saydam sır elde edilir; çinko katılmasıyla mat, çeşitli maden oksitlerinin katılmasıyla da renkli sırlar yapılır.

 

BALKAN SANAT HABER AJANSI

 

 

 




Kaynak: BALKAN SANAT HABER AJANSI

Editör: BALKAN SANAT HABER AJANSI

Bu haber 613 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI